Sosyal medya platformları üzerinden hakaret halinde açık kaynaklardan failin kimlik bilgilerinin araştırılması gereği-emsal karar

7.4.2021 15:37:04

4. Ceza Dairesi         2020/18650 E.  ,  2020/18542 K.


"İçtihat Metni"


KARAR


Sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret ve basit tehdit suçlarından meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/09/2019 tarihli ve 2019/88868 soruşturma 2019/44934 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17/12/2019 tarihli ve 2019/5559 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında: “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda müşteki vekilinin, meçhul şüphelinin kullanmış olduğu uzak_şehir kullanıcı adlı instagram uzantılı sosyal medya hesabından “Ahmak, tacizci, Akp'nin uşakları haramiler, çalıp çırpıp hayatlar döndüren haramiler, s..ktir git, hak yiyiciler, hırsızlar, salak, ruh hastası, Allah'ın belası, soyadına tüküreyim, günü gelince kaçacak delik arayacaksınız, o zaman görürsünüz asıl adaleti, kaçacak fare deliği arayacaksınız ” şeklindeki paylaşımlar ile müvekkiline karşı hakaret ve tehdit suçunun işlendiği iddiaları ile yaptığı şikâyet üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca instagram isimli sosyal paylaşım sitesinin ABD'de faaliyet gösterdiği, ülkemizde bu şirketin suça konu eylemleri ile ilgili olarak teknik bilgilerin temin edilebilmesi için ceza hukuku yönünden irtibat kurulabilecek herhangi bir birimin olmadığı bu konuda ABD'ye yazılan istinabe taleplerine de terör ve çocuk pornosu suçları dışındaki tüm suçlar yönünden olumsuz cevap verildiği, işlendiği iddia olunan eylemle ilgili olarak yapılabilecek herhangi bir teknik ya da adli işlem olmadığı, ABD makamlarınca teknik verilerin iletilmemesi nedeni ile Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce herhangi bir araştırma yapılamadığının yapılan yazışmalardan anlaşıldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, söz konusu yazışmaların dosya içerisinde yer almadığının anlaşıldığı, uzak_şehir kullanıcı adlı instagram hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılması, şüphelinin kimlik bilgilerinin tespiti durumunda savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

I- Olay:

Müşteki ...’nin vekili aracılığıyla verdiği, 24/09/2019 havale tarihli dilekçesi ile, “instagram” isimli sosyal paylaşım sitesinden kendisine tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlar yapan bir hesap sahibi hakkında cezalandırılması amacıyla suç duyurusunda bulunduğu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca her hangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın 27/09/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da Bakırköy Sulh Ceza Hakimliğince reddedildiği bu ret kararına karşı da kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Hukuksal Değerlendirme:

CMK'nın 160/1. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya haşlar.", 160/2. maddesinde "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. 172. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak delil/ler bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

CMK'nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK'nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.

CMK’nın 172/3. maddesinde ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır.


İncelenen dosyada; müştekinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, söz konusu sosyal medya hesabı ile ilgili açık kaynak araştırması yaptırılması, şüphelilerin kimlik bilgilerinin kolluk marifeti ile tespitinin sağlanması, tespiti durumunda savunmasının alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken etkin soruşturma yapılmadan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve bu karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III- Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1- Bakırköy 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 17/12/2019 tarihli ve 2019/5559 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2- Aynı kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına,

3- Dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.