İhalenin feshi-gazete ilanının yapılmamış olmasının ancak taraflarca ileri sürülebileceği

8.5.2021 14:08:32

12. Hukuk Dairesi         2020/6269 E.  ,  2020/8892 K.


MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlunun, kıymet takdiri, satış ilanı ve ihale öncesi yapılan tebligatların usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, ihale şartnamesinde gayrimenkulün özellikleri belirtilirken bariz hataya düşüldüğünü, tebligatların borçlu asile yapılması gerektiğini, taşınmazın yüz ölçümünü ve KDV oranının hatalı yazıldığını, açık artırma tutanağınında bariz hatalar yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin reddine ve borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedildiği, şikayetçi borçlunun istinaf yoluna başvurması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile; Tokat 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/217 Talimat sayılı dosyasında 22.08.2019 tarihli ihalenin feshine karar verildiği, bu karara karşı alacaklı vekilince temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.

Taşınmaz ihalelerinde İİK'nun 126/2. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 114/2 maddesine göre ilanın birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılması gereklidir. Asgari bir aylık ilan süresi kamu düzeni ile ilgili olup, ihalenin feshi talebini inceleyen icra mahkemesince re'sen dikkate alınır (HGK'nun 17.04.1996 tarih, 1995/12-1075, 1996/129 K. sayılı kararı). İİK'nun 124/5. fıkrası uyarınca anılan Kanun'un 114. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları taşınmaz satış ilanı hakkında da uygulanır. İİK'nun 114. maddesi satış ilanının ne şekilde yapılacağını, artırmanın tarzını, yerini, gününü ve ilanın gazete ile yapılıp yapılmayacağını icra müdürünün takdir ve tespit edeceğini düzenlemiştir. Ancak icra müdürü gazete ile ilana bunun, ilgililerin yararına en uygun olacağına kanaat getirdiği takdirde karar verir.

Görüldüğü üzere, her ihalenin gazetede ilan zorunluluğu bulunmayıp, satış memurluğuna, her iki tarafın menfaati gözetilmek koşulu ile bu konuda takdir yetkisi tanınmıştır. İcra müdürlüğünün 25.06.2019 tarihli satış kararında; ...gazete ilanından umulan gayenin e-satış portalından daha fazla sağlanabileceğinden İİK’nun 124. maddesi ile alacaklı ve borçlunun menfaat dengesi dikkate alınarak satışa çıkarılacak taşınmazların ilanın e-ilan, icra müdürlüğü ilan panosuna asılmak suretiyle yapılmasına karar verilmiştir.

Somut olayda, taşınmazların muhammen bedelin %50'sini ve satış masraflarını aşar şekilde alacağa mahsuben ihale edildiği, bu haliyle icra müdürlüğünce gazete ilanına yer olmadığına karar verilmesi ilgililerin yararına olmadığı açık ise de, bu hususun ihalenin feshi şikayetinde incelenebilmesi için taraflarca yasal sürede ileri sürülmesi gereklidir. İhalenin gazetede ilan edilip edilemeyeceği ilgilerin yararına uygun olacak şekilde icra müdürünün takdirinde olup, gazete ilanına karar verilmişse ilanın birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılması gerektiği husus re’sen değerlendirilir. İcra müdürlüğünce satış kararında ihalenin gazetede ilanına karar verilmemesi bu kararın ilgililerin yararına uygun olup olmadığı meselesi ise; taraflarca ileri sürülmeden re’sen mahkemece değerlendirilebilecek bir husus değildir. Bölge Adliye Mahkemesince taraflarca ileri sürülmeden re’sen değerlendirerek ihalenin gazetede ilanına karar verilmediği gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesi hatalıdır. Bu sebeple İlk derece mahkemesince şikayetin reddine ilişkin kararı isabetli olup, Bölge Adliye Mahkemesin’ce istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, şikayetin kabulü ile ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2020/435 E.- 1423 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.