KHK İHRAÇLARININ İPTALİ DAVASINDA İLK KARAR VERİLDİ

28.9.2016 21:29:12
672 Sayılı KHK ile ihraç edilenler tarafından İdare Mahkemesine açılan davada ilk karar verildi. Davacı öğretmen, 672 sayılı KHK kapsamında Resmi Gazetede yayınlanan Listede adının yer aldığını , neyle suçlandığını bilmediğini, Fetö ile hiçbir irtibatının bulunmadığını belireterek ihraç işleminin iptali ile açıkta geçen sürelere ait zararının giderilmesin talebiyle idari yargıya başvurdu.


YARGISAL DENETİME TABİ İDARİ BİR İŞLEM BULUNMADIĞINDAN


Başvuruyu inceleyen Trabzon İdare Mahkemesi, davacının 672 sayılı kararname kapsamında idari işlem olmaksızın ihraç edilmiş olduğunu ve ortada yargısal denetime tabi bir idari işlem bulunmadığından, keza  KHK'ların denetiminin de idari yargıda imkanı olmadığı gerekçesiyle açılan  davanın incelenmeksizin reddine karar verdi.

KARARIN İLGİLİ BÖLÜMÜ ŞÖYLE :



TR">DAVALITR"> : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI -

TR">DAVANIN ÖZETİTR"> -.Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde ifa eden davacı tarafından, 01/09/2016 tarihli ve 29818 (Mük yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Karamame'nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2.maddcsinin 1.fıkrası uyarınca Ekli (1) sayılı listede isminin yer alması sebebiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına dair işlemin; FETÖ/PDY terör örgütü yapılanmasıyla hiçbir şekilde irtibatının söz konusu olmadığı, somut olarak ne ile suçlandığının kendisine bildirilmediği, savunmasının alınmadığı, AİHS'nde, Anayasa'da ve evrensel hukuk kurallarında yer alan ilkelere aykırı olduğu, işlem nedeniyle kendisi ve ailesi için telafisi imkansız zararların söz konusu olduğu ileri sürülerek iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmektedir.


TR">               TÜRK MİLLETİ ADINA

TR">Karar veren Trabzon İdare Mahkemesince dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunumun 14’üncü maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:

TR">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, neden, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" alt başlıklı 14. maddesinin, (3-d) işaretli bendinde: dava dilekçesinin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş. 15. maddesinin, (1-b) işaretli bendinde ise; davaya konu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem niteliğinde bulunmaması durumunda davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

TR">İdari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler, öğreti ve içtihatta TR">idari makam ve mercilerin TR">kamu gücüne dayanarak idare işlevine (idare hukuku alanına) ilişkin olarak yaptıkları ve ilgililer hakkında çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğurmak suretiyle hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir anlatımla ilgililerin hukukunu etkileyen irade açıklamaları olarak tanımlanmaktadır.

TR">01/09/2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alman Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Karamame'nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrasında; Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişilerin kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacağı, haklarında aynca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edileceği hükme bağlanmıştır.

TR">Yukarıda aktarılan hükümle, sözü edilen KHK'nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ekli listelerde isimleri bulunan kişilerin kamu görevinden TR">başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılacağı TR">düzenlenmiş olup; anılan düzenleme uyarınca, davacının kamu görevinden çıkarılması üzerine İncelenmekte olan dava açılmıştır.

TR">Olayımızda; öğretmen olarak kamu görevi ifa eden davacı, 01/09/2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Karamame’nin "Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler" başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrası uyarınca kamu görevinden hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu nedenle, anılan KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacı hakkında, davalı idarece tesis edilmiş idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilmesine olanak bulunmamaktadır.

TR">Bu durumda, 672 sayılı KHK hükmü uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı hakkında KHK dışında başka bir idari işlem de olmadığından ve mahkememizin KHK'nın hukuki denetimini yapma yetkisi bulunmadığından, açılan bu davanın mahkememizce incelenme olanağı bulunmamaktadır.

