Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Avukatın vekalet ücreti alacağı için takip açmadan önce barosuna bilgi vermemesi disiplin suçu oluşturur

5 1
Avukatlık-Barolar
0 Yorum





Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. maddesi hükmünün Baro'ya bildirim zorunluluğu kısmı açık olduğundan, bir avukat ücret alacağı konusunda dava açma yolunu tercih edebileceği gibi, elindeki ücret sözleşmesi ile ilamsız takip yapma yolunu da tercih edebileceğinden, icra takibine başlamadan önce de bu kural gereği bildirim yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.



TBB DİSİPLİN KURULU KARARI
Tarih - Esas No - Karar No Konu

T. 24.04.2016
E. 2016/146
K. 2016/318

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. maddesi hükmünün Baro'ya bildirim zorunluluğu kısmı açık olduğundan, bir avukat ücret alacağı konusunda dava açma yolunu tercih edebileceği gibi, elindeki ücret sözleşmesi ile ilamsız takip yapma yolunu da tercih edebileceğinden, icra takibine başlamadan önce de bu kural gereği bildirim yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

(Yas 34,134. TBB Mes. Kur 47)

Yazdırmak için tıklayınız

İtirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikâyetli avukat hakkında ... Barosu Yönetim Kurulu’nun 29.04.2015 günlü ve 68 sayılı kararıyla “müvekkili aleyhine vekâlet ücreti alacağından dolayı yapmış olduğu icra takibinden önce Baro Yönetim Kuruluna TBB Meslek Kurallarının 47. maddesi uyarınca bilgi vermediği” gerekçesiyle başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikâyetli avukat önceki savunmalarında özetle; şikâyetçinin kendisine verdiği vekâletname uyarınca icra takipleri ve tahliye davasını takip ettiğini, dosyalar devam ederken şikâyetçinin borçludan haricen tahsilât yaptığını ancak vekâlet ücretini ödememesi üzerine şikâyetçi hakkında icra takibi başlattığını, icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığını, davada alınan bilirkişi raporunda alacaklı olduğunun tespit edildiğini, şikâyetin rapordan 2 gün sonra kötü niyetle yapıldığını savunmuştur.

İncelenen dosya kapsamından; Şikâyetli avukat vekili Avukat Ş.T. tarafından şikâyetçi aleyhine ... 7. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10184 Esas sayılı dosyası ile 02.09.2013 tarihinde avukatlık ücreti alacağına ilişkin olarak icra takibi başlatmış olduğu, şikâyetçi/borçlunun itirazı üzerine ... 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/26 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açılmış olduğu,

Dosya içerisinde bu hususta Baroya bildirimde bulunulduğuna ilişkin bir yazı bulunmadığı,

Şikâyetçinin 15.04.2015 tarihli dilekçesi ile şikâyetinden feragat ettiğini belirttiği, ayrıca 04.06.2015 tarihinde şikâyetini geri aldığı, şikâyetçiden huzurda imza alındığı,

... Cumhuriyet Başsavcılığı Avukat Noter Suçları Bürosu’nun … sayılı ve 28.05.2015 tarihli yazısıyla şikâyetli avukat hakkında herhangi bir inceleme/soruşturma evrakına rastlanmadığının belirtildiği,

Şikâyetli avukatın disiplin sicil özetinde 20.06.2014 tarihinde kesinleşmiş uyarma cezasının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Şikâyetli avukat itirazında özetle; Şikâyetçi ile yapılacak işler ve vekâlet ücretine ilişkin olarak imzaladıkları sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiği halde, şikâyetçi tarafından sözleşmeden kaynaklı vekâlet ücreti kendisine ödenmeyince açtığı davada alacaklı olduğuna hükmedildiğini, kararın kesinleştiğini ve tahsil ettiğini, hukuki işlemlerin başlatılması üzerine şikâyetçi tarafından çok para istediği gerekçesiyle işbu şikâyetin yapıldığını, Mahkeme’ce haklılığına karar verilmesi üzerine şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğini, ancak buna rağmen Baro tarafından soruşturmaya devam edilerek disiplin cezası tayin edildiğini, oysa ki vekili tarafından hukuki işlemlere başlanmadan önce Baroya bilgi verildiğini, Baronun hukuka aykırı olarak şahsi başvuruyu şart koştuğunu, bunun avukatlık kavramı ve maddenin konuluş amacına aykırı olduğunu belirtmiştir.

Şikâyetli avukat her ne kadar şikâyetçinin şikâyetinden vazgeçtiğini belirtmekte ise de;

Danıştay ... Dairesi’nin “Davada, … Barosu tarafından disiplin kovuşturması açılmasına karar verilmesi üzerine davacı tarafından şikâyetinden vazgeçilmişse de; Türkiye Barolar Birliği'nin soruşturma aşamalarında Baro Yönetim ve Disiplin Kurullarının, şikâyetçinin isteklerinden bağımsız olarak meslek onurunu, itibarını, meslek düzen ve geleneklerini korumak zorunluluğunda olduğunu belirterek şikâyetten vazgeçme nedeniyle disiplin kovuşturmasını düşürülmesine veya disiplin cezasına yer olmadığına karar verilemeyeceği yönünde vermiş olduğu karar gerekçeleri de dikkate alındığında, şikâyetin esasının incelenmesi gerekmektedir.” şeklindeki 2013/192 Esas, 2016/68 Karar sayılı ve 18.01.2016 günlü kararında da hüküm altına alındığı üzere, şikâyetten vazgeçilmiş olmasının, disiplin kovuşturması yapılarak karar verilmesine engel olmayacağı tartışmasızdır.

