Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Herhangi bir vakıa ya da delile dayanmayan tarafın tanıklarının beyanına itibar edilmeyeceği-Tahkikat safhasında yoksulluk nafakası talebi





2. Hukuk Dairesi         2018/4331 E.  ,  2018/14524 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Mahkemece yapılan yargılama sonucunda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir. Tarafların dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları gerekir (HMK m. 119). Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur (HMK m. 194). Somut olayda davalı kadın sunduğu cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde herhangi bir delile ya da vakıaya dayanmamıştır.Bu sebeple davalı kadının tanıklarının beyanlarına itibar edilerek erkeğe kuşu yüklenemez. Davalı kadına yüklenen "kayınvalideye hakaret" vakıasına ilişkin tanık ifadesinin duyuma dayalı olduğu, yine kadına yüklenen erkeğe karşı rencide edici davranışta bulunma vakıasının de ispatlanamadığı, açıklanan sebeplerle bu vakıaların kadına yüklenemeyeceği ancak mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

3-Taraflar dilekçeler aşamasındaki dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. Islah veya karşı tarafın açık muvafakati saklıdır (HMK m.141). Davalı kadın yoksulluk nafakasını tahkikat aşamasında talep etmiştir. Durum böyleyken, davalı kadının talep ettiği yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasına ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacının velayeti kendisine bırakılan ortak çocuk için talep ettiği tedbir ve iştirak nafakası talebi hakkında olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.) ve (4.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.12.2018 (Prş.)
  
24.2.2019 11:40:28

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim