Çıraklık hizmetinin tespiti davası_HGK kararı

17.4.2021 14:32:09

33. O hâlde mahkemece; dosya içeriğinde bulunan çıraklık sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 2089 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmasının yanı sıra 23.08.1967 doğumlu davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu ve davacıya ait hizmet cetvelinde davacının 07.01.1985-22.05.1987 tarihleri arası hizmetlerinin davalı işyerinden Kuruma bildirilmiş olduğu hususları da dikkate alınarak davacıya eğitim bilgileri açıklatılmalı, davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde eğitim-öğretim, okula devam durumu ile kalfalık belgesinin olup olmadığı tespit edilmeli, davacıya bir meslek ve sanatın öğretilip öğretilmediği ya da davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığını, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulup tutulmadığını belirlemek için davacı tanıkları ile bordro tanıkları ayrıntılı şekilde yeniden dinlenilmeli, ayrıca tanıklara davacının tam ücret mi yoksa işyerinde çalışan diğer işçilere kıyasen daha düşük bir miktarda ücret mi aldığı da sorulmalı ve davacının sonraki çalışmalarının niteliğini belirleyebilmek amacıyla 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükümleri de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

34. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeler ile bozulmalıdır.



Hukuk Genel Kurulu         2016/1524 E.  ,  2020/442 K.


MAHKEMESİ :İş Mahkemesi



1. Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 5. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar ... ve ... vasisi ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davalılar ... ve ... vasisi ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.


I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4.1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı...’e ait Berk Makine Sanayi unvanlı işyerinde 19.10.1981 tarihinde çalışmaya başladığını ve 1987 yılına kadar çalıştığını, bu çalışmaların 1985-1987 dönemine ait olanların Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında gözüktüğünü, bu dönem öncesi çalışmalarının davalı Kuruma bildirilmediğini belirterek müvekkilinin 19.10.1981-22.05.1985 tarihleri arasındaki kesintisiz hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

4.2. Davacı vekili 07.09.2012 tarihli dilekçesinde; müvekkilinin çalıştığı dönemde işyerinin... tarafından yönetildiği ve bu kişi işyeri sahibi olarak bilindiğinden davalı olarak gösterildiği, Kurum kayıtlarından Berk Makine Sanayi unvanlı işyerinin ...’ya ait olduğu anlaşıldığından davalının ... olarak düzeltilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5.1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının davalı adına kayıtlı işyerinde 1985/1 ilâ 1987/2 arası dönem için hizmetinin bildirildiğini, bunun dışında çalışma kaydı olmadığını, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, şahsi sicil dosyası gibi çalışma olgusunu gösteren her türlü belge ve bilginin toplanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

5.2. Davalı işveren ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, talep konusu dönemde Berk Makine Sanayi ünvanlı işyerinin... ve ... tarafından ortak işletildiğini ve işyerinde sigortasız işçi çalıştırılmadığını, davacının Berk Makine Sanayi ünvanlı işyerinde 19.10.1981-15.12.1984 tarihleri arasında çırak olarak çalıştığını ve 15.12.1984 tarihinde ibraname sunarak kendi isteği ile işten ayrıldığını, çıraklık dönemi sonrasında davacının 07.01.1985 tarihinde iş talebinde bulunması üzerine işe alındığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme Kararı:

6. Bursa 5. İş Mahkemesinin 19.07.2013 tarihli ve 2012/205 E., 2013/499 K. sayılı kararı ile; davacının işyerindeki çalışmalara fiilen katıldığı, emeğiyle işyerine ve işverene katkıda bulunduğundan çırak olarak davalı işyerinde çalıştığının kabul edilemeyeceği, yargılama sırasında dinlenilen bordro tanıklarından ...’in davacının işyerinde ilk üç ay ile altı ay arasında işi öğrenmek için çalıştığını, işi öğrendikten sonra bilfiil imalat işine geçtiği ve çalıştığı süre içerisinde de imalat yaptığını beyan ettiği, davacının davalı işyerinde ilk altı ay çırak olarak daha sonra ise üretim bölümünde çalıştığının anlaşıldığı, davacının 19.10.1982-22.05.1985 tarihleri arasında davalılardan... ve ... adına kayıtlı 26821 işyeri sicil numaralı işyerindeki hizmetlerinin tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı ...’nun 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı 26821 işyeri sicil numaralı işyerindeki hizmetlerinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

