İlanen tebligat öncesi yapılacak araştırmanın kapsamı

Haberler

Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresine yapılır. Adreste bulunmama halinde, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır, bulamazsa durumu köy muhtarlığına doğruluğunu onaylatarak tespit etmeli (Tebligat Tüzüğü 28. md.) ve bu durumu da tebliği çıkaran kuruluşa bildirmelidir. Gösterilen adreste tebligat yapılmayan durumda, tebligat çıkaran merci tarafından memurların ve diğer meslek ve sanat erbabının adresleri, mensup oldukları teşkilattan, avukatlarınki Barodan veya Adliye Vekaleti'nden, askeri şahısların adresleri Askerlik Şubesi, Mülki Müdafa Vekaleti gibi salahiyetli mercilerden sorulur. (Tebligat Tüzüğü 13. md.) Belirtilen özel ve resmi kuruluşların içinde adres tespitinin yapılabileceği Nüfus, Tapu İdareleri, Belediye,SGK ve Sivil Savunma gibi kuruluşlar da yer almaktadır. Adres araştırmasının sadece zabıtaya yapılan bir inceleme ve davacı vekilinin beyanı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılan yazı ile sınırlı tutulması Tebligat Tüzüğü'nün 13. maddesine aykırıdır.


Tebligat Tüzüğü'nün 13. maddesine uygun bir inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırılmasıyla yetinilip, adresin meçhul olduğu kabul edilerek tebligatın ilanen yapılması davada davalının savunması hakkını kısıtlar. O nedenle adres araştırmasının titizlikle yapılması zorunludur. HUMK'un 73. maddesi gereğince taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça mahkemece karar verilemez.


17. Hukuk Dairesi         2018/13 E.  ,  2019/12009 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

MAHKEMESİ : Sincan 1. Sulh Hukuk Mahkemesi


Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, dair verilen hükmün süresi içinde,davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:


-K A R A R-


Davacı vekili, asıl davada; davalı ... adına kayıtlı bulunan aracın müvekkiline ait park halindeki araca çarpıp kaçması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.198.136.000 TL. onarım ve işçilik bedeli, 525.000.000 TL. araç mahrumiyeti ve 1.200.000.000 TL. araçta meydana gelen değer kaybı ve 185.000.000 TL. tespit için yapmış olduğu mahkeme gideri olmak üzere toplam 7.108.136.000 TL.’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada; davacı müvekkilinin aracında oluşan ve Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/194 Esas sayılı dosyasında görülen zararın poliçe limiti ile sınırlı (4.000,00 YTL) olmak üzere davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının asıl 2004/194 Esas sayılı davasının 4.825,82 YTL. onarım işçilik bedeli, 300,00 YTL. araç mahrumiyet bedeli ve 1.200,00 YTL. değer kaybı olmak üzere 6.325,82 YTL.’lik maddi zarara ilişkin davasının kabulüne, bu miktarların, olay tarihi olan 13/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, fazla istemin reddine;birleşen 2006/777 Esas sayılı davasının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kabulü ile 4.000,00 YTL'nin tahsilde tekerrüre meydan vermemek şartı ile bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı ... vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

1982 Anayasası’nın 36. ve HUMK.’nun 73. maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.

Somut olayda dava dilekçesi, davalının trafik tescil adresi olan ... Polis Lojmanları No:17/A-D4 ... adresine tebliğe gönderilmiş, tanınmadığından bilâ tebliğ iade edilmiştir. Sonraki safhadaki zabıta araştırması yazı cevabına göre "söz konusu adreste davalının tanınmadığı" bildirilmiş,davacı vekilinin 13.10.2004 tarihindeki ”davalı ...’in görünen adresinin polis lojmanları olmasına göre muhtemelen polis memuru olduğu” beyanı üzerine davalı ...’un polis memuru olması ihtimaline binaen Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılan yazının da olumsuz dönmesi üzerine mahkemece başka adres araştırılması yapılmamış, dava dilekçesi ilanen tebliğ edilmiştir.

Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresine yapılır. Adreste bulunmama halinde, tebliğ memuru bulunabileceği yeri araştırır, bulamazsa durumu köy muhtarlığına doğruluğunu onaylatarak tespit etmeli (Tebligat Tüzüğü 28. md.) ve bu durumu da tebliği çıkaran kuruluşa bildirmelidir. Gösterilen adreste tebligat yapılmayan durumda, tebligat çıkaran merci tarafından memurların ve diğer meslek ve sanat erbabının adresleri, mensup oldukları teşkilattan, avukatlarınki Barodan veya Adliye Vekaleti'nden, askeri şahısların adresleri Askerlik Şubesi, Mülki Müdafa Vekaleti gibi salahiyetli mercilerden sorulur. (Tebligat Tüzüğü 13. md.) Belirtilen özel ve resmi kuruluşların içinde adres tespitinin yapılabileceği Nüfus, Tapu İdareleri, Belediye,SGK ve Sivil Savunma gibi kuruluşlar da yer almaktadır. Adres araştırmasının sadece zabıtaya yapılan bir inceleme ve davacı vekilinin beyanı üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazılan yazı ile sınırlı tutulması Tebligat Tüzüğü'nün 13. maddesine aykırıdır.

Tebligat Tüzüğü'nün 13. maddesine uygun bir inceleme ve soruşturmayı kapsamayan adres araştırılmasıyla yetinilip, adresin meçhul olduğu kabul edilerek tebligatın ilanen yapılması davada davalının savunması hakkını kısıtlar. O nedenle adres araştırmasının titizlikle yapılması zorunludur. HUMK'un 73. maddesi gereğince taraflar usulüne uygun olarak iddia ve savunma için mahkemeye çağrılmadıkça mahkemece karar verilemez.

Dosya kapsamında bulunan nüfus kayıt örneğine göre davalının yerleşim yerinin “... Mah. 217. Sok. ... Apt. No:15/8 ...” olduğu anlaşılmaktadır. Davacının adres araştırmasının Tebligat Kanunu ve Tüzük hükümlerine uygun olarak yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı tarafa usulüne uygun biçimde duruşma gününün tebliği ile savunmasına ilişkin delillerin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Bozma kapsam ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'e geri verilmesine, 16/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki Haber

İşe iade davası- davalılar arasında danışık iddiası-işe İadenin hangi işverene yapılacağı-Sorumluluk

Sonraki Haber

Yıkılan binaya 35.maddeye tebligat gönderilmesi-Kapıya asma şartı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap