Şirket taşınmazlarının karar alınmaksızın ederinden ucuza satılması-Danışık nedeniyle tapu iptali ve tazminat davası

13.4.2021 13:09:31

11. Hukuk Dairesi         2017/4606 E.  ,  2019/4278 K.


MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ



TÜRK MİLLETİ ADINA


Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/10/2016 tarih ve 2013/236 E- 2016/806 K. sayılı kararın davalılar ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin vazgeçmiş sayılmalarına-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 31/05/2017 tarih ve 2017/254 E- 2017/300 K.sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı istenmiş olup temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.05.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... davalılardan asil ... ve vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ...’in davalı Tekno Mesken Turizm Yatırım AŞ’nin %35 diğer müvekkili ...’ın ise şirketin %11 ortağı bulunduğunu, davalı şirketin ana iştigal konusunun turizm amaçlı tesis inşa etmek ve bu tesislerin işletilmesi ve kiralaması, şirketin tek gelir kaynağının da dava konusu apart otel olarak kullanılan taşınmaz olduğunu, davalı şirketin %54 ortağı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ... ile davalı şirketin küçük hissedarı davalı ...’nun muvazaalı bir işlemle dava konusu taşınmazı davalı ...’e 1.080.000 TL bedel karşılığında devrettiğini, hatta davalı ...’in bu kötüniyetli eylemlerine zemin hazırlamak amacıyla öncesinde müvekkili ...’in şirketteki imza yetkisini kaldırdığını, davalıların yapmış oldukları işlemin batıl olduğunu, satış tutarı daha yüksek bir tutar olarak belirlenmiş olmasına rağmen tapu satış değerinin daha düşük gösterilerek ve diğer ortakları zarara uğratma kastı ile muvazaalı satış işlemi yapıldığını, tapu satış bedelinin gerçek olduğu kabul edilse dahi, TTK m.538/2 ve 421/3-4. m. uyarınca davalının şirketin tek gelir kaynağı olan taşınmazı bu şekilde satma hak ve yetkisinin bulunmadığını, diğer ortakların bu satışa rızaları olmadığı gibi şirketin en önemli aktifinin satışı için genel kuruldan onay ve yetki alınmasının zaruri olduğunu ileri sürerek, muvazaa nedeniyle dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın gerçek satış bedeli ile mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı şirket adına kayıtlı taşınmazı yatırım amacı ile bir emlak komisyoncusu aracılığı ile satın aldığını, davalı ...’in gerek noterde imza sirküleri düzenlenirken, gerek tapuda yapılan devir işlemi yapılırken devir tarihi itibariyle hukuki ehliyet raporunun bulunduğunu, şirket içi ilişkilerden kaynaklanan sorunların taşınmazı iyiniyetle iktisap eden 3. şahıs konumundaki müvekkilini bağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekili, şirketin ana faaliyet alanının gayrimenkul alım satımı olduğunu, şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan karar uyarınca, şirkete ait taşınmazın satımı için ... ve ...’na yetki verildiğini, dava konusu taşınmazın otel olarak işletilmesinin mümkün olmaması ve vergi borçları dikkate alınarak satışına karar verildiğini, satışın gerçek bir satış olduğunu, satım bedelinin şirket hesabına geçtiğini, tek gelir kaynağının satıldığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın satış bedeli ile rayiç bedeli arasında fahiş fark olduğunun tespit edildiği, taşınmazın gerçek satış bedelinin davalı şirket kayıtlarına geçmediği, davalı şirkete ödenen 1.080.000,00 TL'den şirket ortaklarının alacakları olmamasına rağmen 770.000,00 TL tutarın davacı ... ile ...'e aktarıldığı, davalı ... tarafından yatırılan 677.000,00 TL'nin de davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalı şirketin 08/09/2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2011 - 2012 ve 2013 yıllarına ait şirket bilançoları görüşülerek karara bağlanmadığı gibi sözkonusu yıllara ait iş ve işlemlerinden dolayı temsilcilerin ibra edildiklerine dair bir karar alınmadığı, taşınmaz devrinin muvazaalı olduğu ve iptali gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı Tekno Mesken Tur. Yatırım. Tic. A.