Dava konusunun devri(HMK.15) halinde yapılması gereken usuli işlemler

30.4.2021 21:57:50

15. Hukuk Dairesi         2019/2804 E.  ,  2020/1676 K.



Mahkemesi :...Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İlk Derece Mahkemesi :... Asliye Hukuk Hakimliği



Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 03.03.2020 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ...ile fer'i müdahil asil ... geldi. Davalı ve fer'i müdahil vekilleri gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı ile fer'i müdahil asil dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:


- K A R A R -


Dava, adi yazılı şekilde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan imalât bedeli alacağının tahsili talebinden ibarettir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.09.2016 tarih, 2015/36 Esas, 2016/325 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılması ile davanın kabulüne, yasal koşulları oluşmadığından takas-mahsup talebinin reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava konusunun devri 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder (HMK 125/2). Dava konusu yapılmış olan mal veya hakkın başkasına devredilmesi ile, o mal veya hakka bağlı olan dava hakkı da birlikte devredilmiş sayılır. Dava hakkı asıl haktan ayrı bir hak değildir ve bu nedenle yalnız başına başkasına devredilemez. Taraflardan birinin, dava sırasında dava konusunu başkasına devretmesi halinde, artık o davanın konusu olan mal veya hak üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmaz. Başka bir ifadeyle, dava konusunu devreden tarafın, artık o davada taraf sıfatı kalmaz. Dava konusunu devrettiği için taraf sıfatı kalmayan kimse huzuruyla yargılama sürdürülüp karar verilemez. Dava konusu, davacı tarafından devredilmiş ise devralan davacı yerine geçeceğinden kendisine tebliğ yapılarak sonrası yargılama aşamalarının tamamlanması ve hükmün de dava konusunu devralarak davacı yerine geçen kişi hakkında kurulması gerekir. Dava konusunun devredildiği aşamaya göre dava konusunu devralana, tarafların duruşmaya ve sözlü yargılamaya çağırılmasına ilişkin HMK'nın 147/1, 186/1. maddelerinde düzenlenen tebliğler yapılmadan karar verilmesi de mümkün değildir.

Bu somut kurallar yanında usul hukukumuza egemen olan temel ilkeler de bu tebliği zorunlu kılmakta olup; "mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Taraflara hukukî dinlenilme hakkı verilmesi anayasal bir haktır. Anayasamızın 36. maddesine göre teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukukî dinlenilme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir." (HGK. 23.11.2011 Tarih, 2011/11-554 Esas, 2011/684 Karar) HMK'nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı ayrıca düzenlenmiş olup; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler (HMK 27/1). Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir (HMK 27/2).

Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dairemizin 2018/842 Esas, 2019/1139 Karar sayılı ilamı ile bozulan Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.09.2016 karar tarihli, 2015/36 Esasve 2016/325 Karar sayılı kararı ile davacı Bodrum 1. İcra Müdürlüğü’nün 2016/9444 sayılı dosyasında ilamlı takip başlatmış, karar tarihi olan 12.07.2019’dan önce Bodrum 1. Noterliği’nin 02.03.2017 tarih, 002421 yevmiye numaralı “Alacağın Devri” belgesi ile takip dosyasındaki alacağın tamamını ferileri ile birlikte Burçin Müftüoğlu’na temlik etmiştir. Yargılama sırasında yapılan bu temlik maddi hukuk bakımından alacağın temliki sözleşmesi ise de usul hukukuna yansıyan sonucu dava konusunun devridir. Bu durumda temlik alan, temlik edilen alacağı devreden davacı yerine geçmiş olduğundan kendisine dava konusunu devralan davacı olarak tebliğ yapılıp taraf teşkilinin tamamlanması ve eğer bir alacak varsa devredilen kişi hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. (Emsal Dairemizin 16.11.2017 tarih, 2017/1856 Esas, 2017/4001 Karar sayılı, 20.01.2020 tarih, 2019/563 Esas, 2020/683 Karar sayılı, 06.05.2020 tarih, 2019/3330 Esas, 2020/1061 Karar sayılı ilamları).

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2020 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.