İptali kesinleşmemiş ödeme emri varken 2.kez ödeme gönderilebilir mi ?

Haberler

Mahkemece; iptali kesinleşmemiş ödeme emri olmasına rağmen, mükerrer ödeme emri çıkarılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Ancak takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararlarının kesinleşmesi gerekmeyeceğinden ve ilk ödeme emri iptal olmakla icra müdürlüğünce İİK'nun 61.maddesi hükümlerine uygun olarak yeniden ikinci bir ödeme emri tebliği zorunlu olmakla aksine düşüncelerle oluşturulan mahkeme kararının bozulması yoluna gidilmiştir.

12. Hukuk Dairesi         2009/30279 E.  ,  2010/11861 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ordu İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2009
NUMARASI : 2009/141-2009/563

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, icra mahkemesine başvurusunda; kendisine 31.01.2009 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri üzerine 04.02.2009 tarihinde takibe itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu ödeme emrine karşı; dayanak belgenin eklenmediğine ilişkin şikayetinin Ordu İcra Mahkemesi 2009/47/181 sayılı kararı ile kabul edilerek, ödeme emrinin iptal edildiği, buna dair verilen kararın henüz kesinleşmediği ve itirazı ile ilgili olarak da Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde itirazın iptali davası açıldığından bahisle, yeniden ödeme emri çıkarılması işleminin mükerer olduğunu, 24.03.2009 tarihli ödeme emri tebliğine dair icra memuru işleminin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; iptali kesinleşmemiş ödeme emri olmasına rağmen, mükerrer ödeme emri çıkarılamayacağı gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Ancak takibe yönelik itiraz ve şikayetler hakkında verilen icra mahkemesi kararlarının kesinleşmesi gerekmeyeceğinden ve ilk ödeme emri iptal olmakla icra müdürlüğünce İİK'nun 61.maddesi hükümlerine uygun olarak yeniden ikinci bir ödeme emri tebliği zorunlu olmakla aksine düşüncelerle oluşturulan mahkeme kararının bozulması yoluna gidilmiştir.
Kabule göre de; tebligatın vekile değil asile yapıldığı hususunun re'sen gözetilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki Haber

HSK'nın tavsiye kararı: Hakim ve savcıya kitap hediye etmek yargı etiğine engel değil

Sonraki Haber

Yargı reform paketi yasalaştı: Ceza dairelerinin temyiz edilebilecek kararlarının kapsamı büyüdü

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap