Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol




Advertisement

Sitenize Ekleyin
Davalar-Soruşturmalar-Ceza Hukuku
0 Yorum

Avukatın facebookta paylaştığı ONAMA kararı altına yapılan hakaret içeren söz nedeniyle TCK125/3-a nedeniyle artırım yapılması





18. Ceza Dairesi         2016/1223 E.  ,  2018/1463 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret 
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK'nın 125/3-a maddesinde düzenlenen hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmiş, eylemin görev nedeniyle olmaksızın sırf görev sırasında işlenmesi ise nitelikli hakaret kabul edilmemiştir. Yargılamaya konu somut olayda, katılanın avukat olarak görev yaptığı, katılanın davacı vekili olarak görev yaptığı tapu iptal ve tescil davası dosyasında sanığın davalı taraf olarak yer aldığı, bahsi geçen davanın davacı lehine sonuçlandığı, suç tarihinde katılan tarafından facebook isimli sosyal paylaşım sitesindeki kendisine ait hesap sayfasından davanın temyiz sürecinde Yargıtay tarafından onandığına ilişkin bir iletinin paylaşıldığı, paylaşılan iletinin herkese açık yorumlar bölümünde sanık tarafından hakaret içerikli sözler paylaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu sözleri, katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı sarfettiği, bu suretle TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca uygulama yapılmasının yerinde olduğu anlaşılmakla, bu husus açısından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Adli sicil kaydındaki hükümlülüğü nedeniyle koşulları bulunmasına karşın, sanığın cezasının TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. 
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasından TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
  
24.2.2019 12:37:49

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim




Advertisement
Advertisement