Çevre Kanunundan kaynaklı idari para cezalarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için para cezasının kesinleşme şartının bulunmadığı

10.3.2020 22:18:51

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/7529 E.  ,  2019/8451 K.


T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2019/7529

Karar No : 2019/8451


TEMYİZ EDEN (DAVALI :

VEKİLİ :

KARŞI TARAF (DAVACI):

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.


YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirket adına …, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün …. tarih ve …. sayılı işlemi ile verilen 139.503- TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle verilen para cezasının iptali istemiyle açılan davanın halen derdest olduğu ve henüz karar verilmediği, kesinleşmemiş kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5326 sayılı Kabahatler Kanununun genel kanun niteliğinde olduğu, idari para cezalarının düzenlendiği kanunlarda, kanun yoluna ilişkin özel bir düzenleme olmaması durumunda Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idari para cezalarının genel bütçeye kaydedileceği, genel bütçeye kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere idarelerine iletildiği, vadesinde ödenmeyen kamu alacağı için dava konusu ödeme emrinin mevzuata uygun olarak düzenlendiği, kararın usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülmektedir.


KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.



TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:


İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Otel inşaatından çıkan hafriyat atığının izinsiz alana dökülmek suretiyle çevrenin kirletildiğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca davacı şirkete Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile 139.503- TL idari para cezası verildiği, kamu alacağının vadesinde ödenmediğinden bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.


İLGİLİ MEVZUAT:

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, aynı Kanunun 55. maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları hususunda bir ödeme emri tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.

2872 sayılı Çevre Kanununun "İdarî yaptırımların uygulanması, tahsil usûlü ve itiraz" başlıklı 25. maddesinin ikinci fıkrasında; "İdarî yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açmış olmak idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz." hükmüne; üçüncü fıkrasında ise; "İdarî para cezalarının tahsil usûlü hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen, 2872 sayılı Çevre Kanununun 25. maddesinin ikinci fıkrasında, idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağı açık bir şekilde belirtilmiş olup, bu düzenleme uyarınca, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden itibaren mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda, cezanın iptali istemiyle dava açılması halinde de borcun kesinleşmesi beklenilmeksizin 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca cezanın takip ve tahsili yoluna gidilebilecektir.

Çevre para cezalarının tahsili konusunda getirilen istisnai nitelikteki bu düzenleme dışında, aynı Kanunun 25. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, idari para cezalarının tahsili usulü hakkında Kabahatler Kanununun uygulanacağına ilişkin hükmün ise, Çevre Kanununun 25. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, ilgili tahsil dairesinin, vadesinde ödenmeyen idari para cezasına karşı açılan davaların kesinleşmesinin beklenmeyeceği yolundaki özel düzenleme dışındaki 5326 sayılı Kabahatler Kanununda öngörülen diğer usul ve esaslar dahilinde borcun tahsili işlemlerinin yürütülmesine ilişkin olduğu sonucuna varılmaktadır.

Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2019 tarihli, E:2018/3454, K:2019/1304 sayılı kararı ile 22/11/2018 tarihli, E:2017/2095, K:2018/5167 sayılı kararı da bu yönde olup, istikrar kazanan söz konusu kararlar da dikkate alındığında, Çevre Kanunundan kaynaklı idari para cezalarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için para cezasının kesinleşme şartının bulunmadığı görülmektedir.

Bu itibarla, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, kamu alacağının henüz kesinleşmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.


KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 02/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.