Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol




Advertisement

Sitenize Ekleyin

Avukatın karşı taraf vekilini beklememesi -Disiplin Kurulu kararı



TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ DİSİPLİN KURULU KARARI

Tarih 
3.11.2018
Esas 
2018/735
Karar 
2018/971

 

 

 

*Şikâyetçi avukatın davacı olduğu dosyanın duruşmasına saatinde gelmediği, saatli yazılı mazeret ya da karşı taraf vekili arayarak sözlü mazeretini bildirmediği, duruşma saatinde hazır olan şikâyetli avukatın, şikâyetçinin olmadığını ‘fırsat’ görüp duruşmayı alarak şikâyetçiyi güç duruma düşürmek istemediği, şikâyetçiyi aradığı, duruşmanın duruşma saatinden yaklaşık yarım saat sonra alındığı, şikâyetli avukatın aynı gün diğer duruşmalarını da bulunduğu dosya kapsamında sabittir.

(Av. Yas 34, 134, TBB Mes. Kur 3, 4, 11, 30)

 

 

 


 

 

 

Şikâyetli avukat hakkında; “Şikâyetçi ile karşılıklı taraf vekili oldukları .... İcra Ceza Mahkemesinin 2017/309 esas sayılı dosyasının 24.10.2017 gün ve 09.21 saatli duruşmasında, şikâyetçiyle iletişim halinde olmasına rağmen, duruşmanın alınmasını sağlayıp dosyanın geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde düşmesine sebebiyet verdiği” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 

Şikâyetli savunmasında, aynı gün içerinde birçok duruşmasının olduğunu, incelemeye konu dosyanın mahkemesine gittiğinde karşı taraf vekilinin olmadığını, duruşmaya girip girmeyeceği konusunda bir bilgisinin o esnada olmadığını, saati geldiğinde şikâyetçiyi bizzat kendisinin arayarak ulaştığını, dilekçesinin ekinde sunduğu yazışmalardan da anlaşılacağı üzere duruşmayı beklettiğini, mahkeme salonunda 35-40 dakika beklediğini, dosyanın alınması için bir ısrarının olmadığını, mahkeme tarafından hazır olduğu görülünce ve diğer duruşmalarının da olması sebebiyle duruşmaya girmek zorunda kaldığını, bu durumu da şikâyetçiye bildirdiğini, geri dönüşü olmayacak bir durumla karşılaşmamak adına şikâyetçinin bu duruşmaya öncelik vermesi gerektiğini, öncelik veremeyecek durumunda olunması durumunda ise en azından mazeret dilekçesi verilebileceğini, şikâyetin kötüniyetli olduğunu, bu sebeple cezalandırılmaması gerektiğini belirtmiştir. 

İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 08.12.2017 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4, 11 ve 30. maddeleri uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği, 

… İcra Ceza Mahkemesinin 2017/309 esas sayılı dosyasının duruşma tutanağının, taraflar arasında geçen mesaj dökümlerinin, tarafların 24.10.2017 günlü duruşma listelerinin dosyamız içerisinde olduğu, 

Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyetli avukatın ... İcra Ceza Mahkemesinin 2017/309 esas sayılı dosyanın 24.10.2017 gün saat 09.21’deki duruşmasından önce şikâyetçiyi arayarak ve mesaj atarak beklediğini bildirdiği, her ne kadar şikâyetçi duruşmada olduğunu mesajla bildirmişse de duruşmaya saat mazereti vermediği, şikâyetlinin aynı gün birden fazla duruşması olduğu ve makul süre beklediği de nazara alınarak” gerekçesiyle oyçokluğuyla ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 

Muhalefet şerhinin; “Her ne kadar şikâyetli duruşma saatinde müşteki avukata beklediğinden bahisle mesaj atmış ise de, müşteki mesaja ilk cevabında duruşmada olduğunu, ikinci cevabında duruşmanın halen devam ettiğini bildirmesi, duruşma saati olan 09.21 ile duruşmanın alındığı saat 09.50 aralığının yaklaşık yarım saat olması, düşmesine karar verilen davanın niteliği gereği geri dönüşü olamayacak ve şikâyetli avukatın sorumluluğunu doğuracak şekilde düşmesine karar verilmesi, şikâyetli avukatın bu hususun düzeltilmesine ilişkin hiç bir talebinin olmaması, şikâyetlinin bu durumu bilen/bilmesi gereken bir konumda olması hususları birlikte nazara alınarak şikâyetli avukatın eyleminin mesleki dayanışma kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden Meslek Kuralları 11 ve 30 maddeleri gereğince şikâyetli avukat hakkında uyarma cezası verilmesi gerektiği gerekçesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.” şeklinde olduğu, 

Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı, 

Şikâyetçinin 21.06.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki iddialarının tekrar ederek, Baro Disiplin Kurulu kararına gerekçe olan makul süre kavramının ne olduğunu disiplin kurulunca açıklanması gerektiğini, kaldı ki duruşmada olduğunu ifade eden bir avukatın diğer dava dosyasının alınmasında makul süre aranıp aranmayacağı hususunun tartışılması gerektiğini,  Disiplin Kurulu Başkanı ve diğer üyenin muhalefet şerhinin doğru olduğunu, bu nedenle bu kararın kaldırılarak şikâyetlinin şikâyet olanın eylemine uyar şekilde cezalandırılmasını talep ettiği, 

Şikâyetlinin 19.07.2018 kayıt tarihli itiraza cevap dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrar ederek, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na uygun davrandığını, mesleğine gereken özeni gösterip saygı duyduğunu, meslektaşlarını duruşma saatlerinde duruşma salonunda bulamadığında; acaba başka duruşmaları mıdır diye düşünüp, arayıp haber almaya çalıştığını, hiçbir zaman keyfi tutum ve davranışlar sergilemediğini, genç bir avukat olarak küçümsenmesi nedeniyle şikâyet edilmiş olduğunu, bu nedenlerle itirazın reddi ile Baro Disiplin Kurulu kararının onanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. 

Şikâyetçi avukatın davacı olduğu dosyanın duruşmasına saatinde gelmediği, saatli yazılı mazeret ya da karşı taraf vekili arayarak sözlü mazeretini bildirmediği, duruşma saatinde hazır olan şikâyetli avukatın, şikâyetçinin olmadığını ‘fırsat’ görüp duruşmayı alarak şikâyetçiyi güç duruma düşürmek istemediği, şikâyetçiyi aradığı, duruşmanın duruşma saatinden yaklaşık yarım saat sonra alındığı, şikâyetli avukatın aynı gün diğer duruşmalarını da bulunduğu dosya kapsamında sabittir. 

Bu nedenle, şikâyetli avukatın davranışlarında Avukatlık Kanunu’na ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırılık saptanmadığından, Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan hukuksal değerlendirmede yasaya aykırı bir yön ve hukuki isabetsizlik görülmediğinden, şikâyetçinin itirazının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. 

Gereği düşünüldü: 

 1-Şikâyetçi avukatın itirazının reddine, … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 14.02.2018 gün ve 2017/111 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararının ONANMASINA

2-Kararın onay için, Avukatlık Kanunu’nun 157/7.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine, 

 3-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, 

Oy birliği ile karar verildi.

 






Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim




Advertisement
Advertisement