Silah sayılan terlikle yaralama-ilk haksız hareketin tespiti gereği-haksız tahrik uygulaması

10.4.2021 14:08:39

1. Ceza Dairesi         2021/3669 E.  ,  2021/2547 K.


MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten yaralama

HÜKÜM : Mahkumiyet


Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1)Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; Karaman Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli Adli Tıp Uzmanı olan tek hekim tarafından düzenlenen rapor ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabul ve uygulamaya göre;

2)Karşılıklı yaralama suçlarının işlendiği olayda, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halde sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışmasız bırakılması,

3)Sanığın adli sicil kaydında bulunan, tekerrüre esas alınan Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.02.2009 tarih, 2007/206 Esas - 2009/347 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçundan hapisten çevrilen 3.600 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesi gereğince uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaştırma sağlandı ise adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas olabilecek mahkumiyet hükmünün bulunup bulunmamasına göre 5237 sayılı TCK'nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve 5237 sayılı TCK'nin 50, 51, 58. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

4)Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f.3 maddesine göre, silahtan sayılan terlik ile işlediği iddia, taraf ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu halde mahkeme tarafından sanığın cezasından 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

5)Katılanın suç tarihinde 64 yaşında olması nedeniyle, suç tarihinde beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı belirlenerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

6)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 25.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.