Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Avukatın avukata hakareti- müşteki avukatın daha önce şüpheli avukatı tehdit etmekten hüküm giymiş olması


Özet:

İncelenen dosyada; Şüpheli Avukat ... hakkında, ................ Barosunda kayıtlı adı geçen avukatın, müşteki ...'in yargılandığı, kendisinin de katılan vekili sıfatı ile takip ettiği Van 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/579 esasına kayden görülmekte olan kamu davasının 19/02/2014 tarihli duruşması çıkışında, adliye koridorunda bekleyen müşteki ...'i tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla düzenlenen iddianameyi inceleyen ...............Ağır Ceza Mahkemesince, “her ne kadar sanık ... hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08/09/2015 tarih ve 68215580-101-05-65- 8022-2014-25142/59145 sayılı olurları ile kovuşturma izni verilmiş ise de, kovuşturmaya konu olayla ilgili ...............n 1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dosyamız müştekisi ...'in dosyamız sanığı Av. ...'u tehdit ettiği kanaatine varılarak ...'in mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözönüne alındığında sanık Av. ...'un müşteki ...'i tehdit edip ona hakaret ettiğine dair hakkında kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İnceleme konusu mercii kararında, maddi olayın oluşa uygun olarak gerekçeye yansıtıldığı, bu olaya ilişkin dosya içerisinde yer alan tüm kanıtların hukuka uygun olarak tartışılarak, kovuşturma açılmasını gerektirir nitelikte delil olmadığına dair vicdani kanaate ulaşıldığından, anılan kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Fıkra:Tümü-0

T.C.
Yargıtay
18. Ceza Dairesi


Esas No:2016/16475
Karar No:2016/19440
K. Tarihi:


KARAR

Hakaret ve basit tehdit suçlarından sanık ... hakkında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Erciş Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2015 tarihli ve 2015/281 esas, 2015/372 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2016 gün ve 305920 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “Dosya kapsamı, müşteki beyanı ve tanık anlatımları itibariyle ................... Barosunda kayıtlı adı geçen avukatın, müşteki ....................'in yargılandığı, kendisinin de katılan vekili sıfatı ile takip ettiği .................... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/579 esasına kayden görülmekte olan kamu davasının 19/02/2014 tarihli duruşması çıkışında, adliye koridorunda bekleyen müştekiye yönelik olarak “ne bakıyorsun, otur yerine, adam ol” demesi üzerine özür dileyip ne olduğunu soran müştekiye hitaben “terbiyesizsin, sana gününü göstereceğin, ben avukatım seni meslekten kovduracağım, sen gününü göreceksin, akıllı ol, otur yerine, şov yapmayı ben sana göstereceğim” şeklinde sözler söylediği yönündeki iddialara ilişkin, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58/1. maddesinde; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59. maddesinde ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına gönderilir.
Cumhuriyet Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenliyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir….Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır...” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, kanun koyucu avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı yapılacak soruşturmalarda genel usulden farklı olarak özel düzenlemeler getirmiştir. Buna göre kovuşturma izni üzerine düzenlenen iddianameyi inceleyen Ağır Ceza Mahkemesi, dosyadaki delilleri değerlendirerek son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verecektir. Bu düzenleme isnad edilen suçla ilgili yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte delil bulunup bulunmadığının belirlenmesi hususunda mahkemenin takdir yetkisinin olduğunu göstermektedir.
İncelenen dosyada; Şüpheli Avukat ... hakkında,.......... Barosunda kayıtlı adı geçen avukatın, müşteki ...'in yargılandığı, kendisinin de katılan vekili sıfatı ile takip ettiği .............2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/579 esasına kayden görülmekte olan kamu davasının 19/02/2014 tarihli duruşması çıkışında, adliye koridorunda bekleyen müşteki ...'i tehdit ve hakaret ettiği iddiasıyla düzenlenen iddianameyi inceleyen .................Ağır Ceza Mahkemesince, “her ne kadar sanık ... hakkında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 08/09/2015 tarih ve 68215580-101-05-65- 8022-2014-25142/59145 sayılı olurları ile kovuşturma izni verilmiş ise de, kovuşturmaya konu olayla ilgili .................1. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dosyamız müştekisi ...'in dosyamız sanığı Av. ...'u tehdit ettiği kanaatine varılarak ...'in mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gözönüne alındığında sanık Av. ...'un müşteki ...'i tehdit edip ona hakaret ettiğine dair hakkında kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İnceleme konusu mercii kararında, maddi olayın oluşa uygun olarak gerekçeye yansıtıldığı, bu olaya ilişkin dosya içerisinde yer alan tüm kanıtların hukuka uygun olarak tartışılarak, kovuşturma açılmasını gerektirir nitelikte delil olmadığına dair vicdani kanaate ulaşıldığından, anılan kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE 20/12/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.
Ekleme Tarihi: 9.9.2017 12:12:08.
Bu karar

Yorumlar


www.hukukmedeniyeti.org

Hukukmedeniyeti.org sitesinde yayınlanan yargısal kararlar kaynak ve kaynağa ait url adresi gösterilmek suretiyle kısmen kullanılabilir ,bütün halinde ise ancak siteye aktif link verilerek yayınlanabilir. Bireysel kullanımlarda bu zorunluluk yoktur.


Okunacaklara Ekle





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim