HES inşaatı sırasında dinamit patlatılması sonucu oluşan arı ölümleri nedeniyle maddi tazminat istemi

26.4.2021 21:05:15

4. Hukuk Dairesi         2019/1366 E.  ,  2020/654 K.




MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVALILAR : 1-... AŞ vekili Avukat ... 2-... AŞ vekili Avukat ... 3-... AŞ (...AŞ) vekili Avukat ...


Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... AŞ ve diğerleri aleyhine 02/06/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/07/2018 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalılar Yüksel İnşaat AŞ vekili ile İlci İnşaat Sanayi Ticaret AŞ vekili tarafından duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili ve davalı ... AŞ (... AŞ) vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 18/02/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan ... AŞ vekili Avukat ... ve davalı ... AŞ vekili Avukat... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, HES inşaatı sırasında dinamit patlatılması sonucu oluşan arı ölümleri nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

Davacı vekili; ...Anonim Şirketi tarafından Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Siirt İli, Şirvan İlçesi, ... civarında ve ...ı üzerinde, “... ve HES, ... ve HES, Konkasör Tesisi, Beton Santralleri ve Malzeme Ocakları” yapılıp işletilmesi projesinin bir kısım yapım işlerinin ... Anonim Şirketi tarafından, alt yüklenici olarak ... Anonim Şirketi ve...Anonim Şirketi’nin oluşturduğu adi ortaklığa verildiğini ve inşaata 2011 yılında başlanıldığını, baraj yapımı sırasında dinamit patlatılması nedeniyle oluşan toz ve dumanların çevre arazileri kapladığını ve etraftaki bitki ve çiçeklerin florasının bozulduğu için hayatiyetini kaybettiğini, bu nedenle davacının yetiştirdiği arıların beslenemeyerek telef olduğunu belirterek, oluşan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekilleri; yürütülen faaliyetin mevzuata ve alınan izinlere uygun olduğunu, davacının meydana geldiğini iddia ettiği zarar ile yürütülen faaliyet arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlar, davalı ... Anonim Şirketi vekili ayrıca yetki itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle verilen yetkisizlik kararı, Dairemizce, davacının yerleşim yerinin Siirt ili olduğu, haksız eylemin Siirt ilinde gerçekleştiğinin iddia edildiği, davanın, haksız fiile dayalı tazminat davası olduğu ve HMK.’nun 16. maddesi kapsamında davacının yerleşim yeri ve zararın gerçekleştiği yer mahkemesinde dava açıldığı gerekçesiyle işin esası incelenmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Haksız fiil; hukuk kurallarına aykırı şekilde diğer bir kişinin mal varlığı veya şahıs varlığında zarar meydana gelmesine neden olan eylemdir. Bu durumda, haksız fiil sorumluluğunun doğması için dört unsur bulunmalıdır. Bunlar da hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağıdır. Haksız fiil nedeniyle tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı fiil ile zarar arasında bir illiyet (nedensellik) bağının bulunması gerekir. Fiil olmasaydı meydana gelen zararın doğması mümkün olmayacak idiyse fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı var demektir. Bir ilişkinin var olup olmadığı ise her olayın akışına göre değişir.

Somut olayda; davalı şirketlerin HES çalışmasına başlama zamanı ile zararın meydana geldiği ileri sürülen zaman aralığının çok uzun olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacı dava konusu arı ölümlerinin davalıların faaliyetinden kaynaklandığını tereddütsüz bir şekilde ispatlamış değildir. Varsayımsal olarak davalıların tazminatla sorumlu kabul edilmesi hakkaniyete uygun bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı ne kadar arı kovanının telef olduğunu da kanılayamamıştır. Şu halde, davacının oluştuğunu iddia ettiği zarar ile davalıların eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davalılar Yüksel İnş. AŞ ve İlci İnş. AŞ yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/02/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.