Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

Tahliye Davaları ne kadar sürer

5 1
Makaleler
0 Yorum




Taşınır Kira Sözleşmesinden Doğan Davalar (451 gün) sürmesi öngörülmektedir.



Konut ve Çatılı İş Yeri Sözleşmelerine Bağlı Tahliye Davaları (451 gün)




BASİT YARGILAMA USULÜ


Temel Usulü İşlemler

Hedeflenen Süre



Dava Dilekçesinin incelenmesi ve tensip yapılması

7 gün



Dava dilekçesinin tebliği

30 gün



Cevap Süresi

14 gün



Cevap dilekçesinin ve ilk duruşma gününün tebliği ve duruşma yapılması

60 gün



Eksik delillerin toplanması ve ikinci duruşmanın yapılması

60 gün



İsticvap, keşif, bilirkişi incelemesi, taraf tanıklarının dinlenmesi işlemleri için tahkikat

250 gün

duruşması yapılması, sözlü yargılama ve hüküm




Karar yazımı

30 gün



TOPLAM YARGILAMA SÜRESİ

451 gün





Bazı ülkelerde ilk derece mahkemelerinde hukuk davaları ortalama görülme süreleri



Nizalı Hukuk ve Ticaret Davalarında ortalama görülme süresi

Ülke


Ortalama görülme süresi

Türkiye


207 gün

Almanya


183 gün

İtalya


590 gün

Finlandiya


325 gün

Fransa


311 gün

Hollanda


86 gün

İspanya


264 gün

Danimarka


165 gün

Norveç


170 gün





Hedef süreler belirlenirken göz önüne alınan her bir mahkemeye göre derdest dosya sayıları:



Mahkemeler

Derdest Dosya sayıları

Asliye Hukuk Mahkemelerinde

450

Asliye Ticaret Mahkemelerinde

300

Sulh Hukuk Mahkemelerinde

450

Tüketici Mahkemelerinde

800

Fikri ve Sınai Haklar Hukuku Mahkemelerinde

400

İcra Hukuk Mahkemelerinde

350

Aile Mahkemelerinde

500

İş Mahkemelerinde

500

Kadastro Mahkemelerinde

250



Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyinin bir kuruluşu olan Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu (CEPEJ) tarafından, üye ülkelerde yargının etkililiği ve verimliliğini artırmak amacıyla 2007 yılında kısa adı SATURN Center (Study and Analysis of Judicial Time Use Research Network) olan bir merkez kurulmuştur.

SATURN çalışmalarının yürütüldüğü bu merkez, üye devletlerin uzun süren yargılamalarla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesi ile korunan “makul süre içerisinde adil yargılanma hakkı” nı ihlal etmelerinin önüne geçecek politikaların belirlenerek uygulanmasını sağlamaya çalışmaktadır.

Merkez tarafından bu güne kadar yapılan çalışmalarda yargının performans ve kalitesine yönelik 63 rehber ilke tespit edilmiştir. Bu ilkelerden 15’inin tüm üye ülkelerin yargı sistemlerinde uygulanabileceği yönünde ortak karara varılmıştır. Bu ilkelerin ilk maddesi, hem mahkemeler hem de ülke düzeyinde yargılamalara ilişkin olarak hedef sürelerin belirlenmesidir.

Hedef sürelerin ülke ve mahkemeler düzeyinde belirlenerek kamuoyuna duyurulması ile dava taraflarına bu sürelerin taahhüt edilmesi, çoğu Avrupa ülkesinde etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Bu sayede dava süreçlerinin öngörülebilir olması sağlanmakta, dava süreleri ile ilgili belirsizlik ortadan kalkmaktadır. Nitekim CEPEJ tarafından iki yılda bir hazırlanan 'Avrupa Yargı Sistemleri: Adaletin Etkinliği ve Kalitesi' isimli raporda (2014 yılı raporu) “Avrupa'da mahkemelerin hedef süreleri belirleyerek davanın taraflarına bildirilmesi uygulamasının yargıya olan güveni artırmak amacıyla yaygınlaştığı” ifade edilmiştir.

Söz konusu raporda da dile getirildiği üzere, üye ülkelerce yapılan reformların başında yargı ile ilgili olanlar gelmektedir. Yapılan bu reformlarına bakıldığında yargının sorunları benzerlik göstermektedir. Nitekim listenin ilk sırasında uzun süren yargılamalar gelmektedir. Çoğu ülke usulü süreleri kısaltarak, elektronik tebligat işlemlerine hız vererek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini daha aktifleştirerek ve mahkeme organizasyonlarını daha verimli hale getirerek bu sorunları aşmaya çalışmaktadır. Tüm bunlar yapılırken üye ülkelerdeki genel eğilim, adalete olan güveni artırmak amacıyla mahkemelerin yargılama sürelerini belirleyerek taraflara duyurması ve kamuoyuna ilan edilmesidir.

