Kira alacağı takibinde sözleşmeye ve imzaya açıkça itiraz edilmemesi

27.9.2021 17:05:16

12. Hukuk Dairesi         2021/5672 E.  ,  2021/6952 K.


MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi




Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte, borçlunun icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde; taraflar arasında bir AVM sözleşmesinin olduğunu, kira sözleşmesi ve kiracılık iddiasını kabul etmediğini, 29.01.2015 gün 29251 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre ve yine 29.02.2016 gün ve 29636 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmelikte AVM'nin yasal asgari özelliklerinin belirtildiği ve bu yönetmeliğe göre söz konusu yerde bu yasal asgari AVM özelliklerinin bulunmadığını ileri sürerek borca, faize ve ferilere itiraz ettiği,alacaklının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunduğu, mahkemece kira bedeline ilişkin uyuşmazlığın itiraz dilekçesi içeriği de nazara alındığında tüm bu husuların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise, akdi kabul etmiş sayılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.

Taraflar arasında 01/09/2016 başlangıç tarihli, 3 yıl 1 ay süreli kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık yoktur.

Somut olayda davalı borçlunun itiraz dilekçesinde,açıkça ve ayrıca takip talebi ekinde sunulan "Kira Sözleşmesi" başlıklı belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği gibi taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunun inkar edilmediği, alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz ettiği görülmektedir. Borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK'nun 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı borçlu kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK’nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumundadır.

O halde, İlk Derece Mahkemesince, alacaklının itirazın kaldırılması ve tahliyeye yönelik isteminin esası incelenip değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi; Bölge Adliye Mahkemsince de istinaf başvurusunun esastan reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile; yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2021 tarih ve 2019/198 E.-2021/897 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 08.05.2018 tarih ve 2017/1043 E. - 2018/533 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.