Şikâyetli avukatın Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 47. maddesinde yazılı, “Ücret davası açacak avukat önce baro yönetim kuruluna bilgi verir…” düzenlemesine aykırı davrandığı ve Baroya bildirimde bulunmadığı kendi kabulü ile de tartışmasızdır. Şikâyetlinin, vekâlet ücretine ilişkin İcra takibini başlatmadan önce baroya bildirimde bulunması gerekirken, bu zorunluluğa uymadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.

Nitekim … İdare Mahkemesi’nin 2013/1253 Esas, 2014/742 Karar sayılı ve 15.05.2014 tarihli kararında “Yukarıda aktarılan Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. maddesi ile bir avukatın ilgilisine sağladığı hukuki yardımdan kaynaklanan ücretini tahsil edememiş olması nedeniyle dava açmadan önce baroya bilgi verme yükümlülüğü getirildiği görülmektedir. Ancak ilamlı veya ilamsız icra takibine başlamadan önce de bu kuralın geçerli olup olmadığı konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu itibarla, söz konusu Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. maddesi hükmünün Baro'ya bildirim zorunluluğu kısmı açık olduğundan, bir avukat ücret alacağı konusunda dava açma yolunu tercih edebileceği gibi, elindeki ücret sözleşmesi ile ilamsız takip yapma yolunu da tercih edebileceğinden, icra takibine başlamadan önce de bu kural gereği bildirim yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.

Böyle bir yükümlülüğün öngörülmüş olma sebebi, meslek mensubunun dava konusu edeceği bu türden bir uyuşmazlıktan öncelikle meslek örgütünün haberdar olmasının sağlanmasıdır. Böylece mesleğin saygınlığını zedeleyecek bir durumun oluşmasının önlenmesi amaçlanmıştır.

Bu açıklamalar karşısında; ilamsız icra takibi yapmadan önce bağlı bulunduğu baroya bildirimde bulunma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan davacı hakkında meslek disiplinine aykırı eylemi nedeniyle disiplin hukuku kuralları çerçevesinde tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır.” denilmekle, karar … İdare Mahkemesi ... Kurul’un 21.10.2015 tarihli ve 2015/1242 Esas, 2015/5901 Karar sayılı kararıyla onanmıştır.

Kurulumuzun yerleşmiş kararlarında da ücreti vekâlete dayalı icra takibinin bizzat avukat tarafından veya alacaklı vekili tarafından takip başlatılmasından önce bildirim yükümlülüğü kabul edilmekte ve eylem disiplin cezası olarak kabul edilmektedir.

Avukatlık Yasası’nın 134. maddesi, “Avukatlık onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla, mesleki çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.”

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. maddesi, “Ücret davası açacak avukat, önce Baro Yönetim Kurulu’na bilgi verir. Bu konuda Baro Yönetim Kurulu’nun görüşünü bildirme yetkisi vardır.” hükümlerini amirdir.

Şikâyetli Avukatın yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında eylemi disiplin suçunu oluşturmaktadır.

Baro Disiplin Kurulu’nun, şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu olduğuna ve Avukatlık Yasası’nın 34, 134 ve TBB Meslek Kuralları 3, 4. maddelerine aykırı bulunduğuna ilişkin hukuksal değerlendirmesi yerinde olmakla itirazın reddi ile kararın onanması gerekmiştir.

Sonuç olarak Şikâyetli avukat H.B.G.’ın itirazının reddi ile;

1-... Barosu Disiplin Kurulu’nun “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 27.11.2015 gün ve 2015/116 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararının ONANMASINA,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesi’nde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oybirliği ile karar verildi.





Şikayetçinin vekalet ücretini ödemelerine rağmen şikayetli avukat ile görüşemediklerini, şikayetli avukatın Baroya bilgi vermeden aleyhlerinde vekalet ücreti alacağı iddiası ile icra takibi yaptığını iddia etmesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca şikayetli avukatın eyleminin disiplin suçunu oluşturduğu kabul edilerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

TBB DİSİPLİN KURULU KARARI


T. 01.11.2013
E. E.2012/412
K. K.2013/10( 1136 sayılı Av.Y. m. 34, 136/2; TBB Meslek Kuralları

Şikayetçi, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla dava açmak üzere şikayetli avukata vekaletname verdiğini, davalı şirketin TMSF’ye devri sebebiyle işçilik alacaklarının alınabilmesi için TMSF’ye müracaat edilmesi gerekirken şikayetli avukatın müracaat etmediğini, davalı şirket vekillerinin araya girmesi ile vekalet ücretinin ödenmesi kaydıyla alacaklarının fabrikanın satılması halinde ödeneceği konusunda anlaştıklarını, vekalet ücretini ödemelerine rağmen şikayetli avukat ile görüşemediklerini, şikayetli avukatın aleyhlerinde vekalet ücreti alacağı iddiası ile icra takibi yaptığını, iddia etmesi üzerine başlatılan disiplin kovuşturması sonucunda Baro Disiplin Kurulunca şikayetli avukatın eyleminin disiplin suçunu oluşturduğu kabul edilerek disiplin cezası tayin edilmiştir.

