Bononun borç teminatı olarak verildiğinin kanıtlanmasının koşulları

14.9.2021 16:55:14

12. Hukuk Dairesi         2021/2402 E.  ,  2021/6719 K.


MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi




Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının mürafaalı olarak yapılmasına HUMK.nin 438. ve İİK'nin 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oy birliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi:

Sair temyiz itirazlarının reddi ile,

Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borçluların icra mahkemesine başvurarak; borçlulardan ...’a yapılan tebligatın usulsüz tebliğ edildiğini,takibe konu bononun alacaklı bankadan kullanılan genel kredi sözleşmesine istinaden teminat olarak verildiğini,işlemiş faiz oranı ve miktarına itiraz ettiklerini belirterek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesi'nce, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği kabul edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine,teminat iddiasının kabulü ile takibin borçlular yönünden durdurulmasına, işlemiş faiz oranına yaptıkları itirazın kısmen kabulü ile ödeme emrinde işlemiş faizin davacılar yönünden düzeltilmesine,borçluların işlemiş faize yönelik yapmış oldukları itirazın reddedilen kısmı üzerinden alacaklı lehine borçlular yönünden de asıl alacağın %20 si oranında taminata karar verildiği, borçlular ve alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce, takibe dayanak bononun üzerinde teminat senedi olduğunun yazılı olmadığını, kredi sözleşmesinde bonoya atıf yapılmadığını ancak alacaklının istinafa cevap dilekçesinde; takip dayanağı senedin tahsil edilmesi halinde borçtan mahsup edilmek üzere verildiğinin kabul edildiği beyanı nedeniyle kullandırılan krediden sonra borçlular tarafından tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek kaydıyla alınan senedin kredinin teminatı olarak alındığının kabulü gerektiğini, mahkemece borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği halde duran takiple faiz itirazının incelenmeyeceğinden davacılar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usulsüz olduğu belirtilerek, alacaklının istinaf talebinin reddine, borçluların istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve yerine itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve davacı borçlular lehine tazminata hükmedildiği, kararın alacaklı yanca temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

Borçlular tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmamıştır. Dayanak belge, TTK’nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bonodur. Alacaklı bankanın, ödenmeyen kredi borcu nedeni ile alacaklı olduğu ve tahsilinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere alınan bonoyu takibe koyduğuna dair beyanı senedin, kredi borcunun edası (ifası) amacı ile düzenlendiğine dolayısıyla ödeme aracı olarak verildiğine ilişkindir. Dosya arasında bulunan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, senedin bu sözleşme gereğince ve sözleşmenin tanzim edildiği sırada verildiğine dair bir açıklama da yoktur. HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 E. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 esas sayılı kararlarında da benimsediği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.

Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, teminat iddiasına dair itirazın reddi ile borçluların sair itirazları hakkında bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yer verilen nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2020 tarih, 2020/275 E.- 2020/2201K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.