7. Bursa 5. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... (SGK/Kurum) ve ... vasisi ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarihli ve 2014/14740 E., 2014/20912 K. sayılı kararı ile; “…Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 19/11/1981 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 19/10/1981 tarihinde Berk Makine Sanayi (Memduha Görker-...) ünvanlı 26821 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, davacının çırak olarak çalışmaya başladığına dair bir ibare bulunmadığı, 01/02/1985 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 07/01/1985 tarihinde Berk Makine Sanayi ünvanlı 26821 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, dava konusu edilen dönem içinde davalı veya başka bir işyerinden hizmet bildiriminin yapılmadığı, 07/01/1985-22/05/1987 tarihleri arasında 26821 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, 26821 sicil numaralı işyerinin 1981/4-1985/3. dönem arası dönem bordrolarının bulunduğu, ücret bordrolarının olmadığı, 26821 sicil numaralı işyerinin ünvanın Özer - ... olduğu ve işyerinin 04/06/1973 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31/01/2005 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığı, tanık beyanlarının alındığı ve tanıkların davacının birkaç ay işi öğrenmek için çalıştıktan sonra üretime yönelik olarak çalışmaya başladığını bildirdikleri anlaşılmaktadır.

Ayrıca, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan Berk Makina Sanayi kaşesi basılarak işveren ile davacının babası Kamil Ispaoğlu arasında imzalanan 19/10/1981 tarihli Çırak Mukavelesinde davacının işyerinde 19/10/1981 tarihinde ücretli çırak olarak çalışmaya başlayacağı, 15/12/1984 tarihli ve davacının ile velisi Kamil Ispaoğlu'nun imzaları bulunan ibraname başlıklı belgede davacının çırak olarak çalışmaya başladığı 19/10/1981-15/12/1984 tarihleri arasındaki bütün haklarını aldığı ve 15/12/1984 tarihinde davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığı, Berk Makina Sanayi kaşesi basılarak işveren ile davacı ... arasında imzalanan iş akdi sözleşmesinde davacının işyerinde 07/01/1985 tarihinde çalışmaya başlayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, davacının davalı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair yazılı belgeler bulunmaktadır ve bu belgelerin aksi ispat edilememiştir. 23/08/1967 doğumlu olan davacının mahkemece sigortalı kabul edilen 19/05/1982-22/05/1985 tarihleri arasında 18 yaşından küçük olması, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlerdirildiğinde davacının çalışmalarının çırak olarak geçtiği anlaşıldığından davacının üretime yönelik çalışmasının hangi tarihte ve ne şekilde başladığına dair araştırma yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.

Yapılacak iş, kabul edilen dönem yönünden gerekirse daha önceden dinlenen bordro tanıklarını yeniden dinleyerek davacının bu dönemde davalı işyerinde yaptığı işin niteliğini tespit etmek, davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığını veya meslek ve sanat eğitimi alıp almadığını, davacının üretime yönelik çalışmasının hangi tarihte ve ne şekilde başladığını açık ve net şekilde belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Kabule göre de; hüküm fıkrasında “davacının 19/05/1982-22/05/1985 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı 26821 işyeri sicil nolu işyerindeki hizmetlerinin tespitine” karar verilmesine rağmen gerekçede “Davacının 19.10.1982-22.05.1985 tarihleri arasında davalılardan... ve Özer PORO adına kayıtlı 26821 işyeri sicil numaralı işyerindeki hizmetlerinin tespitine” karar verildiğinin belirtilerek hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki yaratılması ve davacının davalı işyerinden hizmet bildiriminin 07/01/1985 tarihinde başlamasına rağmen “davacının 19/05/1982-22/05/1985 tarihleri arasında davalılar adına kayıtlı 26821 işyeri sicil nolu işyerindeki hizmetlerinin tespitine” karar verilerek çakışan dönem yönünden hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı işverenler vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

9. Bursa 5. İş Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2015/51 E., 2015/259 K. sayılı kararı ile; Özel Dairenin bozma kararına uyularak dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının ilk etapta davalı işyerinde çırak olarak çalıştığı, daha sonrasında imalat yaptığının anlaşıldığı, özellikle bordro tanıklarından ...’in, davacının işyerinde ilk 3 ay ile 6 ay arasında işi öğrenmek için çalıştığını, işi öğrendikten sonra fiili olarak imalat işine geçtiği ve çalıştığı süre içerisinde de imalat yaptığını beyan ettiği, davacının davalı işyerinde 19.10.1981-22.05.1985 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar vermek gerekmiş ise de, davacı tarafın ilk verilen kararda temyizi bulunmaması nedeniyle davacının 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine yönelik hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı ...’nun 19.05.1982-22.05.1985 tarihleri arasında davalılardan... ve ... adına kayıtlı 26821 işyeri sicil numaralı işyerindeki hizmetlerinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

10. Bursa 5. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vasisi ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

11. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/12724 E., 2015/18489 K. sayılı kararı ile; “…Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 19/11/1981 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 19/10/1981 tarihinde Berk Makine Sanayi (Memduha Görker-...) ünvanlı 26821 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, davacının çırak olarak çalışmaya başladığına dair bir ibare bulunmadığı, 01/02/1985 varide tarihli işe giriş bildirgesi ile davacının 07/01/1985 tarihinde Berk Makine Sanayi ünvanlı 26821 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, dava konusu edilen dönem içinde davalı veya başka bir işyerinden hizmet bildiriminin yapılmadığı, 07/01/1985-22/05/1987 tarihleri arasında 26821 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, 26821 sicil numaralı işyerinin 1981/4-1985/3. dönem arası dönem bordrolarının bulunduğu, ücret bordrolarının olmadığı, 26821 sicil numaralı işyerinin ünvanın Özer - ... olduğu ve işyerinin 04/06/1973 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 31/01/2005 tarihinde kanun kapsamından çıkartıldığı, tanık beyanlarının alındığı ve tanıkların davacının birkaç ay işi öğrenmek için çalıştıktan sonra üretime yönelik olarak çalışmaya başladığını bildirdikleri anlaşılmaktadır.

Ayrıca, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan Berk Makina Sanayi kaşesi basılarak işveren ile davacının babası Kamil Ispaoğlu arasında imzalanan 19/10/1981 tarihli Çırak Mukavelesinde davacının işyerinde 19/10/1981 tarihinde ücretli çırak olarak çalışmaya başlayacağı, 15/12/1984 tarihli ve davacının ile velisi Kamil Ispaoğlu'nun imzaları bulunan ibraname başlıklı belgede davacının çırak olarak çalışmaya başladığı 19/10/1981-15/12/1984 tarihleri arasındaki bütün haklarını aldığı ve 15/12/1984 tarihinde davacının kendi isteğiyle işten ayrıldığı, Berk Makina Sanayi kaşesi basılarak işveren ile davacı ... arasında imzalanan iş akdi sözleşmesinde davacının işyerinde 07/01/1985 tarihinde çalışmaya başlayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda, davacının davalı işyerinde çırak olarak çalıştığına dair yazılı belgeler bulunmaktadır ve dosya kapsamında bu belgelerin aksini ispat edecek tanık beyanları dışında herhangi bir yazılı delil bulunmamaktadır. 23/08/1967 doğumlu olan davacının mahkemece sigortalı kabul edilen 19/05/1982-22/05/1985 tarihleri arasında 18 yaşından küçük olması, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlerdirildiğinde davacının çalışmalarının çırak olarak geçtiği ve davacının üretime yönelik olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak Kuruma bildirimlerinin yapıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı :

12. Bursa 5. İş Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2015/807 E., 2016/56 K. sayılı kararı ile; davacının çıraklıkta geçen döneminin 6 ay olarak belirlendiği, devamında üretime geçtiği ve bu konuda bordro tanıklarının inandırıcı beyanlarının bulunduğunun anlaşıldığı, kısa kararda "davalılardan... ve ... adına kayıtlı" yazılmış ise de bunun sehven yazıldığı aslında "davalı ... adına kayıtlı" yazılması gerektiği, bu nedenle hükümde düzeltme yapıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi:

13. Direnme kararı süresi içinde davalılar ... ve ... vasisi ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.


II. UYUŞMAZLIK

14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımından 23.08.1967 doğumlu davacının 19.05.1982-07.01.1985 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmasının çıraklık statüsünde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.


III. GEREKÇE

15. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde yer alan “…bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Kanun ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” düzenlemeye göre davanın yasal dayanağı mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 3, 79 ve 108. maddeleridir.

16. 506 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. Aynı Kanun’un “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-b maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35'inci maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.

17. Davada konusu yapılan dönemde 05.07.1977 tarihinde yürürlüğe giren 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu (2089 sayılı Kanun/Kanun) yürürlükte olup 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu yürürlükte değildir. Belirtilen nedenlerle çıraklık ilişkisi, çıraklık sözleşmesini düzenleyen 2089 sayılı Kanundaki koşullar dikkate alınarak irdelenmelidir.

18. Atıf yapılan ve özel kanunlardan olan 2089 sayılı Kanun'un 4. maddesi, çırağı; “Bu kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse” olarak tanımlamıştır.

19. Aynı Kanunun 5. maddesi ile çırak olabilmek için gerekli olan nitelik ve şartlar;

“a) En az ilköğrenimini bitirmek,

b) 12 yaşından küçük 18 yaşından büyük olmamak,

c) Seçtiği sanatın gerektirdiği evsafı haiz olmak,

2. Bazı sanatlara alınacak çıraklarda aranacak en küçük yaşlarla en az öğrenim dereceleri Çıraklık Kurulunca tespit ve Milli Eğitim Bakanlığınca ilan olunur.

3. Çıraklık bir öğrenim dönemi olduğundan ilköğrenimini bitirmeyen ve fakat seçtiği sanatın gerektirdiği kabiliyetleri haiz bulunan kimseler, mahalli çıraklık eğitimi komitesinin muvafakati ile çırak olarak alınır, ancak bu gibilerinin kalfalık imtihanına girebilmeleri için çıraklık süresince okur- yazar olmaları şarttır.” şeklinde belirlenmiştir.

20. Yine 2089 sayılı Kanunun 16. maddesi; “İşyeri sahibi veya temsilcisi çırak adayını çalıştırmaya başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile 3 örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecburdur. Çırağın sözleşme süresi içinde reşit olması halinde de çıraklık sözleşmesi devam eder. Çıraklık sözleşmesinin birer örneği taraflara, bir örneği de ilgili teşkilata verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

21. Ayrıca bahsi geçen Kanun’un 20. maddesi ile sözleşmenin bir örneğini mahalli Çıraklık Eğitimi Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu bildirilmiştir.

22. Diğer taraftan, 506 sayılı Kanunun mülga 60. maddesinin (G) fıkrası, “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.” hükmüne amir olup, söz konusu fıkra, 01.04.1981 tarihinde 2422 sayılı Kanunla, 506 sayılı Kanun'a eklenmiştir. Yine aynı Kanunla 506 sayılı Kanun'a eklenen geçici 54. maddede, 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

23. Bu hükümler çerçevesinde öncelikle bir kimseye çırak denebilmesi için o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir.

24. Taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile davacının belirtilen devrede çırak olup olmadığına karar verilirken çalışma ilişkisinin varlığına bakılmalıdır.

25. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.

26. Somut olayda, davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak 19.10.1981 tarihinden 1987 yılına kadar çalıştığını, bu çalışmalarının 1985 yılından itibaren Kurum kayıtlarında göründüğünü ileri sürerek 19.10.1981-22.05.1985 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, davacının davalı adına kayıtlı işyerinde 1985/1 ilâ 1987/2 arası dönem için hizmetinin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı işveren vekili ise, davacının müvekkiline ait işyerinde 19.10.1981-15.12.1984 tarihleri arasında çırak olarak çalıştığını, 15.12.1984 tarihinde ibraname sunarak kendi isteği ile işten ayrıldığını, çıraklık dönemi sonrasında yani 07.01.1985 tarihinde tekrar işe alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

27. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 23.08.1967 doğumlu davacının, 19.10.1981 tarihli işe giriş bildirgesi ile aynı tarihte Berk Makine Sanayi unvanlı 26821 sicil numaralı işyerinde çalışmaya başladığının Kuruma bildirildiği, dava konusu dönem içinde davalı tarafça veya başka bir işyerinden hizmet bildiriminin yapılmadığı, yine 07.01.1985-22.05.1987 tarihleri arasında 26821 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, ayrıca 26821 sicil numaralı işyerinin unvanının Özer-... olduğu ve 04.06.1973 tarihinde kanun kapsamına alındığı, 31.01.2005 tarihinde ise kanun kapsamından çıkarıldığı anlaşılmıştır.

28. Diğer yandan davalı işveren ile davacının babası Kamil Ispaoğlu arasında imzalanan 19.10.1981 tarihli Çıraklık Mukavelesinde davacının ücretli çırak olarak çalışmaya başlayacağı, yine davacının babası tarafından imzalanan 15.12.1984 tarihli “ibraname” başlıklı belgede, davacının işyerinde çırak olarak çalışmaya başladığı 19.10.1981 tarihinden 15.12.1984 tarihine kadar olan bütün haklarını aldığı ve 15.12.1984 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığı bildirilmiştir.

