Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

İdare, yargıya baskı anlamına gelecek tasarruflar yapmamalı



Sayın Cumhurbaşkanının idari yargı kararlarına yönelik tenkitlerini son derece yanlış ve tehlikeli buluyorum. İdarî yargı hakimleri zaten sürekli diken üstünde ve yargılama faaliyetinde onlara idari merciden gelen her türlü baskı ve yönlendirici algı, idarenin haksız iş ve işlemlerine karşı dava yoluna başvuranları zor duruma sokacaktır. Devlet hata yapmaz, her yaptığının bir hikmeti vardırcılık gibi sakat bir bakışı empoze edecek şekilde müdahaleler, idari yargıyı gereksiz görmeye sevk edecektir. Halbuki idarenin her türlü iş ve işlemine karşı yargı yolu sonuna kadar açıktır ve daima açık kalmalıdır. 
Niye böyle yazıyorum: İdarî yargıda halihazırda yürüyen davalarımda hakimlerin bu baskı sebebiyle haksız hükümler vermesinden endişe ediyorum. Benim Cumhurbaşkanınım bir avukat olarak hak tecelli etsin diye gayret gösteren bendenizi tedirgin edici açıklamalar yapamamalı. Söyleyecek ne gibi bir sözü var ise bunları yargı esnasında kürsünün önünde söylemeli ve hükme de rıza göstermeli. Aksi halde malum rektör gibiler çoğalacaktır.
Örnek bir davam: Tıbbi Cihaz reklam ve satış yönetmeliği diye bir düzenleme var, kısaca diyor ki, yetki belgeleri ve izinleri tam da olsa benim belirlediğim bakkalda manavda bile satılabilen şu on kalem ürün harici hiçbir ürünü, internet ortamında tanıtıp satamazsın. Yani tekerlekli sandalye tansiyon ölçer gibi ürünleri, elin Çinlisi yurtdışından Türkiye'ye tanıtıp satabilir; ama yetkili bir Türk müteşebbis yapamaz. Şimdi ben bu saçma uygulamayı dava konusu ettim. Hakimler, devlet ne diyorsa doğru diyordur diye, bu aptal ve reel olmayan yasağı uygun görür iseler, hakkaniyet ve adalet zarar görmez mi?
-- 
Ötv muafiyetinden yararlanarak araç alalım diye engel raporu almıştım oran %82 olunca özel tertibatlı araç olması gerekliliği ortaya çıkmıştı. Bugün Sağlık İl Müdürlüğüne rapor itirazı için gittim. Dedim ben özel tertibatlı araç da kullanamam. Dediler ki, ikinci bir rapor için sizi başka bir yetkili hastaneye yönlendiririz ve oradan gelen oran farklı olursa hakem hastaneye gidersiniz. O orana da itirazınız olursa dava yoluna gidersiniz. Mahkeme adli tıbba yönlendirir sizi.
Yahu devlet, senden bir numara olmaz bre dedim ayrıldım oradan.
İlla vergisini öde al aracını diyorlar kısaca da, ne mantıkla engellilere vergi bağışıklığını yasaya koyuyorlar anlamak mümkün değil. Zira bendeniz bırakın araba kullanmayı, bu halimle ulaşım için otobüse bile binemiyorum. Sevsinlen senin engel tespit kriterlerini. Ben senden iş göremezlik raporu istemiyorum ve bana maaş bağla da demiyorum. Araç kullanamayacağıma dair bir tespit istediğim altı üstü.
Daha çok yolu var devletin de, benim ömrüm yetmez Allahu alem.






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim