Yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.-Emsal karar

9.4.2021 21:21:32

3. Hukuk Dairesi         2020/1820 E.  ,  2020/3425 K.


Davacı ... İnşaat Taahhüt Dış Ticaret Ltd. Şti. ile davalı ... Film Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aralarındaki menfi tespit ve istirdat davasına dair ...3.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 17/04/2018 tarihli ve 2016/790 E.-2018/351 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 07/10/2019 tarihli ve 2019/689 E.-2019/7526 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.

Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıdan kiraladığı işyerinin bir yıllık kira bedeline karşılık davalıya çek verdiğini, bu çeklerin 25.750 TL kısmının davalıya ödendiğini, işletme ruhsatı almak için başvuru yapıldığında kiralanının davalının mülkiyetinde olmadığını öğrendiğini, bu nedenle işletme ruhsatı alınamadığını, bunun sonucunda zorunlu olarak işine son vererek iş yerini tahliye etmek zorunda kaldığını, davalının kendisinine ait olmayan taşınmazı kiralayarak geçersiz bir kira sözleşmesi tesis ettiğini belirterek çek bedellerine mahsuben ödenen 25.750 TL'nin davalıdan tahsiline ve bedelsiz kalan çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.


Mahkemece, 04/12/2014 tarihli karar ile teklif edilen yemine icabet edilmemesi sonucu davacı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu, yemin metninde açıkça mecura işletme ruhsatı alınmamasında bir kusurlarının bulunmadığına dair yemin teklifi yapıldığı, bu davete icabet edilmediği, davalı vekilinin kira sözleşmesi sunup savunma ileri sürmüşse de bu savunmaya itibar edilmediği, davacının savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediği, bu nedenlerle, teklif edilen yemine icabet edilmemiş olması sonucunda, davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, bu nedenle davalının kira sözleşmesi uyarınca aldığı parayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmesi gerektiği ve elinde kalan çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle İİK.72.maddesi uyarınca davanın kabulüyle dava konusu olup davacının Yapı Kredi Bankası ... Şubesindeki hesabına keşideli 332715 seri numaralı 11.250,00 TL bedelli 30/04/2007 keşide tarihli, yine davacının Akbank ... Şubesindeki hesabına keşideli 6.000,00 TL bedelli 10/03/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 10/06/2007 tarihli ...seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli, 10/07/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 11/08/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 15/09/2007 tarihli...seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 13/10/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 10/11/2007 tarihli ...seri numaralı ve 6.000,00 TL bedelli 15/12/2007 tarihli... seri numaralı çek olmak üzere toplam 9 adet çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu çekler nedeniyle davacının davalıya ödemiş olduğu tutarın istirdadı talebinin kabulüyle 25.750,00 TL alacağın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 10/03/2016 tarih, 2015/6423 Esas, 2016/1851 Karar sayılı ilamı ile, mahkemece taraflara ticari defterlerin ibrazı için verilen kesin süre içerisinde defter ibraz edilmediği, davacının, kira sözleşmesinin bulunduğuna, çeklerin kira bedeli karşılığı verildiğine ve ruhsat alınamaması nedeniyle davalı tarafın kusurlu olduğuna dair davalı tarafa yemin teklif ettiği, davalı tarafın yemin için belirlenen günde duruşmaya katılmadığı, davalı vekilinin yemin davetiyesinin tebliğinin usülsüz olduğu gerekçesiyle yeniden yemin davetiyesi tebliği talep ettiği, Mahkemece davalı tarafa tebliğ edilen yemin davetiye tebliği zarfında HMK 228. uyarınca usülüne uygun şerh bulunmadığı, bu durumda Mahkemece davacının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı ve davalıya tebliğ edilen yemin davetiyesinin HMK 228'e aykırı olduğu dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yemin teklifinin usulüne uygun olarak davalı şirket yetkililerinin her birine ayrı ayrı tebliğ edildiği, belirlenen duruşma gün ve saatinde davalı şirket yetkililerinden hiçbirinin hazır bulunmadığı ve mazeret bildirmediği, yemin metninde açıkça mecura işletme ruhsatı alınmamasında bir kusurlarının bulunmadığına dair yemin teklifi yapılmış olduğu, bu teklifi içeren davete icabet edilmediği, davacı tarafın davalı tarafça sunulan kira sözleşmesine karşı savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini beyan etmiş olması göz önünde bulundurularak, davalı şirket yetkililerinin yemin davetiyesine icabet etmemiş olmaları nedeni ile davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve davacı tarafından sözleşmeye istinaden davalıya vermiş olduğu çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığı, bu çekler nedeni ile davacı tarafından davalıya ödenen 25.750,00-TL'nin davacıya iadesinin gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın İİK.72. maddesi uyarınca kabulüyle dava konusu olup davacının Yapı Kredi Bankası ... Şubesindeki hesabına keşideli 332715 seri numaralı 11.250,00 TL bedelli 30/04/2007 keşide tarihli, davacının Akbank ... Şubesindeki hesabına keşideli 6.000,00 TL bedelli 10/03/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 10/06/2007 tarihli ...seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli, 10/07/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 11/08/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 15/09/2007 tarihli...seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 13/10/2007 tarihli ... seri numaralı, 6.000,00 TL bedelli 10/11/2007 tarihli ...seri numaralı ve 6.000,00 TL bedelli 15/12/2007 tarihli... seri numaralı çek olmak üzere toplam 9 adet çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu çekler nedeniyle davacının davalıya ödemiş olduğu tutarın istirdadı talebinin kabulüyle 25.750,00 TL alacağın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07/10/2019 günlü ve 2019/689 Esas ve 2019/7526 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.

İlama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi talep edilmiş olmakla yeniden yapılan incelemede;


Davacının yemin teklifi üzerine, davalı şirket temsilcilerine 09/11/2017 tarihli duruşmada hazır bulunmaları için ihtarlı davetiye tebliğ edilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekilinin ayrı ayrı, mahkeme hakiminin izinli olması nedeniyle yerine bakacak hakimin kendi duruşmaları olması, duruşmaya ne zaman başlanacağı belli olmadığından mesleki mazeretli sayılmalarına yönelik mazeret dilekçesi ibraz ederek 09/11/2017 tarihli duruşmaya katılmadıkları, söz konusu duruşmada taraf vekillerinin mazeret dilekçesinin okunulması yetinilerek mazeretlerin kabulü ile yeni duruşma gününün verildiği, herhangi bir usuli işlem yaplmadığı ve davalı şirket yetkililerinin hazır olup olmadıklarının tespit edilmediği anlaşılmakta olup bu haliyle davalı şirket yetkililerinin duruşmaya katılmadıkları ve yeminden kaçındıkları kabul edilemez. Bu nedenle, Mahkemenin, davalının yemin davetiyesine icabet etmediği yönündeki kabulü doğru görülmemiştir.


Öte yandan, davacı, taraflar arasında düzenlenen yazılı kira sözleşmesinin kendisinde bulunmadığını beyan etmiş ve taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu, çeklerin kira bedeli karşılığı verildiği, kiralananın işletme ruhsatı alınamamasında kusuru bulunmadığı hususlarında davalıya yemin teklif etmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi vermemiş ise de yargılamada dava konusu taşınmazın asıl kiracısı olduğunu, asıl kira sözleşmesindeki hükme dayanarak asıl kiraya verenin onayı ile davacı ile alt kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin geçerli olduğunu, işletme ruhsatı alınması konusunda davacıya taahhüdü bulunmadığını beyan etmiştir. Davalının aşamalardaki beyanları ile taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğu ve kira borçlarına karşılık çekler verildiği kabul edilmiş olmakla bu hususlar yönünden uyuşmazlık kalmamıştır. Uyuşmazlık kira sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve işletme ruhsatı alınamamasından davalının kusuru olup olmadığı hususundadır.


Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle yemin ve yemin deliline ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.

Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK).


Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225. maddesine göre, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Görüleceği üzere yemin, tarafın kendisinden kaynaklanan (ondan sadır olan) vakıalar hakkında verilebilir.


Kanunda, bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılırken (HMK. m. 225/2), tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıaların yemin konusu olamayacağı (HMK. m. 226) düzenlenmiştir.


Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere işletme ruhsatı alınamamasında davacı kiracının kusurunun olup olmadığı veya kira sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususu yemin teklifine konu olabilecek bir vakıa değildir. Bu durumda Mahkemece, öncelikle davacı kiracının ruhsat için başvuru yapıp yapmadığı, başvuru yapılmış ve kabul edilmemiş ise başvurunun reddinin hangi sebepten kaynaklandığı belirlenerek taraf delilleri de değerlendirmek suretiyle kira sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespit edilmesi, kiralananın tahliye tarihi de açıklığa kavuşturalarak sonucuna göre davacının talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü ile 07/10/2019 günlü ve 2019/689 Esas ve 2019/7526 sayılı ilamın kaldırılmasına ve belirtilen gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.


SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı tarafın karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 07/10/2019 tarihli ve 2019/689 Esas ve 2019/7526 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçeler ile davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 24/06/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.