İdarece fiilen el atılmadığı kabul edilse dahi makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediği takdirde kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşeceği

8.5.2021 20:40:18

5. Hukuk Dairesi         2019/10383 E.  ,  2020/11600 K.


MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi


Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesince istinaf isteminin davacı yönünden esastan reddine, davalı idareler yönünden kabulü ile HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

- K A R A R -

Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davalılardan ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne dair verilen karara karşı; davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı idareler vekillerince yapılan istinaf başvurusunun ise kabulü ile HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsili ile ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile taşınmazın tapu kaydında bulunun mevcut durumu esas alınarak düzenlenen fen bilirkişi rapor ve krokisi doğrultusunda, fiilen yol yapılmak suretiyle el atılan bölümlerinin, davacının tapu kaydında bulunan mevcut hissesi oranında iptali

ile yol olarak terkinine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine ,davalı idareler vekillerince yapılan istinaf başvuru talebinin ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, dava konusu taşınmazda özel parselasyon bulunduğu, özel parselasyon planında davacıya ait olan bölümün parselasyon planına göre (20 numaralı) parsele isabet ettiği ve bu parselin bulunduğu alanın ise imar planında park alanı olarak ayrılan bölüme isabet ettiği ve ... Belediye Başkanlığının sorumluluk alanında kaldığı, ayrıca üzerinde bina bulunup özel parsele fiilen el atma bulunmadığından ... yönünden davanın husumetten reddine, davalı ... yönünden ise fiili el atma bulunmadığından esastan reddine karar verilmek suretiyle 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

1-Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/212E-2012/540K sayılı dosyasında taşınmazda özel parselasyon yapıldığı kabul edilerek,özel parselasyon krokisi doğrultusunda hüküm kurulduğu ve bu kararın; Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi ‘nin 2014/2233 E 2014/7846 K sayılı dosyası onanmak suretiyle kesinleştiği, yine dava konusu taşınmazın başka paydaşları tarafından açılan ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi nin 2016/219-E 2018/640 K sayılı dosyasında ise; dava konusu taşınmazda özel parselasyon durumu ispatlanamadığından, tapu kaydında bulunan mevcut hisse durumları itibari ile hüküm kurulup, taşınmazın fiilen yol olarak el atılan bölümlerinin davalı ... ile davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verildiği ve bu kararın da Dairemizin 2018/10824 E 2019/8548 K ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu itibarla mevcut çelişkinin de giderilmesi amacı ile, taraflardan ve ilgili Tapu Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden dava konusu taşınmaza ait özel parselasyon krokisi olup olmadığı sorulup, var ise ilgili kroki ve belgeler getirtildikten sonra taşınmaz başında keşif yapılıp, özel parselasyon haritası zemine uygulanarak,tüm paydaşlar da dinlenmek suretiyle taşınmazda fiili taksim yapılıp yapılmadığı fiili kullanım nedeniyle halihazırdaki yolların özel parselasyonda yol olarak bırakılıp bırakılmadığı, fiili taksim varsa, fiili taksim sonucu davacıya düşen yer net olarak belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi;

Kabule göre de;

2- Dava konusu taşınmazın imar planında kısmen yol,kısmen park ve kısmen de konut alanı olarak düzenlendiği, taşınmaza davalı idareler tarafından fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığı, anlaşılmış olup ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, özel parselasyon planında davacıya ait olan bölümün ,imar planında ... Belediyesi sorumluluk alanında olan park alanında kaldığı ve üzerinde bina bulunup özel parsele fiilen el atma bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiş ise de;

Anayasa Mahkemesinin 05/04/2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 20/12/2018 gün 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı kararı ile ''Kamulaştırma Kanununun EK 1. maddesinin ''Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir.'' kısmı iptal edilmiştir.

Bu durumda; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı kararı ile HGK'nun 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetildiğinde, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu bu şekilde kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır.

Bu itibarla taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı kabul edilse dahi makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediği takdirde kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşeceği ve taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak Adli Yargının görevi olacağı hususu da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden;

Davacı vekilinin temyiz itirazları doğrultusunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi hükmünün açıklanan nedenlerle HMK’nun 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.