Esnaf ve Sanatkarlar odasına ilişkin kaydının tahrifatlı ve silintili , kazıntılı olduğu gerekçesiyle hizmet süresinin indirilmesi

8.5.2021 19:54:22

10. Hukuk Dairesi         2020/8226 E.  ,  2020/7781 K.



Mahkemesi : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi


Dava, usulsüz oda kaydı nedeniyle aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin geçersizliği, hizmet süresinin geçerli sayılarak yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen yaşlılık aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı SGK vekillince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair hüküm verilmiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM:

Davacı ..., ... ili ... ilçesi Esnaf ve Sanatkaralar Odası’na kayıtlı üye olup, ...'de seyyar tablacı olarak, sebze satıcılığı yaptığını, buna rağmen davalı kurumun usul ve yasaya aykırı olarak 27/12/2002 tarih ve 37424 sayılı işlem ile Bağkur Genel Müdürlüğünün onayı ile 898 514 825 numaralı yaşlılık aylığını usul ve yasaya ayıkırı olarak iptal ettiğini, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasının tüm kayıtlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı kurumun iptal işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, emekliliği hak edip, yaklaşık 2 yıldır aylık almadığını, davalı Bağ-Kur İl Müdürlüğünün yapmış olduğu teftişin ve işlemin tamamen keyfilikten ibaret olduğunu, bir kısım kahvecilerin, at arabacıların ve seyyar satıcıların kaydının kabül edilerek,bir kısmının kaydının red edildiğini, Bağ-Kur kaydının ve emeklilik işleminin usul ve yasalara aykırı olarak iptal edildiğini, davalı kurumun müvekkilinin 898 514 825 Bağ-Kur numarasını emeklilik numarası ve kaydını, 27/12/2002 tarih ve B..../... 37427 sayılı yazı ile usul ve yasaya aykırı olarak iptal ettiğini, belirterek davanın kabulü ile, davalı Bağ-Kur Osmaniye İl Müdürlüğünün 27/12/2002 tarih ve 37424 sayılı işlemin iptaline, ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtlarının doğruluğunun tespiti ile Bağ-Kur kaydının geçerliliğine ve emekli işleminin devamına, iptal işleminden dolayı kaybolan tüm hak, alacak ve maaşlarının kesinti tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline, masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa ytikletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP:

Davalı Kurum vekili; dava süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkil kurumun işlemini iptal isteğine idare mahkemeleri bakmakla görevli olduğunu, davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, davacının Bağ-Kur sigortalısı olma sebebi olan ... Esnaf odası kayıtlarında resmi evrakta sahtekarlık yapıldığının müfettişlerce tespit edildiğini, resmi evrakta sahtekarlık yapıldığı iddası ile Osmaniye Cumhuriyet Savcılığına (2002/5563 Hz.) suç duyurusunda bulunulduğunu, davacı ve aynı durumdaki birkaç kişi hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini belirterek haksız olan davanın red edilmesini masrafların ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.

III-MAHKEME KARARI:

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece Mahkemesince Açılan davanın kabulüne; Bağ-Kur Osmaniye İl Müdürlüğü'nün; ... T.C. Kimlik Numaralı ...'a ilişkin olarak 27/12/2002 tarih ve 37424 sayılı emeklilik işleminin iptal edilmesine dair kurum işleminin iptaline, ...'ın emekliliğinin iptal edildiği tarihten itibaren yeniden emekli sayılması gerektiği ile ödenmeyen emekli aylıklarının kesinti tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara (müteveffa ...'ın mirasçılarına) ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMEKARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılması üzerine, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verildi.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davalı Kurum vekilince; öncelikle davacının davasının zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığı ve bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiği, bu husus göz ardı edilerek açılan davanın kabul edildiği, İstinaf aşamasında da işbu husussa hiçbir şekilde değinilmediği, lehe yahut aleyhe bir değerlendirmede bulunulmadığı belirtilerek, salt bu eksikliğin bozma sebebi olduğu, Yerel Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, eksik bilirkişi incelemesi yapıldığı salt tanık beyanları ile hüküm verildiği, çalışma olgusunun yazılı belge ile ispatının gerektiği. davacının çalışmasına ilişkin belgelerin var olup olmadığı veya usulünce tutulup tutulmadığı tespit edilip neticeye göre karar verilmesi gerektiği, ceza davası neticesinde düşme kararının verilmiş olmasının usulünce tutulmayan ve açıkça tahrifat olduğu görülen oda kayıtlarını sıhhatli hale getirmeyeceği, gerekçeleri belirtilmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