Ülkemizde de yargıya olan güveni güçlendirmek, mahkeme ve savcılıkların verimliliğini artırmak ile özellikle tarafların, davaların ne zaman sonuçlandırılacağını öngörmelerinin sağlanması amacına yönelik olarak, dava türlerine göre mahkemeler tarafından hedef süre belirlenmesi çalışmalarına, ilk olarak 2013 yılında Erzurum, Amasya ve Ankara'da pilot olarak seçilen mahkemelerde başlanmıştır. Gerek güncellenen Yargı Reformu Strateji Belgesinde (hedef 3.16) gerekse yenilenen Adalet Bakanlığı Stratejik Planında (hedef 2.4), hedef sürelerin ülke genelinde belirlenmesi ve kamuoyuna duyurulması bir hedef olarak öngörülmüştür. Söz konusu strateji belgelerinde hedeflendiği üzere uygulamanın yurt geneline yaygınlaştırılması için 21.10.2015 tarihli Bakan Olur'u ile Yargıda Zaman Yönetimi Çalışma Grubu oluşturulmuştur. Söz konusu Çalışma Grubu ilk toplantısını 16 Kasım 2015 tarihinde Ankara Hakimevinde gerçekleştirmiştir. Bu toplantıya Bakanlık birim amirleri, çalışma grubunda yer alan kürsü hakim ve savcıları ile Bakanlık birim temsilcileri, Yargıtay ve Danıştay tetkik hakimleri, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı ile HSYK Başkan vekili katılmışlardır.

Anılan toplantıda “hukuk yargılaması”, “ceza yargılaması” ve “idari yargı” olmak üzere alt gruplar oluşturulmasına karar verilerek, aynı gün her çalışma grubu kendi çalışma konularıyla ilgili olarak ilk toplantılarını yapmışlardır.

ı

Hedef süreler belirlenirken kanundan kaynaklı (gerekçeli kararın yazımı, tarafların 14 günlük cevap verme süresi gibi) süreler korunmuş, tebligat işlemleri için ise 30 günlük bir süre yazılmıştır. Bu durumda yazılı yargılama usulünde ön inceleme duruşmasına kadar replik ve düplik safahatı 139 günü bulmaktadır. Duruşma için 60 günlük süre de dikkate alındığında, ön inceleme duruşması ancak 199 içinde yapılabilmektedir. Sonraki aşamalarla birlikte yazılı yargılama için gerekçi kararın yazımı dâhil 449 günlük standart bir süre tespit edilmiştir. Standart süreler, eser ve rödovans sözleşmeleri gibi bazı hukuki ilişkilerden doğan davaların karmaşıklığı göz önüne alınarak uzatılmıştır.

Basit yargılama usulünde replik ve düplik dilekçeleri bulunmadığından 331 günlük daha kısa bir süre belirlenmiş ve fakat yine bazı davalar bakımından bu süre uzatılmıştır.

Ad, soyad ve yaş düzeltilmesi, anlaşmalı boşanma, yargısal erginlik, velayet altına konulma, vesayet, kayyım atanması gibi çekişmesiz yargı işleri için ise 90 ila 120 günlük süreler öngörülmüştür.

İcra hukuk davalarında ise 81 gün ila 271 gün arasında hedef süreler belirlenmiştir. Asliye ticaret mahkemesinde görülen bir takım davalar taraflardan birinin tüketici olması halinde tüketici mahkemelerinde görülmektedir. Bu türden davalarda asliye ticaret mahkemeleri için tespit edilen süreler, tüketici mahkemeleri için 60 gün kısaltılmıştır.

Bununla birlikte dava sürelerinin önceden tam olarak tespitinde güçlükler bulunduğu bilenen bir gerçektir. Örneğin davacının eksik harç yatırması durumda harcın tamamlanması için ek süre verilmesi, avukatların mazeret bildirmesi, bazı durumlarda bilirkişi raporlarının geç gelmesi ve raporlara itiraz halinde başka bilirkişi tayini gibi durumlar davaları uzatmaktadır. Bu nedenle anılan hususlar istisna sayılmış ve mahkemelerin elinde olmayan nedenlerle yargılamanın uzaması sebepleri olarak;

Tebliğ yapılamaması nedeniyle adres araştırması

Süre uzatım talepleri

Dava veya cevap dilekçesindeki eksiklikler

Yurt dışı tebligat

Taraflardan birinin yargılama sırasında ölümü

Bekletici meselenin bulunması
İdari bir işlemin sonucunun beklenmesi

ğ. Ön sorun
h. Hâkimin rahatsızlığı ve tayini


3


ı. Taraf vekillerinin mazereti ve çekilmesi i. Adli tatil

Yetkilendirme nedeniyle başka mahkemenin işine bakma,

Mahkemenin kapatılması nedeniyle işlerin başka mahkemeye devredilmesi

Bilirkişi raporunun gecikmesi, ek rapor ihtiyacı, bilirkişinin bulunamaması

İstinabe

Hâkimin reddi, çekilmesi

ö. Coğrafi koşul nedeniyle keşif yapılmasının zorluğu

gibi nedenler sayılmıştır.


Komisyonca belirlenen hedef sürelerin dava taraflarına davetiye ile duyurulmasının sakıncalar yaratabileceğini düşünerek sadece adliye internet sitelerinden duyurunun yapılmasının başlangıç aşaması yeterli olacağı, uygulama yerleştikçe dava taraflarına davetiye göndermenin daha yerinde bir uygulama olacağını dile getirilmiştir.
  
30.5.2016 16:36:09

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim