Avukatın ilamı iki kez takibe koyması

Avukatlık-Barolar

Tarih
12.10.2018
Esas
2018/636
Karar
2018/926

 * Aynı mahkeme ilamının ikinci kez icraya konulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Tahsil edilen paranın sonradan şikâyetçiye iade edilmiş olması disiplin suçu oluşturan eylemi ortadan kaldırmaz.

 (Av. Yas. 34, 134 TBB Mes. Kur. 3,4,)


 

 

 

Şikâyetli avukat hakkında, “... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2012 gün ve 2012/262 esas, 2012/738 karar sayılı ilamı ile şikâyetçi aleyhine hükmedilen dava vekâlet ücreti dosyanın diğer avukatı tarafından icra kanalıyla tahsil edildiği halde, aynı ilama dayalı olarak başlattığı icra takibi ile anılan vekâlet ücretini yeniden tahsil ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek ceza tayin edilmiştir. 

Usulüne uygun tebligata rağmen şikâyetli avukat soruşturma ve kovuşturma aşamasında savunma vermemiştir. 

İncelenen dosya kapsamından Baro Yönetim Kurulu’nun 14.06.2017 günlü toplantısında şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

 ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2012 gün ve 2012/262 esas, 2012/738 karar sayılı ilamı ile; davacılar şikâyetçi ile Y.K.’nın davasının hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddedildiği, davacılar aleyhine1.200 TL karşı yan vekâlet ücretine hükmedildiği, 

Bahsi geçen ilamın; davalılar vekili sıfatıyla dava dışı Avukat Y.G. tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2013/296 esas, şikâyetli avukat tarafından da (Kapatılan) ... 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4628 esas sayılı dosyası ile 23.05.2013 tarihinde icra takibine konu edildiği, 

 Aynı gün başlatılan icra dosyalarından, ... İcra Müdürlüğündeki dosyanın 21.06.2013 tarihinde borcun ödenmesi üzerine infazen kapatıldığı,  (Kapatılan) ... 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4628 esas sayılı takip dosyasının ise; borçlunun aracının haczedilmesi, bankalara haciz ihbarnamesi gönderilmesi üzerine borçlunun … bankasındaki parasına haciz konulmak suretiyle borcun 09.01.2014 tarihinde tahsil edilmesi ve 15.01.2014 tarihinde alacaklı vekili şikâyetlinin bakiye alacaktan feragat etmesi üzerine kapatıldığı, 

Soruşturma aşamasında raportör üyenin hazırladığı 13.06.2017 günlü soruşturma raporunda;  şikâyetçinin Avukat S.Ö. ve Avukat Y.G. hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapmış olduğu şikâyete ilişkin 28.01.2014 gün ve 2014/79 muhabere numaralı fezleke ile; “Şikâyetli Avukatların ayrı ayrı ve tam ücret üzerinden başlattıkları icra takibinin her ne kadar usulsüz olduğu düşünülmekte ise de; konunun fazla ve haksız olarak tahsil edilen vekâlet ücretinden kaynaklandığı, şikâyetçinin alacağının Hukuk Mahkemelerinde açılacak dava yoluyla giderilebileceği” düşüncesiyle şikâyetli avukatlar soruşturma açılmasını gerektirecek cezai bir unsur bulunmadığı sonucuna varıldığının belirtildiği, 

Baro Disiplin Kurulu’nun, “İcra takibine konu edilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/262 esas, 2012/738 karar sayılı dosyaya ibraz edilen vekâletnamede her ne kadar şikâyetli avukatın yetkilendirildiği görülmekte ise de dosya yalnızca Avukat Y.G. tarafından takip edilmiştir. Kararda Avukat Y.G. taraf avukatı olarak yer almaktadır. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/262 esas, 2012/738 karar sayılı dosyasında Avukat S.Ö.’nün vekil olarak adı geçmemektedir. 

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Şikâyetli avukat tarafından Avukatlık Kanunu’nun 34, 134. maddeleri ile Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4 ve 25. maddelerinin ihlal edilmiş olduğu kanaatine varılmıştır.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin ettiği, 

Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde ceza olmadığı, 

Şikâyetli avukat 02.05.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; 01.01.1999 - 31.03.2008 tarihleri arasında Avukat Y.G. ile ortak çalıştıklarını, çok öncede tanıdığı ve arkadaşı olan N.S.’nin ofisine gelerek halasının mirasıyla ilgili sorunları olduğunu ve ilgilenmesini istediğini, Avukat Y.G.’nin mevcut ortaklık nedeniyle vekâletnamede isminin yer aldığını ayrıca müvekkillerin hiçbirini tanımadığını, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/463 esas sayılı dosyasını 23.11.2007 tarihinden itibaren takip etmeye başladığını, Mahkemece 25.celsde görevsizlik kararı verildiğini, verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/262 esasına kaydı yapılan dosyada 3.celse davanın reddine karar verildiğini, ilk celseye aynı adliyede işi olması nedeniyle Avukat Y.G.’nin katıldığını, bunu da kendisinin sonradan öğrendiğini, kararın davacılar tarafından temyiz edildiğini, Yargıtay ilamının kendisine tebliğ edildiğini, Y.G.’nin icra takibi yaptığını çok sonradan öğrendiğini, banka üzerinden yapılan tahsilatın tamamını şikâyetçiye iade ettiğini, yapılan takipler dolayısıyla şikâyetçinin herhangi bir zararının olmadığını, şikâyetçi ile aralarında husumet olduğunu, yaptığı icra takibinin usulüne uygun olarak şikâyetçi vekiline tebliğ edildiğini, Baro Disiplin Kurulu’nca gerekli inceleme yapılmadan, müvekkillerin kimi vekil tayin ettiği tespit edilmeden ve müvekkilleri dinlenmeden karar verildiğini belirterek mezkûr cezanın ortadan kaldırılmasını talep ettiği, 

 İtiraz dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, şikâyetçinin itiraza cevap vermediği görülmüştür. 

Avukatlık Kanunu’nun 34.maddesi, “Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” 

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3. maddesi, “Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.”

 

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 4. maddesi, “Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.” hükümlerini amirdir. 

Tahsil edilen paranın sonradan şikâyetçiye iade edilmiş olması disiplin suçu oluşturan eylemi ortadan kaldırmaz. Aynı mahkeme ilamının ikinci kez icraya konulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu nedenlerle şikâyetli avukatın eyleminin disiplin suçu oluşturduğuna ilişkin Baro Disiplin Kurulu kararı hukuken isabetli olmakla itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir. 

Gereği düşünüldü: 

1-Şikâyetli avukatın itirazının reddine, ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Uyarma Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 13.12.2017 gün ve 2017/19 Esas, 2017/14 Karar sayılı kararının ONANMASINA

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere, 

Katılanların oy birliği ile karar verildi.

Önceki Haber

avukatın icra takibinden sonra borçluya sms ve mektup göndermesi

Sonraki Haber

Uzman görüşü ile bilirkişi raporunun esaslı nitelikte çelişkili olması

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap