İtirazın uyap üzerinden yapılması-Islak imzalı dilekçenin havale tarihi -Süreli işlemlerde gözetilecek hususlar

Davalar-Soruşturmalar-Ceza Hukuku

16. Ceza Dairesi         2019/6269 E.  ,  2019/6435 K.


"İçtihat Metni"



TALEP:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2019 tarih ve 2019/55228 sayılı yazısı ile; Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret ve iftira suçlarından şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/12/2018 tarihli ve 2018/818 soruşturma, 2018/5601 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süre yönünden reddine ilişkin mercii Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/01/2019 tarihli ve 2019/1 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğince, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 05/12/2018 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekiye 13/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği ancak anılan karara karşı müşteki vekili tarafından yasal süre geçtikten sonra 31/12/2018 tarihinde itiraz edildiğinden bahisle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde, “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki, 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 95. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 38 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen “Elektronik işlemler” kenar başlıklı 38/A maddesinin 9. fıkrasında yer alan "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, müşteki vekilinin itiraz dilekçesinin ... ortamında ve itiraz süresinin son gününün bitiminden önce saat 17:54:23'de verilmesi karşısında, başvurunun yasal süresinde olduğu kabul edilerek, esas yönünden itirazın kabul veya reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/05/2019 gün ve 94660652-105-06-5314-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak Dairemize gönderilmiştir.

OLAY:

Türkiye Eskrim Federasyonu Başkanlığı vekilinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu, 81 sayfadan ibaret şikayete konu paylaşımları içeren ekran görüntülerinin yer aldığı belgeleri de içerir 23.01.2018 tarihli dilekçesi ile; şüpheliler ... ve ... adlı kişilerin, ... sayfaları üzerinden eskrimde birliktelik adlı ... grubunda yaptıkları paylaşımlarla ...'na karşı zincirleme olarak hakaret ve iftira suçlarını ayrıca şahsi hesaplarından da Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işledikleri iddiası ile ...'ın ve ... adlı kullanıcının da kimliğinin, IP adresinden tespit edilip soruşturmalarının yapılarak haklarında kamu davası açılması istemi ile suç duyurusunda bulunması üzerine; Ankara Cumhuriyet savcısınca TCK'nın 299/1, 125/1 maddelerine istinaden, 23.01.2018 tarihinde Basın Soruşturma Bürosuna havale edilen dilekçesinin, Basın Suçları Soruşturma Bürosunca 2018/818 hazırlığa kaydının yapılarak soruşturmaya başlanıldığı görülmüştür.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosunun 2018/818 soruşturma no, 2018/5601 karar nolu 05.12.2018 tarihli, 2016 ve 2017 yıllarında hakaret, iftira ve Cumhurbaşkanına hakaret suçundan şüpheliler ... ve ... hakkında yürütülen ve özetle; Türkiye Eskrim Federasyonu Başkanlığı vekilinin 23.01.2018 tarihli şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 5237 sayılı Kanunun 125. maddesinin 5. fıkrasında kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçunun yaptırım altına alındığı, tüzel kişilere hakaret edilmesi halinde cezalandırılmalarının 765 sayılı TCK'dan farklı olarak yeni TCK hükümlerine göre mümkün olmadığı, müşteki kurumun yasada belirtilen "kurul" kavramı içerisinde de değerlendirilemeyeceği; 5237 sayılı TCK'nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunun tüzel kişilere yönelik işlenemeyeceği ancak özel hukuk hükümlerine göre hakların saklı olduğu; aynı kanunun 299. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanına hakaret suçu yönünden ise müşteki federasyonun suçun mağduru olamayacağından, yapılan başvurunun ihbar kabul edilerek başlatılan soruşturma kapsamında ...'ın kullandığı hesaptan yapılan paylaşımlara yönelik olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmaların sonuca bağlandığından mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği, Sadettin Özer'in paylaşımlarında ise suçun yasal unsurlarının oluşmadığının belirtildiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği görülmüştür.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Ankara Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itiraz edilebileceği belirtilmiştir.

"2018/5601" sayılı takipsizlik kararının içerisinde bulunduğu belirtilen ve müşteki vekilinin dilekçesinde bildirdiği adresten farklı bir adrese çıkartıldığı anlaşılan tebligat zarfında yer alan şerhe göre tebligat muhatabın çarşıda olması nedeni ile işyerinde birlikte çalıştığını beyan eden işçisine 13.12.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. PTT veritabanından yapılan 31.12.2018 tarihli sorgulama sonucuna göre de tebligatın işyerinde daimi çalışana 13.12.2018 tarihinde teslim edildiği belirtilmiştir.

