Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Yargı sorunları- Yargı reformu
0 Yorum




Şakir'in Suçu Ne?

İşçi Şakir 10 yıldır bir atölyede asgari ücretle (ayda 1400 TL) çalışmaktadır. Son aylarda maaşlar geç ödenmekte, fazla mesailer ise hiç ödenmemektedir. Şakir, fazla mesailere güvenerek aldığı kapıcı dairesinden bozma dairenin taksitlerini ödeyememeye başlamıştır. Bankadan uyarı yazıları üst üste gelmeye başlar. Şakir'in karısı Şakir'e ''sen ne biçim adamsın'' der gibi bakmaya başlamıştır. En azından Şakir, karısının bakışlarını böyle yorumlamaktadır.
Bir sabah işe gitmek için durağa vardığında, servislerin kaldırıldığını öğrenir. Aslında ihracat durduğu için işveren zora girmiştir. Bunu öğrenen Şakir, yeni bir iş arayışına girer. Bir yandan da birikmiş kıdem tazminatı ve ücret alacaklarını alabilmek için dava açmaya hazırlanmaktadır. Çünkü iş yeri her an kapanabilir, işveren ortadan kaybolabilir diye paniğe kapılmıştır.
Şakir bir avukata başvurur. Avukat Adil Bey Şakir'e dava sürecini özetler;
- Önce işverene noterden ihtarname çekilecek,
- 15 gün sonra İş mahkemesinde dava açılacak,
- Mahkeme ilk duruşmayı dört ay sonra yapacak,
- İlk duruşmada yalnızca uzlaşma oldu mu? ilk itirazlar nedir? diye sorulacak, delil talepleri alınacak ve ikinci duruşma dört ay sonraya bırakılacaktır.
- Üçüncü duruşmada tanıkların hepsi dinlenemeyecek, dördüncü duruşma dört ay daha sonraya bırakılacaktır.
- Dördüncü duruşmada dosya bilirkişiye verilecek ve bir dört ay sonra yeniden açılmak üzere duruşma kapatılacaktır.
- Beşinci duruşma dava değerinin arttırılması ve ek raporlar değerlendirilecek ve mahkeme yargıcı izinde değilse ya da yeni atanmamışsa karar verilecektir.
- Bitmedi! Bu karar istinaf mahkemesine gidecek, karar altı ayda onanırsa kesinleşecek, 2 yıl 3 ay sonra icra edilebilir hale gelecektir.
- Eğer o tarihe kadar iş yeri kapanıp, işveren ortadan kaybolmazsa, Şakir 10 yıllık emeğinin karşılığını alabilecektir.
Ancak, Avukat Adil Bey, Şakir'i ''davanı acilen açmalısın'' diye uyarmaktadır. Çünkü; Bilirkişilik Kanunu değişmiş, hukukçu bilirkişilik kaldırılmak üzeredir.

E bundan Şakir'e nedir? Şakir bu durumdan şu şekilde etkilenecektir;

İş mahkemelerine son yıllarda genelde başka mahkemelerden yargıçlar atanmıştır. İş hukuku bilmeyen yargıçlar ve iş davalarındaki artışlar nedeniyle yeni mahkemeler kurulmuştur. Fetö soruşturmaları nedeniyle, yaklaşık 15.000 yargıcın 4000 i sistem dışına, 1500 ü de istinaflara olmak üzere 5500 ü ilk derece mahkeme sistem dışına çıkartılmıştır. Mahkemelerdeki iş yükü artmış, bu durum, yargılama sürelerini uzatmıştır. Yine de bilirkişiliği asıl iş edinen ve batı ülkelerindeki yargıç yardımcıları gibi çalışan hukukçu bilirkişiler; işyeri bordroları, toplu sözleşmeler, iş yeri giriş çıkış kayıtları, sendikalı işçi sayıları ve işe giriş çıkış tarihlerini gösterir belgeler gibi yüzlerce sayfalık resmi evrakı özetleyip, tazminat ve alacak hesaplarını yaparak yargıcın iş yükünü önemli ölçüde azaltmaktadır. Hatta yıllardır bu işi yaptıklarından, yerel bazda bile hangi işyerinde kaç saat fazla çalışma olur, vardiya var mıdır gibi fiili çalışma uygulamalarıyla, doğalgazla merkezden ısıtılan apartman kapıcılarına fazla mesai uygulanıp uygulanmayacağı gibi ince konulardaki yargıtay içtihatlarından haberdarlardır. Bu tür teknik konuları yeni bir yargıcın öğrenmesi bir yılını alacaktır. Buna rağmen davaların bitmesi iki yılı aşkın süreler almaktadır.

Avukat Adil Bey'in diğer bir gerekçesi de zorunlu arabuluculuktur. 1 Ocak 2018 den itibaren iş mahkemelerinde kıdem, ihbar tazminatı ve işçilik alacaklarından kaynaklanan davalar, zorunlu olarak arabulucuya gitmeden açılamayacaktır. Bu durumda 2 yıl 3 ayda biten dava, en az 3 ay daha uzayacaktır. Adil Bey'in arabuluculuktan pek umudu yoktur. Zira, aslında işveren de işçi alacağının farkındadır. Ama zaman kazanmaya gereksinimi vardır. iki buçuk yıl sonra (eğer parası kalmışsa) ödemek varken, işveren neden peşin ödeme yapsın ki? Ya da hak edilen paranın yarısını teklif etmek gibi seçenekleri de vardır. Ama şakirin pazarlık şansı kalmayacaktır. Çünkü evde hanımın bakışları sertleşmekte, banka uyarıları sıklaşmaktadır.
Şakir kafasını kaşır. ''yoncanın gönlü olana kadar eşeğin canı çıkarmış'' deyip gider...
E soruyu sormak da bize düşer: Şakir'in suçu ne?

Nuh Hüseyin Köse- Kayseri Hakimi 
Yargıçlar Sendikası Bşk.Yrd.
  
7.12.2017

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim