Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol




Advertisement

Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Avukatın süresinde satış istememesi -Mesleki sorumluluk poliçesi kapsamında açılan tazminat davası





11. Hukuk Dairesi         2017/3900 E.  ,  2019/1018 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ .... HUKUK DAİRESİ


TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .../11/2016 tarih ve 2014/1133 E. - 2016/659 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nce verilen 16/03/2017 tarih ve 2017/68-2017/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 18.....2012 tarih 053854746-0 nolu Avukat Mesleki Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davalı nezdinde sigortalı iken kendi müvekkili dava dışı ....’ın alacağını tahsil amacıyla ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2009/21847 E.- (yeni 2012/10174 E.) sayılı dosyasında 75.040,09 TL bedelli takip başlattığını, ancak kendi kusuruyla takip dosyasında tahsil kabiliyetinin ortadan kalktığını, bunun üzerine müvekkiline 48.000 TL ödemek zorunda kaldığını, davalıdan yapılan ihbar ve 22/11/2013 tarihli ihtarla talepte bulunmuşsa da ödeme yapılmadığını ileri sürerek 48.000 TL’nin ihbar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin istisnalar bölümünde sigortalının kanuni işlem sürelerine riayet etmemesinden doğan zarar ve taleplerin poliçe kapsamı dışında bırakıldığını, davacının sebep olduğu zararın da ... yıllık hacizli taşınmazda satış isteme süresinin kendi kusuruyla kaçırılmasından doğduğunu, davacının müvekkiline yaptığı ihbar sonrası açılan hasar dosyasında eksiklikler olduğundan ihbar anından faiz işletilmesi talebinin reddinin gerektiğini savunmuştur
Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre, davacının alacaklı vekili olduğu icra takip dosyasında yasal süre içerisinde satış talep etmediği ve bu nedenle özen yükümlülüğüne aykırı davranışı neticesinde müvekkiline icra dosyasının kapak borcunu ödeyerek zararını karşıladığı, davalı ile aralarında 18/.../2012 tarihinde tanzim edilen mesleki sorumluluk sigorta poliçesi gereğince davalıya 16/07/2013 tarihinde hasar ihbarında bulunduğu, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, icra dosyası kapsamında haciz şerhinin 08/04/2011 tarihinde konulduğu bu durumda satış talebi için son tarihin 08/04/2013 olduğu, bu tarihi kapsar şekilde .../.../2012 başlangıç tarihli, bir yıl süreli mesleki sorumluluk sigorta poliçesinin bulunduğu ve hasar tarihinin poliçe süresi kapsamında olduğu, davacının bu poliçeden önce .../.../2011-.../.../2012 tarihleri 
arasında dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile düzenlemiş sigorta poliçelerinin de tarafı olduğunun tespit edildiği, davalının poliçe kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 48.000 TL’ nin davalıya ihtar tarihi olan 22/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre; davacı sigortalı avukatın, dava dışı müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasında, icra takibi sonucunda ... adet gayrimenkul üzerine 1.sırada haciz koydurduğu, ancak yasal ... yıllık sürede satış talep etmemesi nedeniyle her iki taşınmazda 1.sıradaki haczin düştüğü, icra dosyasında daha evvelki satışlardan yapılan tahsilat düşülerek kalan bakiye icra müdürlüğünce hesaplanarak, bu tutarın alacaklı müvekkiline davacı tarafından tazmin edildiği, poliçenin başlangıcından evvel davacı tarafından yapılmış kusurlu bir işlem söz konusu olmadığı, taşınmazlara ... 8. İcra Müdürlüğünün 2012/10174 E. sayılı dosyasında 1. sıradaki haczin 08.04.2011 tarihinde konulduğu ve ... yıllık satış isteme süresinin bu tarihte işlemeye başladığı, poliçenin de 18.....2012 tarihinde yapıldığı, gerek poliçe öncesi ve gerekse de poliçe tarihi itibariyle henüz davacının kusurlu davranışının bulunmadığı, teminat süresi içerisinde ... yıllık sürede satış istenmemek suretiyle davacını kusurlu hareketiyle rizikonun gerçekleştiği ve 08.04.2013 tarihi itibariyle artık 1.sıradaki haczin düştüğü, taşınmazlara yeniden haciz konulması hukuken mümkün ise de daha sonraki hacizler öne geçtiğinden taşınmazlar satıldığında düzenlenen sıra cetvelinde alacaklıya bir pay ayrılmadığı, diğer taşınmazların ise paylı ve küçük miktarlardan ibaret olması nedeniyle tahsilat imkanı kalmadığı, zararın sebebinin salt haczin düşmesi değil başka alacaklar nedeniyle 1.sıradaki haczin düşmesi olduğunun kabulü gerektiği, poliçeden evvel hatalı bir işlem söz