Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol




Advertisement

Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Amme alacağının batık şirket ortaklarından tahsili





21. Hukuk Dairesi         2018/684 E.  ,  2019/654 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
A)Davacı İstemi:
Davacı vekili; müvekkilinin ... Madencilik İnşaat Pazarlama Ltd. Şti.'nin %50 hissedarı olduğunu, ... Madencilik Ltd. Şti.'nin SGK'ya olan borcundan dolayı müvekkiline 25/11/2015 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirleri gönderildiğini, içerisinde mükerrer olanların bulunduğunu, ayrıca şirketin gayrimenkülleri, iş makinaları ve araçları bulunmasına rağmen bunların haciz ve satış işlemlerini yaptırmadan şirket ortakları aleyhinede ödeme emri çıkarılmasının usulsüz olduğunu beyanla, müvekkil hakkında yapılan kurum işleminin iptali ile ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesine, müvekkillerin şahsi mal varlıklarına bu borçlardan dolayı haciz konulması halinde bu hacizlerin kaldırılmasına, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 
B)Davalı Cevabı:
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; , dava dışı şirketin yapılan malvarlığı araştırmasında adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara haciz şerhi işlendiğini, şirkete ait ilgili araçlara hacizlerinin ilk sırada olmadığını ayrıca ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbiri bulunduğunu, ilgili tüzel kişiliğin iflas ertelemesi bulunmakta olduğunu, iflas ertelemesinin devam ettiğinden şirket tüzel kişiliği aleyhine işlem yapılmadığını, şirket tüzel kişiliğinden alacaklarının tahsili imkanı bulunmadığının açık olduğunu, ayrıca 6183 sayılı Kanun'un 35. Maddesine istinaden şirkette %50 hissesi bulunan davacıya hissesi bulunan davacıya ödeme emirleri düzenlenip 25/11/2015 tarihinde şirket çalışanı ...'na tebliğ edildiğini, kurumca yapılan işlerin hukuka uygun olduğundan iptalini talep etmenin yersiz olduğunu belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
İlk derece mahkemesince; ödeme emirlerinin davacıya 25/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 01/12/2015 tarihinde 6183 Sayılı Yasa'nın 58. Maddesi uyarınca 7 günlük hak düşürücü sürede açıldığı, kurumca davacının yetkilisi olduğu şirket adına açılan ... nolu işyerinden dolayı yapılan 2013/23503, 23504, 23505, 31091, 31092, 31093, 14507, 14508, 23478 Esas sayılı takip numaraları ile yapılan davalı Kurum tarafından takibe konu borçların ödenmiş olmasına rağmen sehven yapılmış olduğunun beyan edildiği, sehven yapılan takiplerin kurum tarafından iptal edildiğine dair dosya kapsamında bir bilginin mevcut olmaması nedeniyle davacının sorumluluğunun bulunmadığı takiplerin iptal edilmesi gerektiği, ... sicil numaralı işyeri nedeniyle 2012/20497 ve 2012/20498 takip dosyalarından mükerrer talepte bulunulması nedeniyle davacının sorumluğunun bulunmadığı takiplerin iptal edilmesi gerektiği, kurum tarafından şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara haciz şerhi işlendiği fakat ilgili araçlarda hacizlerinin ilk sırada olmaması ile beraber ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbiri bulunduğu, bu nedenle şirketin mal varlığının Kurum alacaklarını karşılamaya yeterli bulunmadığını bildirilmiş ise de davacının yetkilisi olduğu şirket adına ... , ..., ..., ..., ..., ... ,..., ... , ... , ... ,... , ..., ..., ... ... , ... , ... ... , ... , ... , ...,... , ... , ... plakalı araçların olduğu, araçlar üzerinde kurumun 30/07/2010 tarihli haczinin bulunduğu, araçlar üzerinde her ne kadar davalı kurum dışında birtakım icra dosyalarından da haczin bulunduğu anlaşılsa da, davacının yetkilisi olduğu şirketin malvarlığının takip konusu borcu karşılamaya yeterli olmadığının açık olmadığı, kurumun 5510 sayılı Yasa'nın 88. Maddesi ve 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. Maddesi gereğince öncelikle davacının yetkilisi olduğu şirketin malvarlığına ilişkin olarak yapılan takipleri sonuçlandırması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu ; Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesinin ve duruşmadaki beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesince;Somut olayda, davacının %50 hissedarı olduğu dava dışı ... Madencilik İnşaat Pazarlama Ltd. Şti.'nin 2008-2013 yılları arasına dair prim, işsizlik primi ve fer'ilerine dair davacı aleyhine ve hisse oranı gözetilerek düzenlenen ödeme emirlerinin süresinde iptallerinin istenidiği, ancak ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/ 71- 2014/ 180 sayılı ve bozmadan sonra temyiz edilmeksizin 09.9.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılan iflasın ertelenmesi istemli davada, şirketin borca batıklıktan çıktığı anlaşılmakla iflas erteleme talebinin reddine, verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, kayyum görevinin de sona erdirilmesine karar verildiği, Kurumun şirketin borçları için haciz koyduğu araçlar bulunduğu, böylece 6183 sayılı Kanunun 35. Ve 3. Maddeleri kapsamında tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir amme alacağından bahsedilemeyeceği, ayrıca Kurumun 29.12.2015 tarihli içyazışmasında ödeme emirlerinin gönderildiği bir kısım takip dosyalarının kapandığının ve sehven gönderildiğinin belirtildiği, 2012 yılı 3. Ve 4. Aylar prim ve işsizlik primi borçları için ise mükerrer ödeme emirlerinin düzenlendiği , böylece davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
E)Temyiz:
Davalı vekili:Cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarının yeterince değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun uyuşmazlığı tek başına çözebilecek nitelikte olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya 2008/6-2013/4 dönemlerine ilişkin ödeme emirlerinin gönderildiği, 25/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 01/12/2015 tarihinde açıldığı, davacının dava dışı borçlu ... Madencilik İnşaat Pazarlama Ltd. Şti.'ye 14.12.2006 tarihli karar ile %50 şirket hissedar olduğu, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 11.09.2008 tarihinde davadışı borçlu şirkete iflas erteleme kapsamında 6183 sayılı takipler de dahil olmak üzere tedbir konulduğu, devamla 10.06.2014 tarihli karar ile de , şirketin borca batıklıktan çıktığı anlaşılmakla iflas erteleme talebinin reddine, verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına, kayyum görevinin de sona erdirilmesine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin 09.09.2014 tarihinde kesinleştiği, kurum tarafından 30/07/2013 tarihinde şirketin araçlarına haciz konulduğu, kurumun tahsil imkanı ile ilgili şirket adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara haciz şerhi işlendiği fakat ilgili araçlarda hacizlerin ilk sırada olmaması nedeni ile şirketin malvarlığının kurum alacağını karşılamaya yeterli bulunmadığı yönünde ve dava sürecinde bazı ödeme emirlerini sehven gönderdiğine ilişkin mahkemeye yazılar gönderdiği anlaşılmaktadır.Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Yasanın 35. maddesine göre; limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.Somut olayda;kurum tahsil imkanının olmadığını belirtmekte olup, kurumun dava dışı borçlu şirkette araç hacizlerinde ilk sırada olmadığı da dikkate alınarak ve şirketin diğer malvarlıkları araştırılarak, iflasın ertelenmesi davasında, şirket borçları ve ödemeye yetecek kaynaklarına ilişkin çıkarılan rapor da değerlendirilerek gerçekten tahsil imkanının olup olmadığı mahkemece ortaya konulmadan tahsil imkanı araştırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü isabetsizdir.Yapılacak iş; dava dışı borçlu şirketin malvarlığını araştırmak, şirketin borca batıklıktan çıktığının tespitinin yapıldığı iflas erteleme davasında şirketin borçları ve borçlara yetecek kaynaklarına ilişkin tespitin yapıldığı raporları değerlendirmek ve gerçekten şirket malvarlıklarının borca karşılamaya yetecek durumda olup olmadığını gerekirse bilirkişi marifetiyle hesaplattırmak tahsil imkanı var ise şimdiki gibi, olmadığı takdirde ise davacının sorumluluğunu belirleyerek sonuca gitmekten ibarettir.O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma sonucu SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı ORTADAN KALDIRILMASI, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir. 
G)Sonuç :
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle (BOZULMASINA), dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. 
  
15.3.2019 16:13:49

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim




Advertisement
Advertisement