BK 18. (TBK 19.) maddesi kapsamında açılmış muvazaa nedenine dayalı iptal istemi

24.4.2021 17:54:37

Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.


4. Hukuk Dairesi         2021/510 E.  ,  2021/1343 K.



MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


Davacı ... vekili Avukat ... Bora tarafından, davalılar... aleyhine 14/11/2012 gününde verilen dilekçe ile muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24/09/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3-Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; evlilik birliği içinde edinilen dava konusu taşınmazın davalı eşi Feride tarafından diğer davalılara muvazaalı olarak devredildiğini, dava konusu taşınmazın kredi kullanılarak evlilik birliğinin devamı sırasında edinildiğini, katkı payı nedeniyle 1/2 tapu kaydının iptalini ve kendi adına ½ hissenin tescili, olmadığı takdirde davalı eski eşi ... adına tescili, bununda mümkün olmaması halinde taşınmazın ½ değerinin tespiti ile şimdilik 5.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile tahsilini talep etmiştir.

Davalılar, muvazaa iddialarının doğru olmadığını, yapılan satış işlemlerinin gerçek olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, olayın gelişim biçimi, taraflar arasındaki yakınlık, tanık anlatımları ve satış tarihi dikkate alınarak muvazaa iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava, BK 18. (TBK 19.) maddesi kapsamında açılmış muvazaa nedenine dayalı iptal istemine ilişkindir.

Danışıklı bir hukuki işlem ile üçüncü kişilere zarar verilmesi, onlara karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğinde olduğundan, kural olarak danışıklı işlem (muvazaalı muamele) nedeniyle hakları zarara uğratılan üçüncü kişiler, tek taraflı veya çok taraflı olan bu hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.

Davacıların amacı, açtıkları dava sonucunda alacaklarının tahsili olanağına kavuşmaktır. Her ne kadar muvazaalı işlemin saptanması ile birlikte, tapu iptali de istenilmiş ise de; çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi gereğince, muvazaalı işlemin açılan dava yönünden hüküm doğurmamasının istenildiği açıktır. Bu bakımdan, İİK’nun 283. maddesi düzenlemesi yol gösterici niteliktedir. Mahkemece, İİK’nun 283. maddesi hükmü gereğince muvazaalı işlemin iptaline gerek olmaksızın, davacının dava konusu taşınmazların haczini ve satışını isteyebilmesi yönünde hüküm oluşturulması gerekirken yazılı şekilde tapu iptali ve tescile karar verilmesi yerinde görülmemiş ise de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının 6217 sayılı Kanun'un 30 maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının (2) no’lu bendinde yer alan “…İPTALİ ile, davalı ... (Yıldız) adına tapuya KAYIT ve TESCİLİNE” sözcük dizisinin çıkarılarak yerine “…davacının katılma alacağı ile sınırlı olmak üzere anılan taşınmaz üzerinde davacıya haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına" biçimindeki söz dizisinin yazılmasına, davalıların diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.