Ş. adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı ... vekili ile davalılar ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu başkanı ... ve ...’nun tapu işlemleri için müştereken şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları ve şirketin ana iştigal konusunun da temelde gayrimenkul alım satım işi olduğu, davalı şirketin taşınmazlarının tümünün satışa konu edilmediği, sadece dava konusu taşınmazın satışı sözkonusu olup, bu işlemin de davalı şirketin mutad işlemlerinden olduğundan genel kurulu kararı alınmasına zorunluluk bulunmadığı, davacıların bedelde muvazaa iddiasında bulundukları, taşınmazın resmi satış senedinde gösterilen bedeli ile satım tarihindeki rayiç değeri arasında fahiş fark olduğu, davalı ... tarafından satım bedelinin davalı şirkete banka kanalıyla ödendiği, şirket tarafından tahsil olunan 1.080.000,00 TL’nin 770.000.00 TL'lik kısmının yarısının davalı ...'in, diğer yarısının ise davacı ...’in şahsi hesaplarına aktarıldığı, alıcı davalı ...'in davalı şirkete ödediği bedel dışında satım tarihinde davalı ...’in şahsi hesabına 670.000,00 TL yatırdığı fakat bu bedelin davalı şirketin kayıtlarına aktarılmadığı, davalılarca bu miktarın vergi dairesine bildirildiği ve bu konuda ticari defter ve kayıtlarda düzeltmenin yapıldığının belirtildiği, davalı şirket yönetim kurulu başkanının, bir kısım satış bedelini şirket hesabına aktarmaması, yöneticinin şirkete karşı sorumluluğunu doğurursa da, tapu iptaline gerekçe yapılamayacağı, bedelin tapuda düşük gösterildiği, satış bedelinin 670.000,00 TL'lik bölümünün şirket yöneticisine ayrıca banka havalesiyle ödendiği, bu bedelin daha sonra şirkete aktarıldığı, bedelde muvazaanın işlemin geçerliliğine etkisinin olmayacağı, bunun dışında davalılar arasında muvazaa sayılacak bir anlaşmanın bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, HMK’nın 346 ve 352.m. uyarınca, davalılar ... ve Tekno Mesken Turizm Yatırım A.Ş. vekilinin istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmalarına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. m. uyarınca kabulüne, davalının başvurusu nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kapsamı değiştirilerek yeniden esas hakkında hüküm verilmesi gerektiğinden, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin istinafa konu kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmaması ile davalı şirket ana sözleşmesi uyarınca iştigal konusunun arsa ve gayrimenkul satın almak, turistik tesisler kurmak, bunları işletmek, gayrimenkul tahsisi yapmak, kiraya vermek, satmak ve her türlü devir ve temliki tasarruflarda bulunmak olup, davacı tarafça muvazaa iddiasının ispatlanamamış olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı tarafça, muvazaa nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile şirket adına tescili, mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tazmini, TTK'nın 538 ve 421. maddelerine aykırı olarak genel kuruldan yetki ve onay alınmaksızın yapılan taşınmaz satışının iptali ile şirket adına tescili ve mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tazmini, bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın gerçek satış bedeli ile mahrum kalınan müspet ve menfi zararların davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tazmini istemleri ile açılan işbu davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tesciline karar verilmiş, davalılar ... ve Tekno Mesken Tur. Yat. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekilince yapılan istinaf başvurusu sonucunda ise Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ve Tekno Mesken Tur. Yat. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusundan HMK'nın 346 ve 352. maddeleri uyarınca vazgeçmiş sayılmalarına, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

Ancak, yukarıda da açıklandığı üzere davalı şirket ortağı olan davacılar tarafından, yönetim kurulu başkan ve üyesi olan ... ile ... aleyhine şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla açılmış bulunan sorumluluk davası ile şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesini ve tespit edilecek işbu zararın taşınmazı devralan diğer davalı ... ile birlikte davalı gerçek kişilerden tazmini talebi de bulunmasına rağmen anılan talep konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekili tarafından ibraz edilen istinaf dilekçesi ekindeki belgeler de nazara alınarak her bir gerçek kişi davalı yönünden bu talep kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, ... dışındaki davalılardan alınarak davacılara verilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.