Ön inceleme duruşmasında sunulması için verilen kesin sürede sunulmayan telefon mesajlarının hükme esas alınamayacağı

8.4.2021 12:43:21

Somut olayda, davacı-karşı davalı erkek karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde, hakaret vakıasına ve delil olarak telefon mesaj kayıtlarına dayanmış, mahkemece 04/07/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraflara delillerini bildirmeleri için iki hafta kesin süre verilmiş, davacı-karşı davalı erkek verilen sürede telefon mesaj kayıtlarını bildirmemiş, süresinden sonra 02/05/2018 tarihli tanık beyanlarına ve esasa ilişkin sunduğu beyan dilekçesine kadın tarafından gönderilen telefon mesaj kayıtlarını eklemiştir


2. Hukuk Dairesi         2020/2290 E.  ,  2020/3468 K.


"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadının kabul edilen davası ve fer'ileri yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla erkeğin kabul edilen davası, kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tazminatların miktarları, nafakaların miktarları ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Somut olayda, davacı-karşı davalı erkek karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde, hakaret vakıasına ve delil olarak telefon mesaj kayıtlarına dayanmış, mahkemece 04/07/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında, taraflara delillerini bildirmeleri için iki hafta kesin süre verilmiş, davacı-karşı davalı erkek verilen sürede telefon mesaj kayıtlarını bildirmemiş, süresinden sonra 02/05/2018 tarihli tanık beyanlarına ve esasa ilişkin sunduğu beyan dilekçesine kadın tarafından gönderilen telefon mesaj kayıtlarını eklemiştir. Mahkemece bu mesaj kayıtlarına itibar edilerek erkeğin davasının kabulüne karar verilmiştir. Kesin sürede bildirilmeyen delillere dayanılarak kadının az kusurlu olduğunun kabulü ile erkeğin davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Taraflar arasında ortak hayatı temelinden

sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte, davalı-karşı davacı kadından kaynaklı geçimsizliği kabule elverişli başkaca da somut sebep ve deliller tespit edilememiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 166 maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma unsuru erkeğin davasında gerçekleşmemiştir. Bu durumda, erkeğin davasının reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3-Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre ilk derece mahkemesince davalı-karşı davacı kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminat ile nafakaların miktarlarının uygun olduğu ve erkeğin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddi gerekirken kabulü ile tazminatların ve nafakaların miktarlarının indirilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın Erkan'a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 267.80 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Özlem'e geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 30.06.2020