Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Yargıtay'dan boşanma davasında ilginç kredi kararı





Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden habersiz kredi çeken kocanın bu gizli hareketini 'güven sarsıcı' olay olarak değerlendirip, bu kusurlu davranışı boşanma sebebi saydı. Emsal kararla birlikte, eşinden habersiz banka kredisi çeken taraf, boşanma davalarında kusurlu sayılacak.
Balıkesir'in Edremit ilçesinde ikamet eden çift boşanmaya karar verdi. Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada eşler karşılıklı suçlamalarda bulundu. Tarafları dinleyen mahkeme, davalı kocaya yönelik; eşine hakaret edip, onu aşağıladığı yönündeki suçlamaları 'duyuma dayalı' olduğu gerekçesiyle reddetti. Davalı kocanın eşine haber vermeden bankadan kredi çekmesini 'güven sarsıcı davranış' olarak nitelendiren Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafları boşadı. Davacı kadına nafaka ödenmesi gerektiğine karar veren Mahkeme, davalı kocanın mağdur kadına manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Kararı davalı koca temyiz etti.

Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkemenin boşanma sebebi olarak saydığı 'eşten habersiz kredi çekmenin güven sarsıcı davranış olduğuna dikkat çekilen Yargıtay kararında şöyle denildi: 

"Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir. Somut olayda, davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoş görüldüğü, bu nedenle de bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusuru ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadının manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerekir. Yetersiz gerekçeyle davacı kadın yararına tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir."

Neler güven sarsıcı davranıştır?

Hukukçulara göre; evlilik içerisinde kimi davranışlar boşanmaya neden olabiliyor. Evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açacak her türlü tutum ve davranış boşanma nedeni olarak sayılıyor. Boşanmaya neden olan unsurlardan birisi de “güven sarsıcı davranış” olarak tanımlanıyor. Evlilik birliği içerisinde tarafların sadakat yükümlülüğü ve güven duygusunu zedeleyen her türlü davranış güven sarsıcı nitelikte olmakta ve boşanma davası için öne sürülebiliyor. Eşlerden birisinin diğer eşin istemediği bir kişi ile görüşmesi, istenmeyen kişilerle arkadaşlık edilmesi ve bu durumu eşinden gizlemesi güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilebiliyor. Eşten habersiz başka birisine yüksek miktarda borç vermek, eşinden habersiz banka kredisi çekmek, güven sarsıcı davranış olarak sayılıyor. Eşten habersiz evi başka birisinin üzerine yapmak, mal varlığını habersiz bir şekilde devretmek, eşinden parasını gizlemek de boşanma sebebi sayılıyor.



2. Hukuk Dairesi         2016/16861 E.  ,  2018/5575 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Boşanma

    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoşgörüldüğü, bu nedenle bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak bu hale göre de erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
    2-Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir (TMK m. 174/2).Somut olayda, yukarıdaki bentte belirtildiği üzere, davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu, mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoşgörüldüğü, bu nedenle bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmış olup; davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusuru ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi şartlarının kadın lehine gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Bu husus nazara alınmadan, kadının manevi tazminat isteğinin reddi yerine yetersiz gerekçe ile davacı kadın yararına manevi tazminat hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
    3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
    SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.04.2018

      
    21.10.2018 19:33:52
    Kaynak: Mobil
    http://mobil.hurriyet.com.tr/gundem/yargitaydan-bosanma-davasinda-ilginc-kredi-karari-40993504

    Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

    Yorumlar


    Adınız:





    Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim