Mücbir Sebep - Vergi beyannamelerini vermek ve bu beyannamelere göre tahakkuk edecek vergileri ödeme

17.3.2020 14:35:21

T.C.

Danıştay

7.Daire

  


Esas No:2000/2879

Karar No:2000/3092

K. Tarihi:06.11.2000</p>


" İstemin Özeti :

Davacı şirketin 1998 yılına ilişkin olarak verdiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilen fon payının 2'nci ve 3'üncü taksitlerinin vadelerinde ödenmemesi üzerine tahsilleri amacıyla düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada:


1.9.1999 gün ve 23803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 277 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin Mücbir Sebep Hali başlıklı 1'inci bölümünde. 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremin Vergi Usul Kanununun 13'üncü maddesi uyarınca mücbir sebep hali kapsamına girdiği: depremden yoğun olarak etkilenen illerinin merkez ve ilçeleri ile. ../ilinin, ... ve... İlçelerinde, depremden zarar görmüş olsun olmasın, mükellefiyet kaydı bulunan tüm mükelleflerin; ve ... illerinde mükellefiyet kaydı bulunan mükelleflerden ise sadece depremden zarar gören mükellefler için mücbir sebep halinin kabul edildiği:

bu mükelleflerin, mücbir sebep hali sayılan süreye rastlayan beyannamelerini vermek ve bu beyannamelere göre tahakkuk edecek vergileri ödemek zorunda olmadıkları:

ayrıca, 1999 yılının Ağustos ayı içerisinde beyan edilmesi gereken vergiler için afet tarihinden önce verilen beyannameler üzerine tahakkuk eden ancak afet tarihi itibarıyla ödeme süresi geçmemiş olan vergilerin de, mücbir sebep nedeniyle uzayan beyanname verme süresinin son gününe kadar ödenebileceği yolunda düzenlemelere yer verildiği;

olayda, davacı şirketin kanuni iş merkezinin ...: üretim yerinin ise depremden yoğun olarak etkilenen ... İlinde olduğunun ve 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremden üretim yerinin zarar gördüğünün, dosyada mevcut bilirkişi raporundan anlaşıldığı: bu haliyle de mücbir sebep halinin, mükellef yönünden bulunduğunun kabulü gerektiği:


ancak, mücbir sebep halinin başladığı tarihten önce, 29.4.1999 tarihinde verilen beyanname üzerine tahakkuk eden fon payının 2'nci taksidinin vadesinin, mücbir sebebin başlangıcından önce. 31.7.1999 olması nedeniyle, söz konusu borç kısmı için tebliğ hükümlerinden yararlanılamayacağı;

vadesi mücbir sebebin başlangıcından sonraki bir tarih olan 31.10.1999 tarihine rastlayan 3'üncü taksit yönünden ise, tebliğ hükümlerinden yararlanılacağının kabulü icap ettiği gerekçesiyle ödeme emrinin kısmen iptali, kısmen de davanın reddi yolundaki, İstanbul İkinci Vergi Mahkemesinin 13.4.2000 günlü, E:1999/1412; K:2000/495 sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının;


davacının iş merkezinin ...'da olduğu: öte yandan, davacı şirketin depremden zarar gördüğü yolunda herhangi bir başvurusunun bulunmadığı: ödeme emri içeriği alacağın depremden önce tahakkuk ettiği; bu haliyle de, 277 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümlerinden yararlanamayacağı iddialarıyla vergi dairesince: redde ilişkin hüküm fıkrasının da; tebliğde, vadesi gelmiş ya da gelmemiş borçlar arasında ayrım yapılmadığı ileri sürülerek davacı tarafından bozulması istenilmektedir.




Savunmanın Özeti: Yükümlü kurum tarafından savunma verilmemiş olup: vergi dairesince, yükümlü temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.




Tetkik Hakimi Selman Aydın'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, taraflar temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.




Danıştay Savcısı Bilgin Arısan'ın Düşüncesi: Tarafların karşılıklı temyiz dilekçelerinde sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince yerilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.




Açıklanan nedenle tarafların karşılıklı temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.




TÜRK MİLLETİ ADINA




Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü:




Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, tarafların temyiz istemlerinin reddine: kararın onanmasına; 6.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.