Müşteki vekilince 28.12.2018 (Cuma günü) tarihli Ankara Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ... üzerinden sunulan ve 31.12.2018 tarihinde de Cumhuriyet savcısınca ıslak imza ile havale edildiği anlaşılan dilekçesi ile 05.12.2018 tarihli 2018/818 soruşturma ve 2018/5601 basın karar sayı ile verilen kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara yönelik itirazlarını yazılı olarak sunarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Cumhuriyet savcısınca 31.12.2018 tarih (pazartesi) 2018/818 basın soruşturma nolu yazı ile yapılan itiraz nöbetçi sulh ceza hakimliğine soruşturma evrakı ile birlikte gönderilmiştir.

Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/1 değişik iş sayılı 04.01.2019 tarihli kararı ile özetle müşteki vekiline kararın 13.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 31.12.2018 havale tarihli dilekçesi ile 15 günlük yasal itiraz süresi geçtikten sonra itirazda bulunduğundan bahisle itirazın süre yönünden reddine kesin olarak karar verilmiştir.

İtiraz merciince verilen kesin kararın elektronik tebligat yoluyla 14.01.2019 tarihinde müşteki vekilinin e-posta adresine gönderildiği ve alıcısı tarafından aynı tarihte açıldığı, yasal süre kapsamında da 19.01.2017 tarihinde 23:59:59 da okundu sayıldığı, e- tebliğ mazbatasından anlaşılmıştır.

Müşteki federasyon vekilinin Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 07.03.2019 tarihinde ... sisteminden gönderilen ve 15.03.2019 tarihinde havalesinin yapıldığı anlaşılan dilekçesinde, bahse konu karara yasal süresi içerisinde, ... sistemi üzerinden, saat 17:54:23'te itirazlarını bildirir dilekçesini sunduğunu, ancak dilekçe üzerinde yazılı olan havale tarihinin esas alınması sureti ile süresinde itirazda bulunmadığından bahisle kesin olarak verilen hukuka aykırı kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Cumhuriyet savcısının, müşteki vekilinin 28.12.2018 tarihinde saat 17:54:23'te itiraz dilekçesini ... üzerinden elektronik imzalı olarak göndermiş olmasına rağmen 5271 sayılı CMK'nın "Elektronik İşlemler" başlıklı 38/A-9 maddesinde yer alan "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter" hükmüne aykırı olarak müşteki vekilinin süresinde yapmış olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle itirazın esas yönünden incelenmesi yerine yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırılık içerdiği değerlendirmesi ile dosya Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne 26.03.2019 tarihinde gönderilmesine müteakip, 16.05.2019 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından kesin kararın kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.

KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI:

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yasal süresi içerisinde itirazda bulunup bulunulmadığına yöneliktir.

İLGİLİ MEVZUAT ŞÖYLEDİR;

11.02.1959 tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu

Elektronik tebligat:

Madde 7/a - (Ek : 11/1/2011-6099/2 md.) (Değişik:28/2/2018-7101/48 md.)

Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.

1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.

2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.

3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.

4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.

5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.

6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.

7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.

8. Noterler.

9. Baro levhasına yazılı avukatlar.

10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.

11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.

Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.

Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşki-latı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir

Vekile ve kanuni mümesile tebligat:

Madde 11 – (Değişik birinci fıkra : 6/6/1985 - 3220/5 md.) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.

(Ek ikinci fıkra: 11/1/2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.

Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.

Cumhuriyet Başsavcılığına tebligat:

Madde 43 – Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak tebligat, tebliğ olunacak varaka aslının kendisine gösterilmesiyle olur. Bu tebliğ bir mehile başlangıç olacaksa, Cumhuriyet Müddeiumumisi gösterildiği günü varakanın aslına işaret ve imza eder.

Resmî Gazete Tarihi: 25.01.2012 Resmî Gazete Sayısı: 28184/ Tebligat Kanunun Esas ve Usüllerine Dair Yönetmeliğin;

Vekile tebligat

MADDE 18 – (1) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekile bürosunda yapılacak tebligat, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.

(2) Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmesine ilişkin hükümleri saklıdır

Usulüne aykırı tebliğin hükmü

MADDE 53 – (1) Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır.

(2) Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.

(3) Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir.

Cumhuriyet başsavcılığına tebligat

MADDE 65 – (1) Cumhuriyet başsavcılığına yapılacak tebligat, tebliğ olunacak evrak aslının gösterilmesi ya da elektronik ortamda gönderilmesi suretiyle yapılır. Tebligatın belgelendirilmesi için, elektronik ortamda güvenli elektronik imzalı olarak gönderilen evrak hariç olmak üzere Cumhuriyet savcısı tarafından evrak aslına “Görüldü” ibaresi yazılarak imzalanır.

(2) Şu kadar ki, bu Tebliğ bir sürenin başlangıcına esas olacaksa, Cumhuriyet savcısı evrakın gösterildiği günü de evrak aslına yazar ve imzalar.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun

Tebligat usulleri

Madde 37 – (1) Tebligat, bu Kanunda belirtilen özel hükümler saklı kalmak koşuluyla, ilgili kanunda belirtilen hükümlere göre yapılır.

