SINIRSIZ HUKUK-SINIRSIZ ADALET

Bülent Arınç yargının güvenilirliği %20 ye düştü demiş.

Yargının, bu hale düşmesinden siyaset, cemaat, yargı mensuplarının çok büyük bölümü, hukuk fakülteleri ve hatta hukuk ve adalet talebi olmayan vatandaşlar birlikte sorumludurlar. HERKESİN SINIRSIZ HUKUK VE SINIRSIZ ADALET TALEBİ OLMALIDIR. YOKSA BU İŞ DÜZELMEZ.

Önceki Forum

Yeni Türkiye’den eski bir darbeciyi uğurlarken…

Sonraki Forum

HSYK 2. Daire Başkanı, Paralel skandalı anlattı

Yorumlar

  • sınırsız hukuk ve adalet nasıl bir şey bilmiyorum. Benim bildiğim toplumda üretilen değerler  nasıl bölüşülüyorsa   adalette ona göre pozisyon alıyor. Daha doğrusu   ülkeyi yöneteler   kendi isteklerine göre bir adalet tarif edip  adalet   dağıtma yöntemi belirliyorlar. 

    Aynen  fıkrada olduğu gibi.

    Vaktiyle ormanın birinde, hayvanlar iş
    bölümü yapmışlar. Bundan sonra bir ekip ava gidecek, bir ekip de
    kralları olan aslanın hizmetine bakacakmış. Bir gün avcılar büyücek bir
    ceylanı avlayıp getirmişler.

    Kral aslanın huzurunda, kaplan, kurt, tilki, çakal cümle et yiyici, halka olup ceylanı da, ortaya uzatmışlar.


    Aslan kurda:

    “Şu mübareği aramızda bir taksim et bakalım” demiş. Kurt gayet âdilâne
    bir şekilde şu parça senin, bu parça benim., diye bölüştürmeye
    başladığında ise, bu iş kralın hiç hoşuna gitmemiş. Gitmediği gibi bir
    pençe savurup kurdu yere uzatmış. Sonra da tilkiye dönerek gürlemiş:


    “Sen taksim et bakalım kurnaz tilki!”


    Tilki, bir ceylana bir de kurda baktıktan sonra taksimata başlamış:


    “Şu mübareğin ön bacakları, efendimiz
    hazretlerinin sabah kahvaltısıdır. Arka bacakları ise akşam yemeğidir.
    Yüreği, ciğeri, böbrekleri ise öğle vakti atıştırmak üzere yine efendi
    hazretlerinindir. Geriye kalan işkembeydi, bağırsaktı, kelleydi, paçaydı
    her ne varsa, onları da biz kullar, aramızda bölüşürüz oldu bitti”
    demiş.


    Bu taksimat kral aslanın pek hoşuna gitmiş. Tilkiye dönüp, “Söyle bakalım, bu âdil taksimatı kimden öğrendin?” diye sormuş.


    Tilkicik, bıyıklarını burarak kurda bakmış ve:


    “Şu yerde uzanmış yatan, kurt babadan öğrendim efendi hazretleri” demiş.

  • Bizler de her medeni toplum gibi  sonsuz güven duyduğumuz  adamına  göre değişmeyen bir adalet terazisinde    tartılmak, hakkımız neyse onu  almak istiyoruz. Yargı  iktidarların yada iktidarı ele geçirmek isteyenlerin elinde  araç haline gelmemelidir. Bu toplum  etnik değerleri, dini değerleri, mezhep özelliklerini siyasette  ilerleme amaçlı olarak kullananlardan çok  çekti.   Yüz yıldır konuştuğumuz konularda   arpa boyu kadar yol alamıyoruz. 

    Bülent Arınç yargıdaki seçimlerin sonuçlarını duydukça  hey rabbim verdikçe veriyor diye sözler söylüyordu.  O zaman yargıtayın üzerindeki iş yükünü göstererek   üye sayısını artırıp daireleri çoğalttılar   bizlerde  yargılamada süreler azalacak, dosyalar daha çabuk karara çıkacak diye sevinmiştik. Meğer   niyet başkaymış ne   yargı hızlandı  ne de adalet daha kaliteli hale geldi.  Yazık bu milletin beklentileri daha fazla istismar edilmesin  lütfen .