TR">Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incclcnmcksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 80,40.TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 48,10.TL yürütmenin durudurulması harcı ile artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Samsun Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere 08/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Zaten Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu kararda yasa ile bireysel idari işlem yapılabileceği görüşünü açıklamıştı. Buna ilişkin haber şu şekilde :

KHK ile göreve son verilemez mi?" itemprop="name">KHK ile göreve son verilemez mi?





4853401867653926" data-ad-slot="6250244139" data-adsbygoogle-status="done" style="display: inline-block; width: 300px; height: 250px;">
KHK ile bireysel -idari işlem tesis edilemeyeceği gerekçesiyle KHK ile göreve son verilip verilemeyeceği tartışılmakla birlikte bu hususta Anayasa Mahkemesi daha önce zaten bir karar vermiş bulunmaktadır.

2014 yılında 6524 sayılı yasa ile HSYK haberleri">HSYK ve çeşitli kurumların yapısında değişiklik yapılırken bu kurumların organlarında görev yapan kamu görevlilerinin de görevine kanuni düzenleme ile son verilmişti. Bu düzenlemenin cemaatin yargıdaki örgütlenmesini tasfiyeye yönelik olduğu da kamuoyunda dillendirilmişti.

Anayasa Mahkemesi bu yasının iptaline ilişkin başvuruda  "Kamu personeli olarak görev yapan kişilerin bulundukları görevlerden alınmalarını gerektiren haklı bir neden olmadıkça görevlerine son verilememesi, hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir. Kamu personelinin bulundukları görevden alınma ve başka bir göreve atanmalarının, haklarında bu yönde idari işlem tesis edilmesi ile gerçekleşmesi kural olmakla birlikte, hukuki ve fiili zorunluluk hallerinde bu hususlarda yasal düzenlemeler yapılabileceği de kabul edilmektedir. Söz konusu zorunluluklar nedeniyle getirilen ve ilgililerin kazanılmış haklarını ihlal etmeyen düzenlemeler, hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturmaz." şeklinde karar verilmiştir.


Anayasanın 148/1 fıkrası uyarınca, OHAL, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan KHK’lar hakkında Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açılamayacağından KHK'ya ekli liste ile meslekten ihraç edilenler açısından meslekten çıkarılmalarına ilişkin iç hukuk yolu bulunmadığı ortaya çıkmaktadır.

AİHS askıya alınarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kapsamındaki belirli hak ve özgürlükleri koruma yükümlülüklerinin geçici olarak devre bırakıldığı da dikkate alındığında KHK'ya ekli liste ile ihraç edilen kişilerin bu ihraçları AİHM'ne ancak şu şartlarla gidebilirler :

"o askıya alma hakkına yalnızca savaş zamanında veya ulusun varlığını tehditeden başka bir genel tehlike halinde başvurulmamış olması;

o Devlet, yalnızca durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüyü aşmış olması;

o Devletin uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklerine ters düşmüş olması;

o İşkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya ceza yasağına, kölelik ve zorla çalıştırmayasağına ve “kanunsuz ceza olmaz, barış zamanında ölüm cezası verilmiş olması, aynı suçtan iki kez yargılanma ve cezalandırılma yapılmış olması  kuralına aykırı tedbirler alınmış olması halleridir.

Meslekten ihraçlarda hata olmadığı iddia etmek mümkün olmamasına göre yapılması gereken iş, TBMM Anayasa Komisyonu’nun da KHK’lerle ilgili mağduriyetleri giderecek bir formül üzerinde durup anayasada yapılacak düzenleme ile söz konusu bireysel - idari işlem olan KHK'lere ekli listelerle yapılan ihraçlara karşı yargı denetimi getirilmesidir.

Anayasa Mahkemesine iptal başvurusunun gerekçesi ve Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının ilgili kısımları aşağıya aktarılmış olup kararın tam metnine şu linkten ulaşabilirsiniz: