sendikanın seçilmiş yöneticisinin faaliyetleri dolayısıyla sebebiyet verdiği zararın tahsili davası-Görevli mahkeme

23.4.2021 00:13:32

4. Hukuk Dairesi         2017/831 E.  ,  2020/329 K.


MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi



Davacı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (....) vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/09/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; davalının 06-07-08/05/2011 tarihinde gerçekleştirilen 8. Olağan Genel Kurul Toplantısında merkez yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, sendika yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği 20/09/2013 tarihine kadar genel mali sekreter olarak görev yaptığını belirterek, davalının bu sıfatıyla görev yaptığı döneme ilişkin uhdesinde bulunduğu tespit edilen usulsüz ve yersiz harcamalar, kasa açığı ve üzerinde görünen yöneticilik avansı toplamından oluşan alacağın davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı sendika, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında faaliyet göstermektedir. Somut olayda, davanın hukuki dayanağı 4688 sayılı Kanun ile sendika tüzüğüdür.

4688 sayılı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrasında, sendikaların gelirlerini, tüzüklerinde belirtilen amaçları ve bu Kanunda gösterilen faaliyetleri dışında kullanamayacağı ve bağışlayamayacağı belirtilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 28. maddesinin altıncı fıkrasında da aynı husus belirtilmiştir.

4688 sayılı Kanun'un 7. maddesinde de, sendika tüzüklerinde, harcamaların nasıl yapılacağı hususunun yer alması gerektiği belirtilmiştir. Davacı sendikaya ait tüzüğün 55. maddesinde, sarfiyatların yönetim kurulu kararları çerçevesinde mali sekreterler tarafından yapılacağı düzenlenmiştir.

4688 sayılı Kanun’un 14. maddesinde sadece kamu görevlilerinin 4688 sayılı Kanun kapsamındaki sendikalara üye olabileceği belirtilmiştir.

4688 sayılı Kanun'un 43. maddesine göre ise “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır.”

2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 63. maddesi uyarınca, bu kanunun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş mahkemeleri görevlidir.

2821 sayılı Kanun 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 81. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, diğer mevzuatta 2821 sayılı Kanuna yapılan atıfların 6356 sayılı Kanuna yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.

6356 sayılı Kanun’un 79. maddesinin birinci fıkrasına göre de “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür.”

Dosya kapsamından davalının 4688 sayılı Kanun’un 11. maddesine göre seçimle iş başına gelmiş sendika yöneticisi ve genel mali sekreteri olduğu, davacı sendikanın seçilmiş yöneticisi olarak görev yapan davalının bu sıfatı ile yaptığı faaliyetler dolayısıyla sebebiyet verdiği zararın tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 4688 sayılı Kanun’un uygulanmasından doğan somut uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine ya da re’sen gözetilmesi gerekir.

Şu halde mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.