Şikayetli avukat savunmalarında, şikayetçinin borçlu firma ile ibralaşıp bir kısım alacaklarını aldıklarını, ücret alacağı için yaptıkları anlaşmaya göre firmanın müvekkiline yapılacak ödemelerden anaparanın %12’si oranında ücret ödemesi yapması gerektiğini, ancak şikayetçinin vekalet ücretini ödemediğini, yapılan anlaşmaya aykırı davranılması sebebiyle ücret alacağı için icra takibi yaptığını, bildirmiştir.

Baro Disiplin Kurulu, şikayetli avukatın eyleminin Avukatlık Yasasının 34 ve 171. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47.maddesine aykırı olduğunu kabul ederek, disiplin sicili de göz önüne alınarak kınama cezası tayin etmiş, karara şikayetli avukat tarafından itiraz edilmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, şikâyetçinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla şikayetli avukata vekaletname verdiği, tahsilatın % 12 sinin vekalet ücreti olarak ödeneceği konusun da şifahen anlaştıklarının şikayetli tarafından savunulduğu ancak aralarında yazılı bir avukatlık vekalet ücret sözleşmesinin bulunmadığı, bu arada davalı şirketin işçilik alacaklarını şikayetçinin daha önce ücretlerinin yatırıldığı banka hesabına yatırdığı, ancak şikayetli avukat ile anlaşma gereği vekalet ücretinin şikayetçi tarafından ödenmemiş olduğu, şikayetçinin tahsil ettiği işçilik alacakları ile ilgili olarak şikayetli avukata ücretini ödemek istediğini ancak ulaşamadığını ve kendisi ile irtibat kuramadığını bildirdiği, anlaşılmıştır.

Şikayetli avukatın, şikayetçi ile sözlü anlaşmaları gereği şikayetçiye ödenecek işçilik alacaklarının % 12’sinin vekalet ücreti olarak kendisine ödenmediği gerekçesiyle şikayetçi aleyhinde icra takibi başlattığı, gerek şikayetçi ve gerek şikayetli avukat tarafından bildirilmiştir. Her ne kadar dosya içinde bu konuda belge bulunmamakta ise de şikayetçi, aleyhinde … İcra Müdürlüğünce takip başlatıldığını ileri sürmüş, şikayetli avukat da şikayetçi aleyhinde vekalet ücretinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını bildirdiğinden, kovuşturma konusu dosya içinde icra dosyasının bulunmamış olması bir eksiklik olarak görülmemiştir.

Avukatlık Yasasının 34. maddesinin gönderimi ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. Maddesi “ Ücret davası açacak avukat, önce Baro Yönetim Kuruluna bilgi verir. Bu konuda Baro Yönetim Kurulunun görüşünü bildirme yetkisi vardır. “ hükmünü taşımaktadır.

Şikayetli avukat, müvekkili/şikayetçi aleyhinde icra takibi başlatmasına karşın, Barosuna müvekkili hakkında icra takibi yapacağını bildirmediğinden eylemi Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarının 47. Maddesine aykırı olmakla eylem disiplin suçunu oluşturmaktadır.

Avukatlık Yasasının 136/2 maddesine göre “ beş yıllık bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır “ hükmüne göre, son eylem tarihinden önceki beş yıllık süreçte iki veya daha fazla disiplin suçu gerektirir davranışın varlığı, tekerrür esaslarının uygulanabilmesi için gereklidir.

Şikayetli avukatın sicil dosyası incelendiğinde, 08.05.2008 tarihinde kesinleşmiş bir uyarma, 01.07.2008 tarihinde kesinleşmiş bir diğer uyarma cezasının bulunduğu ve bu dosyadaki eylemi yönünden disiplin cezalarının tekerrür teşkil ettiği belirlenmiştir.

Bu nedenlerle, … Barosu Disiplin Kurulunun şikayetli avukatın eyleminin disiplin suçunu oluşturduğuna ilişkin değerlendirmesinde ve şikayetli avukatın disiplin sicilindeki disiplin cezalarını nazara alarak takdir ettiği kınama cezasında hukuki isabetsizlik görülmemiş ve kararın onanma sına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç olarak, şikayetli avukatın itirazlarının reddi ile, Eskişehir Barosu Disiplin Kurulunun Şikayetli Avukat CÖ hakkında “Kınama cezası verilmesine” ilişkin 29.03.2012 tarih 2011/ 7 Esas, 2012/ 6 Karar sayılı kararının ONANMASINA oybirliği ile karar verildi.
  
19.11.2016 06:35:28

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim