Hukuk Medeniyeti Anasayfa
Giriş Yap Üyelik Girişi
Haberler Haberler
İçtihatlar
İçtihatlar Koleksiyonlar
Forumlar
İnfaz Hesaplama İnfaz Hesaplama
Hukuki Soruları Sor Vatandaş Soruyor
Şerhler
Şerhler
Yargıtay Karar Arama Motoru Arama
İletişim İletişim
Hukuk Medeniyeti Facebook Facebook
Giriş Yap Üye Ol





Sitenize Ekleyin
Genel Haberler
0 Yorum

Mernis adresine yapılacak tebligatın mavi zarfla yapılması konusunda son yargıtay kararı





 



TEBLİGATIN "AÇIK MAVİ ZARFLA" YAPILMAMASININ ARANMASI AŞIRI ŞEKİLCİLİK OLUP TEBLİGATIN KABULÜ

Somut olayda; ipotek borçlusu F.. K...'a çıkartılan satıs ilanı tebligatının 16.4.2018 günü, muhatabın adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, borçlunun mernis adresine, "adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat" bulunan tebligatın 04.5.2018'de tebliğ edildiği, tebligat zarfının ise beyaz renkli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şikayete konu tebligatta, kanun ve yönetmeliğe uygun olacak şekilde, tebligin, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılacağına ilişkin usulüne uygun mesruhat bulundugu nazara alındıgında tebligin usule uygun yapıldığı anlasılmaktadır. Tebligatın açık mavi zarfla yapılmasının aranmasının ise, asırı sekilcilik oldugunun, icra dairelerinde mavi renkli zarf bulunmaması halinde, beyaz renkli zarfa usulüne uygun sekilde söz konusu serhin yazılması halinde, salt zarfın beyaz renkli olması nedeniyle usulsüz oldugu sonucuna varılamayacagının kabulü gerekir.


TC.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2019/6004
KARAR NO : 2019/8960
KARAR TARİHİ:23/05/2019
INCELENEN KARARIN
MAHKEMESI : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
TARIHI : 06/02/2019
NUMARASI : 2019/15-2019/259
DAVACI : BORÇLU : F.. K..
DAVALI : ALACAKLI: 



Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu isle ilgili dosya daireye gönderilmis olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yeliz Aziz Peker tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra isin geregi görüsülüp düsünüldü :
Sikayetçi ipotek borçlusu icra mahkemesine basvurusunda; sair iddiaları yanında satıs ilanının usulsüz teblig edildigini ileri sürerek ihalenin feshini istemis, ilk derece mahkemesince satıs ilanı tebliginin usulüne uygun oldugu ve sair fesih sebeplerinin de yerinde olmadıgı gerekçesi ile sikayetin reddine karar verilmis, sikayetçinin mahkeme kararına karsı istinaf yoluna basvurması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2019/15 E. - 2019/259 K. sayılı kararı ile, sikayetçiye yapılan satıs ilanı tebliginin, teblig zarfının açık mavi renkli olmadıgı belirtilerek usulsüz oldugu gerekçesi ile sikayetçinin istinaf basvurusunun kabulü ile sikayetin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmis, hüküm alacaklı tarafından temyiz edilmistir.
7201 sayılı Kanunu'nun "Teblig Imkansızlıgı ve Bilinen Adreste Tebligat" baslıklı 21/2. maddesi ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamıs veya o adresten sürekli olarak ayrılmıs olsa dahi, teblig memuru teblig olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karsılıgında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıstırır. Ihbarnamenin kapıya yapıstırıldıgı tarih, teblig tarihi sayılır.'' hükmünü, "Usulüne Aykırı Tebligin Hükmü" baslıklı 32.maddesi de; ''Teblig usulüne aykırı yapılmıs olsa bile, muhatabı teblige muttali olmus ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettigi tarih, teblig tarihi addolunur.'' hükmünü içermektedir.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Bilinen adreste tebligat" baslıklı 16/2.maddesinde; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca baskaca adres arastırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan teblig zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek
bu adrese tebligat yapılacagına dair mesruhata yer verilir." düzenlemesi, yine aynı Yönetmeligin 79/2. maddesinde de "Bu Yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; ipotek borçlusu F.. K...'a çıkartılan satıs ilanı tebligatının 16.4.2018 günü, muhatabın adresten ayrıldığından bahisle iade edildiği, borçlunun mernis adresine, "adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat" bulunan tebligatın 04.5.2018'de tebliğ edildiği, tebligat zarfının ise beyaz renkli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şikayete konu tebligatta, kanun ve yönetmeliğe uygun olacak şekilde, tebligin, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılacağına ilişkin usulüne uygun mesruhat bulundugu nazara alındıgında tebligin usule uygun yapıldığı anlasılmaktadır. Tebligatın açık mavi zarfla yapılmasının aranmasının ise, asırı sekilcilik oldugunun, icra dairelerinde mavi renkli zarf bulunmaması halinde, beyaz renkli zarfa usulüne uygun sekilde söz konusu serhin yazılması halinde, salt zarfın beyaz renkli olması nedeniyle usulsüz oldugu sonucuna varılamayacagının kabulü gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 06.02.2019 tarih ve 2019/15 E. - 2019/259 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile degisik IIK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), pesin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


ÖNCEKİ KARARLARDAN : 

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/11780
K. 2017/2991
T. 1.3.2017
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Borçlu tarafından, icra mahkemesine yapılan başvuruda; sair şikayetlerinin yanında ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu da ileri sürülerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece; tebliğ işleminin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi kapsamında usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle usulsüz tebliğ şikayetinin, süre aşımı sebebiyle de diğer şikayetlerin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebliğ İmkansızlığı ve Bilinen Adreste Tebligat" başlıklı 21/2.maddesi; ''Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır'' hükmünü, "Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü" başlıklı 32. maddesi de; ''Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur'' hükmünü içermektedir.
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16/2. maddesinde; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79. maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebliğ zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir” düzenlemesi, yine aynı Yönetmeliğin 79/2. maddesinde de; “Bu yönetmeliğe ekli örneklere göre bastırılacak evrakın beyaz renkte olması gerekir. Ancak 16. maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, mernis adresine çıkartılan tebligat evrakında, sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında, tebligatı çıkaran mercii tarafından tebliğ zarfı üzerine, 7201 Sayılı Kanun'un 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında; “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, bu adrese Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği, ayrıca tebliğ zarfının beyaz renkli olduğu, dolayısıyla yapılan tebliğin, 7201 Sayılı Kanun'un 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Usule aykırı tebliğin hükmü ise yukarda yer aldığı gibi 7201 Sayılı Kanun'un 32. ve benzer düzenlemenin yer aldığı Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan maddelerde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatap tebliğe muttali olmuş ise geçerli sayılıp, muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiştir.
O halde mahkemece, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca muhatabın beyan ettiği ıttıla tarihinin, tebliğ tarihi olarak kabulü ile, tebligat tarihinin buna göre düzeltilerek, borçlunun diğer şikayetlerinin esaslarının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
  
27.7.2019 13:13:13

Yorumlar


Adınız:





Web Tasarım ve Yazılım Dizaynist Bilişim