Dosyadaki kayıtların incelenmesinde; davacının ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasında, 03.04.1984-01.03.1988 tarihleri arasında üye kaydının olduğu, bu kapsamda 22.03.1985 ile 01.03.1988 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldığı, yine davacının 11.10.1996 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile 29.03.1989 tarihinde muhtarlık faaliyeti nedeniyle, sigortalı ve tescilinin yapıldığı, 18.04.1999 tarihinde muhtarlık görevinin son erdiği, 27.01.1956 ile 27.01.1958 tarihleri arasında, 2 yıllık süreyi askerlik borçlanması yaptığı, 27.11.1989 ile 15.05.2000 tarihleri arasında prim ödediği,5453 Bağkur Hizmeti, 39 gün 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetleri birleştirilmek suretiyle 15.05.2000 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.2000 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, 12.07.2002 tarihli Kurum Denetmen Raporunda, davacının ... Esnaf ve Sanatkarlar odasına ilişkin kaydının tahrifatlı ve silintili , kazıntılı olduğunun tespiti üzerine, 22.03.1985’ten 27.11.1989 tarihine kadar Bağkur’dan ... Esnaf ve Sanatkarlar odasına usulsüz olarak kayıt edilmesinden dolayı kazandığı 5 yıl 8 ay 5 günlük hizmet süresinin iptal edilmesi gerektiği, iptal edilen sigortalılık süresinden dolayı yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin şartlara haiz olmayacağından anılan emeklilik işleminin geçersiz sayılması gerektiğinin rapor edildiği, oda kaydına istinaden tescili yapılan Bağ-Kur sigortalılığının ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının davalı Kurumca iptali üzerine, davacı tarafından 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti talepli eldeki davanın açıldığı, Mahkemece, davacıların murisi ...’ın kuruma primlerini ödemesi, uzun süre bu primleri kullandıktan sonra davacının sigortalılığının iptal edilmesinin M.K.2.maddesindeki iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkeme hükmü eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır.

6552 sayılı Yasanın 58. maddesi ile 5510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. madde “Mülga 4355 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkâr siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22.03.1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31.12.2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4'üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır..." hükmünü içermekte olup; anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Osmaniye Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.02.2019 tarihli Mahkemeye yönelik cevabi yazısında; Bağ-Kur sigortalısı ...’ın en son 15.05.2000 tarihinde prim ödediği, 6552 sayılı Kanuna göre çıkartılan 2014/32 sayılı Genelgeden yararlanmak suretiyle, bağkur tescilinin daha önce iptal edilen oda kaydına göre yapıldığının bildirildiği anlaşılmakla, Kurum kabulü de dikkate alınmak kaydıyla anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirme yapılarak, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.

Mahkemece, öncelikle davacıya anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp-yararlandırılmayacağı hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda verilecek mehille kuruma başvuru sağlanmalı ve varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır.

Şayet Kurum, davacının anılan yasal düzenlemeden yararlandırmak suretiyle sigortalılığa geçerlik veriyorsa kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren tekrar bağlanması gerektiğinin gözetilmesi gerekmektedir.

Şayet sigortalı anılan yasal düzenlemeden kurumca yararlandırılmaz ise, vergi, sicil ve geçerli bir oda kaydı bulunmayan davacının 31.05.1992 tarihinde yaptığı prim ödemesinin ileriye dönük karşılık geldiği sigortalılık süresi Kurumdan sorularak varsa çakışmalarda giderilmek suretiyle tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Kurumca, davacının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılmak suretiyle sigortalılığına geçerlilik tanınması halinde davanın konusuz kalma durumu denetlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Kurumca, davacı sigortalı hakkında geçici 54. madde kapsamında değerlendirme yapılmaz ise, anılan dönemde davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve aynı Kanunun 79. maddesi hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olmak için Kuruma yazılı başvurunun ya da isteğe bağlı sigortalı olma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma prim ödemesinin varlığının koşul olduğu gözetilerek, davacının 23.06.1997 tarihinden itibaren yaptığı prim ödemeleri gözetilmeli ve her bir prim ödemesinin yapıldığı tarihten itibaren (zorunlu sigortalılıkla çakışmamak kaydıyla) karşıladığı süre kadar 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı sayılmalıdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'ne, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.