Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Makaleler
0 Yorum




İstinaf Hukuk Daireleri Kararlarının Temyizi: 



Temyiz edilemeyecek kararlar:

Miktar veya değeri yirmibeşbin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç sulh hukuk mahkemesince verilen kararlar,
Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararlar, 
Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar, 
Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar,
Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar, 
Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar,
yeni kanunda (md. 362) temyiz edilemeyecek kararlar olarak belirlenmiştir. 
Miktar sınırı ile ilgili tespit yapılırken kısmi dava ve kısmi kabulde eski kanundaki kriter değiştirilmemiştir.

Temyiz edilebilecek kararlar:
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür. (md. 361)


Süre: 
Kararların tebliğ tarihinden itibaren 15 gündür.  4353 sayılı Kanuna tabi kurumlar için özel süreye yer verilmemiş olduğundan bunlar içinde 2 haftalık süre geçerlidir.
(md. 361) 

Kanun yararına temyiz:
İlk derece  mahkemelerinin ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlarla, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlara karşı, öngörülmüştür. Eski kanunda kanun yararına temyize Adalet Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Yargıtay C. Başsavcısı tarafından başvurulurken, yeni kanunda anılan iki kurum/makam da bu yola başvurabilecektir.(md. 363)

İstinafa atıf:
İstinaf dilekçesinin verilmesi (md.343), harç ve giderlerin yatırılması (md. 344), başvuru süresi (md. 345), istinaf dilekçesinin reddi (md. 346), istinaf dilekçesine cevap (md. 347), katılma yolu ile başvurma (md. 348), başvurma hakkından feragat (md. 349) ve ön inceleme (md. 352) hususlarına atıf yapılarak anılan hükümlerin kıyas yoluyla uygulanması öngörülmüştür.(md. 366)


Cevap süresi:
İstinaf ile ilgili hükme atıf var. İstinafta 2 hafta olduğundan burada da 2 hafta mı olması lazım yoksa istinafta başvuru süresi 2 hafta olduğundan cevap süresi de 2 hafta düzenlenmiş denerek ve atıfta “kıyasen uygulanma” denmesi nedeniyle cevap süresi 1 ay mı olacak. Tereddüt tasarı ve komisyondan geçen metinde temyiz süresi 15 gün/2 hafta olduğu için atıf yapılmakta tereddüt edilmemiş, ancak muhtemelen genel kurulda temyiz süresi 1 aya çıkartılmış, ancak atıf yeniden değerlendirilmemiştir.

İnceleme:  


Ön inceleme: İstinafa atıf var.

Sebeple bağlılık: (Resen inceleme)
İstinafın aksine Yargıtay’ın tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilmesi öngörülmüştür.(md. 369)

Duruşma:
Kural olarak dosya üzerinden karar verilmesi öngörülmüş, ancak tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını talep etmiş ise duruşma yapılması öngörülmüştür. Başka bir istisna ise ayrım yapılmaksızın tüm davalarda, bilgi almak üzere resen de duruşma yapılmasına karar verilebileceği öngörülmüştür.(md. 369)

Davet: Duruşma için davetiye gönderilir. 

Giderler: Tebligat gideri verilmemişse duruşma talebi dikkate alınmaz. Duruşma giderinin eksik ödenmiş olduğu anlaşılırsa, dairenin başkanı tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde duruşma talebinden vazgeçilmiş sayılacağı, duruşma isteyene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde giderler tamamlanmadığı takdirde, Yargıtay incelemesini dosya üzerinde yapar

Onama:
Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabileceği, esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm 6217 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 1086 sayılı Kanunun mülga 436’ncı maddesinde de yapılarak mevcut temyiz incelemelerinde de uygulanması öngörülmüştür.
Yeni kanunda açıkça onama kararlarının onadığı kararların hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorunda olduğu açıkça düzenlenmiştir.(md. 370)

Bozma:
Bozma sebepleri; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması (nispi bozma sebebi) olarak belirlenmiş, öngörülen sebeplerle temyizde maddî vakıaların denetimi ile delil değerlendirmesi yapılmaması öngörülmüştür.(md. 371)

Bozmaya uyma ya da direnme:
Bozulan karar, bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan ret kararına ilişkin ise dosyanın il derece mahkemesine (veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine), bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karara ilişkin ise dosyanın bölge adliye mahkemesine (veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine) gönderilmesi öngörülmüştür
Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı istinaf yoluna değil, temyiz yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür.(md. 373) 


  
21.2.2017 19:50:58

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim