tapu kaydında niteliği garaj olarak tescil edilen ancak fiilen mesken olarak kullanılan alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği

28.3.2021 22:14:39

3. Hukuk Dairesi         2020/11171 E.  ,  2020/8177 K.


MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ


Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen abonelik tesisi davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:


Y A R G I T A Y K A R A R I


Davacı; ev olarak kullandığı taşınmazın garaj tapulu olması nedeniyle doğalgaz abonelik talebinin reddedildiğini, halen ısınma ihtiyacını karşılayamadığını ileri sürerek; sözleşme tesisi ile doğalgazın bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; davacının kullanımındaki taşınmazın garaj niteliğinde bulunduğunu, imar mevzuatına aykırı olarak fiilen meskene dönüştürülmüş olması nedeniyle kaçak yapı olduğunu, EPDK tarafından garaj, çatı, sığınak vb yerlere bireysel abonelik verilmesinin mevzuatta yer almadığı yönünde görüş bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince; dava konusu taşınmazın tapu kaydında garaj niteliği bulunmakla fiilen mesken olarak kullanıldığı, söz konusu taşınmazın kaçak yapı olarak vasıflandırıldığı, ilgili mevzuatta garaj niteliğindeki taşınmaza doğalgaz arzı verileceğine dair hüküm yer almadığı, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı ve keşif neticesi alınan bilirkişi raporunda, dava konusu alanın 3194 sayılı İmar Kanunu ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun ilgili maddeleri gereğince niteliğinin mesken haline getirilip tapuya tescilinin sağlanmayacağının bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge adliye mahkemesince; davaya konu bağımsız bölümün mesken tapu kaydının bulunmadığı, söz konusu bağımsız bölümün garaj niteliğinde olup davacı tarafından fiilen mesken olarak kullanıldığı, bilirkişi raporu ve Belediye tarafından verilen yazı gereği İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanununa uygun hale gelecek taşınmaz niteliğinde bulunmadığı belirlendiğinden doğal gaz arzının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf

başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu kaydında niteliği "garaj" olarak tescil edilen ancak fiilen mesken olarak kullanılan alana doğalgaz aboneliği tesis edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Dava tarihinde yürürlükte olan Doğalgaz Piyasası Kanununun 4 üncü maddesinin (g) bendinin (4) nolu alt bendi; “Dağıtım şirketleri, konut, ticarethane ve sanayi dahil tüketicileri doğal gaz kullanmak için yaptırdıkları veya mevcut olan iç tesisatı kendi teknik personeline veya kendi adına çalışan denetim şirketlerine kontrol ettirebilir. İç tesisatın, yayımlanacak iç tesisat yönetmeliğine uygun olmadığının tespiti halinde, şirket gaz vermeyi reddedebileceği gibi vermekte olduğu gazı da kesebilir. Tüketicinin tesisatı uygun hale getirip tekrar başvurması halinde, aynı işlemler tekrarlanır. İç tesisatta yapılacak izinsiz tadilat, uygunsuz ve kötü kullanım, yanlış ve bozuk ekipman kullanılması, proje dışı tesisat yapımı ile tesisatın bakımsızlığı nedeniyle doğabilecek zarar ve ziyanlardan dağıtım şirketleri sorumlu değildir.”;

Doğalgaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 36 ncı maddesinin birinci fıkrası ise; “Dağıtım şirketi, sorumluluk alanında bulunan tüketicileri talep etmeleri halinde, dağıtım şebekesine bağlamakla yükümlüdür. Ancak bağlantı yapma yükümlülüğü, dağıtım şirketinin tasarrufu altındaki sistemin bağlantı yapmaya imkan veren kapasitede olmasına ve bağlantının teknik ve ekonomik olarak mümkün olması yanında talep sahibinin ilgili mevzuatta öngörülen işlemleri yapmasına bağlıdır. Dağıtım şirketinin, sorumluluk alanı dışına bağlantı yapabilmesi Kurul izni ile mümkündür.” hükmünü içermektedir.

Ne var ki, istinaf aşamasından sonra, 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16’ncı maddenin birinci fıkrasıyla; “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”,

Üçüncü fıkrasıyla; “Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.”,

Onuncu fıkrasıyla; “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.” hükmü getirilmiş; 01/07/2019 tarihli ve 30818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1267 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile de yapı kayıt bedelinin ödeme süresi, 31/12/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

Açıklanan bu kanun değişikliğiyle; yapı kayıt belgesi, yapının kullanılmasına ilişkin geçici statü sağlamış, yapının bu statü ile imara aykırı olmasına karşın idare tarafından kullanılmasına ve talep halinde geçici olarak doğalgaz bağlanmasına izin verilmiş, ayrıca yapının yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.

Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; temyiz aşamasında, davacı tarafından dava konusu taşınmaza ait 01/07/2019 tarihli yapı kayıt belgesinin sunulduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; istinaf aşamasından sonra yürürlüğe girmiş bulunan ve dava konusu yapılan doğal gaz aboneliği ile ilgili olarak halen devam eden davalarda da uygulanması gereken 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi ile temyiz aşamasında sunulan yapı kayıt belgesinin geçerliliğinin devam edip etmediğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işbu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanunun 371 inci maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.