P...zvnk' demek neden suç sayılmadı?

Makaleler

'P...zvnk'' demek neden suç sayılmadı?

Eski bir Fransız sosyalist politikacı olan Eon, 2008 yılında, Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin kortejinin geçişi sırasında üzerinde “Casse toi pov’con” (Kaybol, seni beş para etmez dingil” ya da ''defol git gerizekalı'' anlamına gelen) yazılı bir pankart sallar. Çünkü, desteklediği bir göçmen Türk ailenin Fransa'ya iltica başvurusu reddedildiği için Sarkozy Hükümetine kızgındır. Aslında bu sözler, Cumhurbaşkanı Sarkozy tarafından elini sıkmayı reddeden bir çiftçiye söylediği sözlerdir.

Bu eylem nedeniyle cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan Eon'a, Fransız Mahkemesi 30 Euro para cezası verir. Kararda, EON'un GDO'lu üretim yapan bir tarlaya saldırmaktan sabıkası bulunması da göz önünde bulundurulur. Eon, bu karara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (İHAM) itiraz eder. Eon'un başvurusunu haklı gören İHAM, ''Cumhurbaşkanı’nın kendisinin kullandığı ve medyada geniş yer bulan ve halkın, çoğu alaycı bir tonda yaygın yorumunu çeken kaba bir ifadeyi tekrarlayarak, başvuranın, eleştirisini, saygısız bir yergi yoluyla ifade etmeyi seçmiş olduğuna dikkat çekmiştir. Mahkeme, yerginin, pek çok kez, özünde var olan abartma ve saptırma vasıfları yoluyla, doğal olarak kışkırtmayı ve galeyana getirmeyi amaçlayan bir sanatsal ifade ve toplumsal eleştiri biçimi olduğunu gözlemlemiştir.'' Sonuç olarak İHAM, Eon'a cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı 30 Euro para cezası verilmesinin orantısız olduğuna ve demokratik toplum gerekleriyle bağdaşmadına hükmeder.

Peki bu konunun başlıktaki ''p..zvnk'' polemiği ile ne ilgisi var?

Anayasa Mahkemesi, geçtiğimiz hafta verdiği ilginç bir kararla bir hayli konuşuldu. Karara göre; 18/10/2015 tarihindeYeni Akid Gazetesinde, sanatçı M. Gezen'e atfen bir haber yayınlandı." 'Pezevenk' M. ve 'Küfürbaz' Y.ye tepki yağıyor" başlığı ile yayımlanan haberin ilgili kısımları şöyledir: "H. Tv’de 'Sol kırması' [U.D.nin] sunduğu H.A adlı program rezilliklerine bir yenisini daha ekledi. Programın bu haftaki bölümüne katılan 'Pezevenk' [M.G.] ve 'Küfürbaz' [Y.N.Ö], canlı yayında küfürler yağdırırken, vatandaşlar bu edepsizliğe büyük tepki gösterdi.'' şeklindeydi.

Aslında Gazete, Gezen'in bir gün önce Halk TV'de katıldığı bir programdaki sözlerine atıf yapıyordu. Gezen, kendisinin ezan sesinden rahatsız olduğunu iddia eden kesimlere hitaben,

- Ulan siz kimsiniz de bizi sorguluyorsunuz?! Dallamalar, kimsiniz ulan? Siz kaç paralık adamsınız da bizi sorguluyorsunuz? Diyor ki, o mesela şunu da mesela [masanın üzerindeki karton bardağı göstererek] 'O bardaklar niye şeffaf değil? Çünkü içki içiyorlar'. Şimdi burada işte çay içiyor ya da efendim bilmem ne... Diyelim ki içki içiyor, sana ne lan pezevenk?! Yalnız bir şey söyleyeceğim. Hayır bakın bu küfür değil. Azericede pezevenk ' yol gösterendir'. Kesin, kesin. Açın sözlüğü bakın..." şeklinde konuşmuştu.

Gazete hakkında Gezen tarafından açılan üç kuruşluk dava, mahkeme tarafından kabul edildi. Karar, Yargıtay tarafından onanarak kesinleşti. Bunun üzere gazete temsilcileri konuyu bireysel başvuru yolu ile Anayasa Mahkemesi'ne taşıdılar. Anayasa Mahkemesi, yukarıda özetlediğim İHAM'ın verdiği Eon/Fransa kararına atıf yaparak, gazete aleyhine bu ifadeleri nedeniyle hükmedilen üç kuruş tazminatı basın ve ifade özgürlüğüne aykırı buldu.

Anayasa Mahkemesine göre ilk derece mahkemesi, ''haberden bir ifadeyi çekerek yalnızca soyut bir değerlendirmeyle söz konusu ifadenin tahkir edici ve küçük düşürücü olduğuna, haberin bilgilendirme amacının ötesinde bulunduğuna karar vermiştir. Davacı, ihtilaf konusu kelimeyi katıldığı televizyon programında birden çok kez tekrarlamış; kelimenin kaba anlamı dışında bir anlamı daha olduğunu vurgulamıştır. Davacı canlı yayınlanan bir programda dile getirdiği söylemleri sonucunda düşüncelerini gazetecilerin ve vatandaşların tartışmasına açmıştır. Dolayısıyla dava konusu sert söylemin bir ölçüde davacının önceki davranışından kaynaklandığı kabul edilmelidir.

Dolayısıyla başvurucu tarafından yayımlanan haberin kışkırtıcı bir yanının olduğu kabul edilmelidir. Ancak yerme türündeki ifade biçimine karşı yapılan müdahalelerin dikkatle incelenmesi gerekmektedir. Zira, bu ifade biçimlerinin doğasından kaynaklanan; abartılı ve kimi zaman saygı sınırlarını zorlayan bir yönü vardır. Yerme, karşısındaki kişiyi tahrik etmeyi ve kışkırtmayı amaçlayan bir ifade ve toplumsal eleştiri türü olarak karşımıza çıkar. Bu ifade türünün kullanımına karşı tazminata hükmedilmesi, demokratik toplumların olmazsa olmazı olan kamusal sorunların serbestçe tartışılmasında oldukça önemli bir rol oynayan yerme niteliğindeki ifade biçimleri üzerinde caydırıcı etki yapabilir


Korona salgını telaşı içinde gözlerden kaçan bu kararın, özellikle küfürbaz politikacı ve sanatçıların karşısına sıkça çıkacağı ve ''yansıma etkisi'' gereği kendilerine karşı söylenen küfürlü sözlerin ironi ve eleştiri olarak kabul edilebileceği anlaşılıyor.


Nuh Hüseyin Köse -Yargıç 



YAZIDA DEĞERLENDİRİLEN ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ TAM METNİ İÇİN

Önceki Haber

İcra takip işlemleri , ihtiyati hacizler durduruldu - Resmi Gazetede yayınlanan tam metin

Sonraki Haber

Sözleşmedeki mücbir sebep için belge ibrazı koşulu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap