Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol




Advertisement

Sitenize Ekleyin
Özel Hukuk
1 Yorum

Mahkeme Kocanın ‘Kısa boylu ve şişman' demesini duygusal şiddet olarak nitelendirdi





İstanbul’da yaşayan E.T. ile H.T. geçen yıl haziran ayında evlendi. Evlendikten 2 ay sonra çift, karşılıklı olarak mahkemeye başvurarak boşanma davası açtı. E.T., karısıyla aralarında sürekli tartışma yaşandığını, birbirlerine ruhsal ve fiziksel olarak uyum sağlayamadıklarını öne sürerken karşı dava açan H.T. ise kocasının müşterek evi terk ettiğini, evin ihtiyaçlarıyla ilgilenmediğini ve “kısa boylu, şişman ve kendisine layık olmadığı” şeklinde sözler kullanarak mesajlar attığını iddia etti.

50 BİN TL NAFAKA

Aile mahkemesi, geçtiğimiz günlerde dosyayı karara bağladı. Mahkeme, evlilik birliği içerisinde davacı kocanın eşine karşı “kısa boylu, şişman olduğu ve kendisine layık olmadığı” şeklinde sözler sarf ederek duygusal şiddet içeren davranışlarda bulunduğunu belirtti. Buna karşın kadının boşanmaya sebep olan olaylarda hiçbir kusurunun ispat edilemediği belirtilen kararda, koca E.T.’nin ağır kusurlu davranışları sonucu evlilik birli- ğinin temelinden sarsıldığı ifade edildi. Hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceğini belirten mahkeme, kocanın açtığı boşanma davasını reddederken, kadının açtığı boşanma davasının kabulüne karar verdi. 400 TL nafakaya hükmeden mahkeme, kocanın eşine karşı kullandığı “şişman ve kısa boylu olduğu, kendisine layık olmadığı” sözleri nedeniyle 50 bin TL maddi ve manevi tazminatın kocadan alınarak eşine verilmesine karar verdi.


kaynak : haberya

  
8.7.2016 12:56:34
Kaynak: Haberya
http://www.haberya.com/mahkeme-kocanin-kisa-boylu-ve-sisman-demesini-duygusal-siddet-olarak-nitelendirdi-44356.html

Haberin devamını Okumak İçin Tıklayın

Yorumlar


Evlilik birliğinin devamında davalı-davacı kadın eş bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı görülmekle, tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/Son) karar vermek gerekmiş aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.




Kanun No:4721   Madde No:174   Fıkra:2



T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi


Esas No:2015/12448
Karar No:2016/2837 



Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından, kadının kabul edilen Boşanma davası içtihatları">Boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; davacı-davalı erkek ağır kusurlu kabul edilmek suretiyle dava ve birleşen boşanma davalarının kabulüne karar verilmiştir. Toplanan delillerden; mahkemenin de belirlemiş olduğu kusurlara göre kadının kayınvalidesinin boyunun kısalığını kastederek alaycı ve gülerek konuşmalar yaptığı, eşinin isteğinin aksine yemekleri sürekli yağlı ve baharatlı yaptığı, erkeğin babasının eşine hakaret ettiği ve davacı-davalı erkeğin ailesinin yanına giden eşine "gel eşyalarını topla" diyerek mesaj attığı ve anahtarları istediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Evlilik birliğinin devamında davalı-davacı kadın eş bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı görülmekle, tarafların boşanmalarına karar verilmiş olması, bu sebeple sonucu itibarıyla doğru bulunduğundan, boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmek suretiyle onanmasına (HUMK m. 438/Son) karar vermek gerekmiş aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıdaki bentte açıklanan sebeple boşanmada taraflar eşit kusurlu olduğuna göre davalı-davacı kadın lehine maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple kadının davasının kabulüne ilişkin hükmün kusura ilişkin gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.02.2016 (Çrş)

Cevapla

Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim




Advertisement
Advertisement