konusu olmadığından ve ... yıllık sürenin son gününe kadar haciz geçerliliğini koruduğundan davalı vekilinin savunmasının yerinde olmadığı, istisnaların uygulama alanının da bulunmayacağı, mesleki sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca yargılama giderlerinden kaynaklanan zararların da poliçe kapsamında olduğunun belirtilmesi karşısında davalının vekalet ücretinden de sorumlu olacağı, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen miktara ihtarname tarihi olan 22.11.2013 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüş ise de, davacı tarafından keşide edilen ihtarın tebliğ şerhinin sunulmadığı, davalı tarafın ödeme istemine cevap verdiği ........2013 tarihli yazı tebliğ evrakı kabul edilerek ödeme için tanınan ... günlük süre eklendiğinde temerrüt tarihi 14.....2013 olarak tespit edileceğinden davalı ... şirketi vekilinin salt bu yönüyle istinaf talebinin kabulünün gerektiği, sorumluluğun doğmadığına ilişkin tüm diğer istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, hükmün faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılarak 48.000 TL tazminat tutarının 14.....2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zarara sebep olarak gösterilen icra takip dosyasındaki hacizli gayrimenkullerin satışını istemek için öngörülen yasal iki yıllık sürenin dava konusu poliçe döneminde sona ermesi nedeniyle davalı vekilinin dava konusu rizikonun, poliçenin istisnalar kısmının 1. bendi kapsamına girdiği yönündeki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 
...- Dava mesleki sorumluluk sigortasında rizikonun gerçekleştiği iddiasıyla zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece zararın gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de hükmün salt faiz başlangıcı yönünden hatalı olduğu kanaatiyle sadece anılan faiz başlangıç tarihi düzeltilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 
Gerek poliçenin özel şartlarında ve gerekse de mesleki sorumluluk sigortası genel şartlarının B.1 maddesinde, davacı sigortalının sözleşme süresi içinde yürüttüğü mesleki faaliyeti dolayısıyla gerek sözleşme dönemi gerekse sözleşmenin bitiminden itibaren iki yıl içinde başkalarının zarara uğraması halinde oluşacak zararların poliçe kapsamında olduğu düzenlenmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının alacaklı vekili olarak başlattığı icra takibine ilişkin dosya incelenmiş, alacaklının icra dosyasındaki alacağının tamamının veya bir kısmının tahsil edilip edilemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır. Davalı şirket vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde zararın henüz gerçekleşmediğini, icra takip dosyasında hala haciz konulan menkul ve gayrimenkullerin bulunduğunu, ayrıca davacı alacaklı vekilinin fek ettiği hacizlerin olduğunu, kaldı ki henüz icra takip dosyasında aciz vesikasının da alınmadığını savunmuştur. Mahkemece davalı vekilinin anılan itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınmamış ve zararın gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde denetime elverişli bir karar da oluşturulmamıştır. Davalı şirket vekili ayrıca, davacı alacaklı vekili olarak icra takip dosyasında koydurduğu hacizlerin bir kısmının yine bizzat davacı tarafından fek edildiğini ve bu durumun zararın gerçekleşmesine etkili olduğunu savunmuştur. 
Şu halde mahkemece, Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.... ila A.6 ve B.1 maddeleri uyarınca denetime elverişli şekilde derdest icra takip dosyasında alacaklının alacağının tamamının veya bir kısmının tahsil edilip edilemeyeceğini, bir araç ve bir gayrimenkul üzerindeki haczin davacı tarafından fekkinin takibe ve dolayısıyla davaya etkisini değerlendiren, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını da karşılayan, Yargıtay denetimine elverişli, aynı bilirkişilerden ek rapor veya oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan şekilde denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik incelemeyle verilen İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/b-... maddesi uyarınca kaldırılıp yeniden esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden bozmayı gerektirmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin anılan temyiz itirazının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/.... maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
  
15.3.2019 15:52:24

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim




Advertisement
Advertisement