İflasın vekalet ilişkisine etkisi-Vekilin iflastan sonra yapabileceği işler

6.4.2021 22:21:13

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 513/1. maddesine göre, taraflardan birinin iflası ile vekalet ilişkisinin kendiliğinden son bulacağı düzenlenmiş, Aynı maddenin 2. fıkrası ile de, vekâletin sona ermesinin vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürmesi hâlinde, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisinin, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcinin vekâleti ifaya devam etmekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.



23. Hukuk Dairesi         2020/2203 E.  ,  2020/4155 K.


"İçtihat Metni"

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi


Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın yapılmamış sayılmasına yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, davalı şirketin iflas takinde itirazının kaldırılması ile iflasını talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasa dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce, davalı vekilinin iflasın açılması ile bu karara karşı kanun yoluna başvurma yetkisinin son bulmadığı, davalı vekiline gönderilen kanun yoluna başvuruya dair harç ve masrafların bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasına yönelik muhtıra gereğinin belirtilen sürede yerine getirilmediği belirtilerek istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 513/1. maddesine göre, taraflardan birinin iflası ile vekalet ilişkisinin kendiliğinden son bulacağı düzenlenmiş, Aynı maddenin 2. fıkrası ile de, vekâletin sona ermesinin vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürmesi hâlinde, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisinin, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcinin vekâleti ifaya devam etmekle yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda, iflasın açılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının 13.11.2019 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekilinin kararın tebliğinden itibaren 10 günlük yasal süresi içerisinde, 18.11.2019 tarihinde istinaf kanun yoluna müracaat etmesine rağmen istinaf harç ve giderlerini yatırmadığı, ilk derece mahkemesince istinaf harç ve giderlerinin bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması, aksi halde kanun yolundan vazgeçmiş sayılacağına dair ihtarın davalı vekiline 30.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 28.11.2019 havale tarihli dilekçesi ile iflas kararı ile vekalet ilişkisinin sona erdiğini ve dosyanın bundan sonra iflas müdürlüğüne bildirilmesini talep ettiği, bu defa ilk derece mahkemesince iflas harç ve giderlerinin bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için 19.12.2019 tarihinde çıkartılan ikinci muhtıranın iflas müdürlüğüne bildirildiği ve 23.12.2019 tarihinde istinaf harç ve giderlerinin yatırıldığı anlaşılmaktadır.

Az yukarıda da ifade edildiği üzere, 6098 sayılı TBK'nın 513/2. maddesinde iflas kararı ile son bulan vekalet ilişkisi bakımından bir kısım ivedi ve önemli işlerde vekile yetki verildiği, iflas kararının müflisin kişiliği ve malvarlığı üzerindeki sonuçları bakımından bu karara karşı kanun yoluna müracaat edilmesinin de ivedi ve önemli işler kapsamında olduğu, vekilin iflas kararına karşı kanun yoluna başvurma yetkisinin iflas kararının iflas dairesine bildirilmesi ve iflas dairesinin iflas tasfiyesine ilişkin işlemlere başlaması aşamasına kadar devam etmesi gerektiği açıktır.

Bu itibarla, kanun yolu harç ve masraflarının tamamlanmasına yönelik iflas müdürlüğüne yapılan ikinci ihtarnamenin gereğinin yerine getirilmiş olduğu da gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesi'nce ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi yapılması gerekirken istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin 08.10.2020 tarihli kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu incelemesi yapılması için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'na gönderilmesine, kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesine bildirilmesine, 09.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.