29. Bununla birlikte, davacı ile davalı işveren arasında düzenlenen 07.01.985 tarihli hizmet akdi ile davacının işyerinde 07.01.1985 tarihinden itibaren çalışmaya başlayacağı kararlaştırılmıştır.

30. Ayrıca yargılama sırasında dinlenilen bordro tanıklarından ..., kendisinin davalı işyerinde 1974 yılında çırak olarak çalışmaya başladığını ve 8 yıl boyunca çırak olarak çalıştığını, 1981 yılından itibaren kalfa olarak çalışmaya devam ettiğini, davacının kendisi kalfa olarak çalışırken işyerinde çalışmaya başladığını ve 1987 yılına kadar da davalı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, davacının ilk üç ay ilâ altı ay arasında işi öğrenmek için çalıştığını, işi öğrendikten sonra imalat işine geçtiğini ve çalışma süresi boyunca bilfiil imalat işi yaptığını, yine bordro tanıklarından ..., kendisinin 1982 yıllarının sonlarında işe başladığını, işe başladığı sırada davacının üretim bölümünde bizzat üretim yaparak çalıştığını, bordro tanığı Çetin Tarin ise, kendisinin davacı ile birlikte 1981 yılından çırak olarak işe başladıklarını, işe girdiklerinde birkaç ay işi öğrendiklerini sonrasında bizzat işyerinde diğer işçiler gibi çalışarak üretim yapmaya başladıklarını beyan etmişlerdir.

31. Öte yandan Özel Dairenin 15.10.2015 tarihli ve 2015/12724 E., 2015/18489 K. sayılı ilk bozma kararı ile kabul edilen dönem yönünden gerekirse daha önceden dinlenilen bordro tanıkları yeniden dinlenilmesi ile birlikte davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığının veya meslek ve sanat eğitimi alıp almadığının, davacının üretime yönelik çalışmasının hangi tarihte ve ne şekilde başladığının açık ve net şekilde belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkeme tarafından, Özel Dairenin bozma kararına uyulduğu belirtildikten sonra bozma kararında ifade edilen araştırma ve inceleme yapılmaksızın ilk duruşmada yine aynı karar verilmiştir. Bu aşamadan sonra Özel Dairece 15.10.2015 tarihli ve 2015/12724 E., 2015/18489 K. sayılı karar ile; 23.08.1967 doğumlu olan davacının ihtilaflı dönemde 18 yaşından küçük olması, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde davacının çalışmalarının çırak olarak geçtiği ve davacının üretime yönelik olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak Kuruma bildirimlerinin yapıldığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.


32. Görüldüğü üzere; davacının eğitim durumu, çalışmasının üretime yönelik mi yoksa bir mesleğin öğrenilmesine yönelik mi olduğu aydınlatılmaksızın yani davacının davalı işyerinde geçen hizmetinin mahiyeti duraksamaya yer verilmeyecek şekilde açıklığa kavuşturulmaksızın sonuca gidilmesi isabetli bulunmamıştır.


33. O hâlde mahkemece; dosya içeriğinde bulunan çıraklık sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 2089 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıyıp taşımadığının araştırılmasının yanı sıra 23.08.1967 doğumlu davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olduğu ve davacıya ait hizmet cetvelinde davacının 07.01.1985-22.05.1987 tarihleri arası hizmetlerinin davalı işyerinden Kuruma bildirilmiş olduğu hususları da dikkate alınarak davacıya eğitim bilgileri açıklatılmalı, davacının ihtilaf konusu dönem içerisinde eğitim-öğretim, okula devam durumu ile kalfalık belgesinin olup olmadığı tespit edilmeli, davacıya bir meslek ve sanatın öğretilip öğretilmediği ya da davacının işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıp katılmadığını, meslek ve sanat eğitiminin arka planda tutulup tutulmadığını belirlemek için davacı tanıkları ile bordro tanıkları ayrıntılı şekilde yeniden dinlenilmeli, ayrıca tanıklara davacının tam ücret mi yoksa işyerinde çalışan diğer işçilere kıyasen daha düşük bir miktarda ücret mi aldığı da sorulmalı ve davacının sonraki çalışmalarının niteliğini belirleyebilmek amacıyla 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi hükümleri de göz önünde bulundurularak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

34. Hâl böyle olunca direnme kararı yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeler ile bozulmalıdır.


IV. SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

Davalılar ... ve ... vasisi ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.06.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.