çift taraflı talil durumunda, ispat yükü yer değiştirmeyeceği- Davacının bonoların teminat amaçlı verildiğini ve bedelsiz olduğunu yazılı delillerle kanıtlamak zorunda olduğu,

8.5.2021 21:18:58

19. Hukuk Dairesi         2019/153 E.  ,  2020/1370 K.



MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi


Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Hukuk Dairesi tarafından verilen istinaf taleplerinin reddine ilişkin hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...'nun geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, taraflar arasında saat ticaretine ilişkin anlaşma yapıldığını, davacının davalıya sıralı bonolar düzenleyerek verdiğini, davalının saatleri getirdikçe getirilen saat tutarı kadar bonoların ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında yazılı sözleşme yapılmış ise de bu sözleşmeye ulaşılamadığını, ancak sözleşme ilişkisine ilişkin taraflar arasında Whatsapp görüşmelerinin olduğunu, dolayısıyla saat ticaretine ilişkin olarak önceden verilmiş olan teminat bonoları karşılığında saatlerin davalı tarafından getirilmediği halde bu bonoların davalı tarafça icra takibine konu edildiğini, icra takibinden önce bonolara karşılık olarak yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını ileri sürerek icra takibine konu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında yapıldığı iddia olunan yazılı sözleşmenin sunulmadığını, whatsapp mesajlarının içeriğine müdahalenin mümkün olduğunu, mesajların herhangi bir birimde depo edilmediğini, ana sunucu ile davacı tarafından dosyaya sunulan mesaj içeriklerinin kıyasının mümkün olmaması nedeniyle bunun delil niteliğinde olmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından dava konusu yapılan 10 adet bononun saat satımı çerçevesinde verildiği iddiasının kanıtlanamadığı, takip konusu bonoların nakden verildiği, bonoların veriliş nedeninin her iki tarafça talil edildiği, bu durumda çifte talil halinin gerçekleştiği ve ispat yükünün yer değiştirmeyip davacıya ait olduğu, davacının 29.12.2015 tarihli 13.000,00 TL, 13.01.2016 tarihli 9.500,00 TL, 17.02.2016 tarihli 28.453,00 TL, 13.05.2016 tarihli 50.000,00 TL, 16.05.2016 tarihli 50.000,00 TL ve 17.05.2016 tarihli 20.000,00 TL'lik ödemelerinin, takip konusu yapılmayan 4 adet bonoya ilişkin olduğu yönündeki savunmanın davalı tarafından kanıtlanamadığı, buna göre bu ödemelerin takip konusu bonolara karşılık yapıldığı ve tenzili gerektiği, takip konusu bonoların vade tarihinden her bir ödeme tarihine kadar faiz işletilip yapılan ödemenin öncelikle faizden tenzili suretiyle yapılan hesaplama sonucunda, davalı alacaklının takip konusu 10 adet bonodan dolayı 240.996,53 USD asıl, 4.633,37 USD işlemiş faiz alacağının olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dava konusu icra takibinden ve bu takibe dayanak bonolardan dolayı davacının davalıya 58.901,59 USD borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ispat yükünün bonoların mal alım satımı karşılığında teminat amaçlı verildiğini iddia eden davacı tarafta olduğu, iddiasını yazılı delillerle kanıtlamakla yükümlü olduğu, davalının, savcılıktaki ifadesinde, şirket kuruluşu ve ortaklığı için verilen nakit para karşılığı olarak bonoların düzenlendiği şeklindeki beyanı “nakden” olarak düzenlenmiş olan bonoların ihdas nedenini talil etmeyeceği, davalı tarafça açıkça inkar edilmeyen whatsapp görüşme içeriklerinden; özellikle 09.03.2016 12:33:05 tarihli yazışmada, davalı tarafça davacıya; “bu arada beni telefonda konuşturmadın ama ben sana mal tedarik edeceğim dedim ama hiç bir şekilde sen ödesen de ödemesen de tedarik edeceğim demedim sana özellikle 6 ay öncesinden önden gitmeyi aklına koy dedim ama diğer borçlar için değil sadece bu hesap için dedim ben diğer hesaplar tabiatıyla beni hiç ilgilendirmiyor şimdi sen bana imzalarına sahip çıkmadan hala mal istiyorsun sen hangi müşterine yaparsın bunu? Ödemelerini yapmayan kişiye daha mal verir misin? Ben sana ayda 100-150 versace satarsın dedim ama bu benim taahhüdüm asla değil ve olamaz. ben hiç bir şeye girmeyeceğim içinde bulunmayacağım, kâr almayacağım ve hâlâ taahhüt verdiğimi mi düşünüyorsun?? :) adamla mailleştim ve sana yolladım bunu yola sokmalısın yoksa adam işleme koy diyor yada paramı ver diyor ben bunu ödeyebilecek durumda olmadığım için zorlarsa yapmak zorunda kalırım bugüne kadar hep tuttun artık bu imza ve borç sana ait abi, gerekeni yap lütfen.” denildiği, taraflar arasında alım satım ilişkisinin bulunduğu, bu nedenle dava konusu bonoların alındığı, davacı ile davalı ihdas nedeni "nakden" şeklinde yazılı olan bonoları alım satım karşılığı olduğunu belirterek karşılıklı olarak ihdas nedenini talil ettikleri, çift taraflı talil durumunda, ispat yükü yer değiştirmeyeceği için davacı bonoların teminat amaçlı verildiğini ve bedelsiz olduğunu yazılı delillerle kanıtlamak zorunda olduğu, bonoların taraflar arasındaki mal alım satımının teminatı olarak düzenlendiğine ilişkin bonolarda herhangi bir kayıt bulunmadığı, incelenen whatsapp görüşme içeriklerinden de, davalının bonoların teminat olarak alındığına ilişkin bir beyanı bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08.07.2020gününde oybirliğiyle karar verildi.