Taşınmaz üzerindeki birden fazla alacaklının ihaleye teminatsız iştirak edebilmesinin koşulları

22.5.2021 21:43:31

Esas No:2021/2259
Karar No:2021/3533
K. Tarihi:

12. Hukuk Dairesi         2021/2259 E.  ,  2021/3533 K.

MAHKEMESİ :
... Bölge Adliye Mahkemesi




Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda; 18/09/2017 günü yapılan taşınmaz ihalesinde sair nedenlerle birlikte alacaklının İİK'nun 124. maddesindeki koşulları taşımadığı halde teminat yatırmadan ihaleye katıldığı iddiasıyla ihalenin feshi talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince, ihalede bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilerek, borçlu aleyhine para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 124/3. maddesine göre; 'Şartnameye, artırmaya iştirak edeceklerin, taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri,.....yazılır'.
Haciz koydurmuş alacaklı bir kişi ise veya birden fazla kişi olmasına rağmen alacağı ilk sırada ise, bu durumda alacağı, taşınmazın muhammen bedelinin yüzde yirmisi kadar veya ondan fazla olması halinde artırmaya katılabilmek için teminat göstermekle yükümlü değildir. Ancak, haciz koydurmuş birden fazla alacaklı varsa ve ihaleye teminatsız girmek isteyen alacaklının alacağı ilk sırada değil ise, teminat göstermekten muaf tutulabilmesi için kendisinden önce gelen alacaklıların alacak bedelinin muhammen bedelden çıkarılması sonucu kalan miktarın, muhammen bedelin %20'sini karşılaması veya üzerinde olması ve ayrıca şikayetçinin alacağının da muhammen bedelin %20'sini karşılaması gerekir.
Somut olayda, ihaleye dayanak olan takibin, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi olduğu, ihaleye konu 47 parsel 10 nolu bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerinde alacaklının bu takipten kaynaklanan haczinden önce başka hacizlerin ve ipoteğin bulunduğu, icra müdürlüğünce alacaklının haczinden önceki haciz alacaklılarının alacakları dikkate alınmadan ihaleye teminatsız katılımına izin verildiği, ilk derece mahkemesince alacaklının aynı zamanda ihale edilen taşınmaz üzerinde ipoteğinin bulunduğu, alacaklının her iki alacağı toplamının muhammen bedelin % 20'sini aştığı gerekçesi ile alacaklının ihaleye teminatsız katılmasında usulsüzlük bulunmadığı kanaatine varıldığı görülmüştür.
Öte yandan, İİK'nun 129. maddesinde, arttırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerektiği düzenlemesi yer almaktadır. Bu husus kamu düzeninden olup mahkemece resen gözetilmelidir.
Alacaklı banka tarafından icra müdürlüğüne gönderilen 03/03/2017 tarihli yazı cevabında, ihaleye dayanak ilamsız takip alacağı olan 666.362,22 TL ile birlikte ipotekle teminat altına alınmış 538.583,64 TL alacağının da bulunduğu ve ipotek limiti (1.200.000 TL) altında satışa muvafakatlerinin bulunmadığının bildirildiği, 770.000 TL muhammen bedeli olan taşınmazın 04/07/2017 tarihli 1. artırmada 601.000 TL'ye alacağa mahsuben alacaklıya ihale olunduğu ve bu durumda ihale bedelinin, şikayete konu taşınmaz ile temin edilen ipotek alacağının altında olduğu anlaşılmıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, alacaklının yukarıda belirtilen maddeler çerçevesinde teminat muafiyetine sahip olup olmadığının tespiti için, güncel alacağı ile kendisinden önce haczi olan alacaklıların alacak toplamının tespit edilerek, yukarıda belirtilen ilke ve kurallara göre sonuca gidilmesi ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 18/12/2020 tarih ve 2020/37 E. - 2020/2163 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21/02/2019 tarih, 2017/469 E. - 2019/113 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.