(2) Uluslararası andlaşmalar, yazılı belgelerin doğrudan doğruya postayla veya diğer iletişim araçlarıyla gönderilmesini kabul ettiğinde; yurt dışına yapılan tebligat, iadeli taahhütlü posta veya diğer iletişim araçları ile gerçekleştirilir.

Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat

Madde 38 – (1) Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken evrakın aslının verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa verildiği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın aslına yazılır.

Elektronik işlemler

Madde 38/A – (Ek: 2/7/2012-6352/95 md.)

(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (...) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, ... vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.

(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak ...’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.

(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.

(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez

(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde ...’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.

(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.

(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak ...’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.

(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir.

(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.

(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden ... vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. ...’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.

(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin ...’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir

Cumhuriyet savcısının kararına itiraz

Madde 173 – (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.

(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.

(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.

(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.

(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.

Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet başsavcılıkları idari ve yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesine dair yönetmeliğin

...’ın kullanılması

MADDE 5 ‒ (1) İş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemler ... ortamında gerçekleştirilir.

(2) ... kullanıcıları iş listesini günlük olarak kontrol etmek, işlemlerin gereğini yerine getirmek, ihtiyaç duyulan alanlarda veri ve bilgilerin derlenmesi, değerlendirilmesi ile gerekli adlî istatistiklerin üretilmesine esas bilgileri güvenilirlik, tutarlılık ve güncellik ilkelerine uygun olarak ... ortamına tam ve eksiksiz girmekle yükümlüdür.

(3) Fizikî olarak verilen ve gönderilen her türlü evrak, elektronik ortama aktarılarak ...’a kaydedilir ve ilgili birime gönderilir.

(4) İhtiyaç duyulan nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden ... vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fizikî olarak istenilmez. ...’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler zorunlu olmadıkça ayrıca fizikî ortamda gönderilmez.

(5) Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle ... vasıtasıyla birimlere elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.

(6) Gelen evraktan sorumlu personel, ... üzerinden birimlere gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhâl ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Onay gerektiren evrak ilgilinin iş listesine yönlendirilir.

(7) Tutanak, belge ve kararlar elektronik ortamda düzenlenir ve gerekli olanlar ilgilileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanır. Elektronik ortamda düzenlenen ve güvenli elektronik imza ile imzalanan evrak ... kapsamındaki birimlere elektronik ortamda gönderilir. Ayrıca fizikî olarak gönderilmez.

(8) Teknik nedenlerle fizikî olarak düzenlenen belge veya kararlar, engelin ortadan kalkmasından sonra derhâl elektronik ortama aktarılır, yetkili kişilerce güvenli elektronik imza ile imzalanarak ...'a kaydedilir ve gerektiğinde ... vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları mahallinde saklanır, ayrıca fizikî olarak gönderilmez. Ancak, belge veya karar aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır. Elektronik ortama aktarılması imkânsız olan belgeler ise fizikî ortamda saklanır ve gerektiğinde fizikî olarak gönderilir.

(9) ... üzerinde hazırlanmış ve güvenli elektronik imza ile imzalanmış evrakın dış birimlere elektronik ortamda gönderilememesi hâlinde belge veya kararın fizikî örneği alınır, güvenli elektronik imza ile imzalanmış aslının aynı olduğu belirtilerek ilgilisi tarafından imzalanmak sureti ile gönderilir.

(10) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması açısından saat 00:00'a kadar yapılması zorunludur.

(11) Güvenli elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi hâlinde ...’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.

(12) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak ...’ta incelenebilir ve her türlü muhakeme işlemi yapılabilir.

(13) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.

(14) Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai saati sonunda biter.

HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:

Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan başvurunun, kanun yararına bozmanın, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğu, incelemenin karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre isteme bağlı kalınarak yapılacağı hususları dikkate alınarak yapılan incelemede;

Her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ve karara yönelik itiraz dilekçesinin ... işlem kütüklerinin onaylı çıktılarının fiziken dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmış ise de; ... sistemi üzerinden müşteki vekilinin itiraz dilekçesine dair belgenin kütük bilgilerinin incelenmesinde; müşteki vekilince ibraz edilen ... Avukat Portalına ait ekran çıktısından 28.12.2018 tarihinde saat 17:54:23'te gönderildiği anlaşılan itiraz dilekçesinin, 28.12.2018 tarihinde saat 18:09:17'de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ve hem gelen/giden evrak hem de soruşturma sorumlularınca okunduğu, fiziki çıktısının ise 31.12.2018 tarihinde saat 07:45'te alınmasına müteakip, Cumhuriyet savcısınca aynı gün havale edildiği anlaşılmakla; yasal süresi içerisinde yapılan itirazın, ıslak imzalı havale tarihi dikkate alınarak süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair verilen kesin karara yönelik istem yerinde görülmüştür.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.01.2019 tarihli ve 2019/1 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Önceki Haber

Avukata posta yoluyla yapılacak tebligatın hükümsüz olacağı

Sonraki Haber

Duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi ara kararının hükümsüz olacağı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap