Tasarruf iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararının hukuki niteliği

27.9.2021 17:19:09

2. Hukuk Dairesi         2021/2419 E.  ,  2021/7197 K.


MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi




Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Şikayetçilerin icra mahkemesine başvurusunda; ihtiyati haczin konulmasına dayanak teşkil eden tasarrufun iptali davasının reddine karar verildiği, bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılmasının gerektiğini ileri sürerek bu yöndeki taleplerinin reddine dair 27.11.2018 tarihli müdürlük işleminin iptalinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile işlemin iptaline karar verildiği, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İİK’nun 281/2. maddesine göre verilmiş ihtiyati haciz kararının, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, tasarrufun iptali davasının reddine ilişkin karar kesinleşmediğinden, ihtiyati tedbir kararının da devam edeceği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

İİK'nun iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karardır.

İİK'nun 283/1. maddesine göre tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde alacaklı tasarrufa konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisini elde eder. İİK'nun 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararından sonra, ilgili tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesi halinde alacaklı ayrıca bir icra takibi başlatmasına gerek olmadan iptal davası açılmadan önce başlatılan icra takibinden alacağını tahsil edeceğinden, bu ihtiyati haciz kararı İİK’nun 257. ve devamı maddelerinde yer alan ihtiyati haciz kararından bu yönden de farklıdır.

Oysa İİK’nun 257 ve devamı maddelerine göre alınan ihtiyati haciz kararlarında, karardan sonrası dava alacaklı lehine sonuçlandığı takdirde İİK'nun 264. maddesine göre alacaklının bir ay içerisinde takip talebinde bulunma zorunluluğu vardır.

Somut olayda; şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararı İİK'nun 281/2. maddesine göre verilmiş olup, gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca ... 4. İcra Müdürlüğü’nün 2015/19080 E. sayılı dosyasında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği görülmüştür.

Bu nedenle kararın infazına ilişkin inceleme görevi, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve tedbir kararını veren ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne aittir.

O halde, Bölge Adliye Mahkemesince görev nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi’nin 17.11.2020 tarih ve 2020/468 E. - 2020/532 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle kamu düzeni nedeniyle re’sen yapılan inceleme sonucu, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma sebebine göre şikayetçilerin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30/06/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.