Af veya icra takibi neticesinde yapılan toplu ödemelerin isteğe bağlı sigorta ödemesi olarak kabul edileceği -BAĞKUR

8.5.2021 20:01:53

10. Hukuk Dairesi         2020/2215 E.  ,  2020/5491 K.



Mahkemesi :İş Mahkemesi



Dava, davacının Bağ-Kur sigortalılığının reddi yönündeki Kurum işleminin iptali ile Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Somut davada; davacının 13.07.1981 - 13.12.1982 ve 04.06.1990 - 25.12.1995 tarihleri arasında vergi mükellefiyet kaydı bulnmakta olup, davacı 17.01.1989 tarihinde 1989 Ocak ayına kadar olan geçmiş ceza ve prim borcuna mahsuben Kuruma 91.000 TL ödeme yapmıştır. Davalı Kurum 1479 sayılı Yasaya istinaden 01.10.1972 - 20.04.1982 tarihleri arasındaki vergi kayıtları geçersiz kabul edildiğinden bahisle davacının tescilini 20.04.1982 tarihi olarak yapmış ve davacının 20.04.1982 - 13.12.1982, 04.06.1990 - 25.12.1995 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Kurum tarafından davacıya 20.04.1982 - 31.01.1989 tarihleri arasında hizmet verildiğinde; davacının yatırmış olduğu 91.000 TL tutar karşılığı 1 yıl, 3 ay, 11 gün, ödeme yaptığı tarih baz alındığında ise 3 ay, 13 gün hizmet alabileceğinin bildirildiği görülmektedir.

İnceleme konusu davada; davacı 1989 yılında prim borcunu toplu olarak ödediğini, Kurum tarafından yapılan bu ödeme dikkate alınmayarak bu dönemdeki hizmetlerinin sayılmadığını belirterek prim borç ödemesinin kabul edilerek geriye dönük haklarının iade edilmesini talep etmiş, mahkemenin davacının yaptığı ödemenin 01.01.1983 - 17.01.1989 döneminde Kurumca iptal edilen ancak isteğe bağlı sigortalı sayılması gereken tüm süreye karşılık ödendiği ve bu şekilde 6 yıl, 16 gün Bağ-Kur sigortalılığına karşılık geldiği değerlendirilerek bu sürenin isteğe bağlı sigortalılık olarak tespitine, geriye dönük haklarının iade edilmesine ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair ilk kararı Dairemizin 17.04.2019 tarihli ilamı ile, 17.01.1989 tarihli 91.000 TL ödemenin neye karşılık olarak ve nasıl tahsil edildiğinin araştırılması, af veya icra takibi kapsamında tahsilat yapılmış ise ödemenin karşılık geldiği sürenin zorunlu sigortalı sayılması gerektiği, ancak af veya icra takibi neticesinde yapılan bir ödeme değil ise, yapılan bu ödeme geriye dönük sigortalılık bahşetmeyeceğinden sadece ileriye dönük olarak isteğe bağlı sigortalı sayılabileceğinin gözetilmesi gerektiği yönünde bozulmuştur. Bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kabulüne, davacının 17/01/1989 tarihinde yatırdığı 91.000,00 TL'nin 01/01/1983 - 17/01/1989 dönemi itibariyle 6 yıl 16 gün (2176 gün) Bağ-Kur sigortalılığına karşılık ödendiğine ve bu sürenin zorunlu bağkur sigortalılığı olarak kabul edildiğinin tespitine, bu sürenin davacının emeklilik talebi yönünden değerlendirmede dikkate alınmasına karar verilmiştir.

09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.

Netice olarak Dairemizin bozma ilamına uyulmuş olmakla; davacı tarafından af veya icra takibi neticesinde ödemede bulunulması karşısında 1982 - 1989 yılları arasında bağ-kur sigortalısı sayılması mümkün değildir. Ancak 17.01.1989 tarihinde davacının yaptığı ödeme gözetilerek, ödeme tarihinden sonrası için ödemenin karşılık geldiği süre kadar isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı sayılabilir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.