Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin

ADALET KESMİYOR Kİ PARMAK ACISIN…



Değerli dostlar 01/10/2015 günü saat 10.05 de Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinde kapanan Kartal Adliyesini hallaç pamuğu gibi dağıtan ekibin önünde yer alan Ahmet Yavuz adlı ihbarcı ile davamızın 4. celsesi görülecek. Geçen günlerde mahkeme kalemine inip, ara kararında istenen HSYK 2. Daire dosyası gelmiş mi diye bakacak olduğumda, aklımda kaldığı kadarıyla bana 41 klasör geldi diye söyleyiverdiler. Dile kolay tamı tamına 41 klasör, yani çete suçlamasına maruz kalacak kadar kallavi dosya var yani, tü tü tü 41 kere maaşallah. Peki içerisinde ne var, onu önce bu soruşturmayı yapan dünün kudretli Başmüfettişi, bugünün düz C.Savcısı Talip Karakuş beyefendiye sormak gerek. Bu soruşturmada zamanın HSYK 2. Dairesi zorlama bir kararla oy çokluğu ile tarafıma kınama cezası verdi. Yaptığım yeniden değerlendirme itirazı ile yeni oluşan kurul OYBİRLİĞİ ile tarafıma verilen bu cezayı tüm sonuçları ile kaldırdı.

Zamanın HSYK 2. Dairesi tarafından sonuçlandırılan 2013/67 Esas sayılı dosyasında ne var ne yok diye göz attığımda, bol bol kopyala yapıştır pasajlar, sayfaları yüzleri hatta binleri bulan tapeler, tekrarlanan ifadeler vs. ler var. Sorarım size bu kadar kalabalık dosyalar neden oluşturuluyor, hiç düşündünüz mü? Yanıt kolay kanımca, kafa karışıklığı yaratmak. Dosya  hakkında karar verecek olana; “bak şu kadar klasör dosyası var, ona göre bu dosyada mutlaka bir ceza vermek gerek” intibaını yaratmak. Yani bir nevi karar vericilerin önünde teneke çalmak, ya da karar vericilerle birlikte teneke çalmak. Dün bu Ergenekonda, Balyozda, casusluk davasında yapıldı, aynı şekil operasyon soruşturmalarında da yapıldı. Dosya üzerinde gizlilik kararı olmasa tümden yayımlamayı da düşünüyorum, bunun da bilinmesini isterim. (Gizliliğin kaldırılması için Ankara 13. İdare Mahkemesine 2015/1372 Esas numarası üzerinde açtığım dava halen derdesttir)

Zamanın HSYK 2. Dairesi tayin ettiği Başmüfettiş aracılığı ile yürüttüğü soruşturmayı kısa bir sürede tamamladı ve gecikmeden de cezaları yapıştırdı. Hatta ceza vermeden bile tedbiren görev yerimi dahi değiştirdi. Bu soruşturmayı yürüten zamanın kudretli Başmüfettişi halen hiçbirşey olmamış gibi görevine devam ediyor. Kararı veren zamanın HSYK 2. Daire Başkan ve Üyeleri sanki hiçbirşey yapmamışlar gibi biryerlerde görev yapmayı sürdürüyorlar. Hatta onu bırakın biz mağdur olduk, mağdur edildik diye de bas bas da bağırıveriyorlar. Ama ben üzerime yapışan bu lekeyi çıkartmak için uğraş veriyorum, halen de çıkartabilmiş değilim. Yılları bulan bir süreçte Ahmet Yavuz isimli ihbarcı hakkında açmış olduğum davalara gidip gelmekle zaman harcıyorum. Yani bir nevi suçsuzluğumu ispata uğraşıyorum.

Takatim kesildi mi hayır, biri yada birilerine kinim var mı hayır, biri yada birilerine bazılarımızın şu an yaptıkları gibi oh olsun diyorum mu hayır, biri yada birilerinden nefret ediyorum mu hayır, biri yada birilerinden öç almak istiyorum mu hayır, intikam mı istiyorum ona da hayır. Bizlere bu muameleyi layık gören içinde meslektaşların da olduğu bu zavallılara acıyor ve sadece adalet istiyorum, o kadar...









Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim