Islah ile artırılan kısmın reddi halinde hükmedilecek vekalet ücreti

2.2.2022 17:36:36

Somut olayda; 202.814,00-TL ıslahla artırılan akdi vekalet ücreti zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Buna göre bölge adliye mahkemesince; davalılar lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücreti olarak belirlenmesi gerekirken, yanılgılı hesaplama ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.


3. Hukuk Dairesi         2021/4610 E.  ,  2021/13228 K.


MAHKEMESİ : ANTALYA 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak ve itirazın iptali davasının yapılan yargılaması neticesinde davanın kabulü ile, 212.814,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının itirazın iptaline yönelik davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, dair verilen karara karşı davacı ve davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine davacı ve davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/04/2019 tarihli ve 2016/516 Esas, 2019/69 Karar sayılı kararının kaldırılarak, esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmesine, davacının akdi vekalet ücretine yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ıslah dilekçesi ile talep edilen akdi vekalet ücreti alacağın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, davacının karşı yan vekalet ücretinin tahsiline yönelik yapmış olduğu; Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2822 Esas, (Eski Esas: 2014/7715) sayılı ilamsız takibe davalıların vaki itirazlarının 40.349,05 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan asıl alacağın belirlenebilir olması nedeniyle takdiren %20'si üzerinden hesaplanan 8.069,81 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yönelik olarak verilen kararın süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalılar tarafından vekil olarak atandığını, davalıların vekili olarak Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/378 Esas sayılı dosyasında ... Yapı. Ltd. Şti aleyhine gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve 10.000,00-TL tazminat istemli dava açtığını, davalı ... Yapı. Ltd. Şti tarafından ise 2.330.000,00-TL cezai şart ve 10.000,00-TL tazminatın tahsili istemli karşı dava açıldığını, yargılama ve yargıtay aşamasından ./..

geçerek asıl dava yönünden sözleşmenin batıl olduğunun tespitine, tazminat isteminin sübut bulunmadığından reddine, karşı davanın ise reddine karar verilerek asıl dava yönünden 1.000,00-TL karşı dava yönünden ise 67.790,00-TL olmak üzere toplam 68.790,00-TL karşı yan vekalet ücretine hükmedildiğini, hükmedilen karşı yan vekalet ücretinin tahsili amacıyla Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2010/26526 Esas sayılı takip dosyası ile ... Yapı. Ltd. Şti aleyhine takibe geçtiğini, ancak davalılar tarafından 06.05.2013 ve 13.02.2013 tarihinde haksız olarak azledildiğini, bu defa karşı yan vekalet ücretinin tahsili için Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7715 Esas sayılı takip dosyası ile davalılar aleyhine takibe geçtiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, karşı yan vekalet ücreti tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini, ayrıca davalıları Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/378 Esas sayılı dava dosyasında vekil olarak temsil etmiş olduğunu, taraflar arasında vekalet ücreti sözleşmesi bulunmadığını, bu dosyada asıl dava ve karşı davanın harca esas dava değerinin 2.350.000,00-TL olduğunu, Avukatlık Kanunun 164. Maddesi gereğince dava değerinin %20'si üzerinden akdi vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin ödenmesi için davalılara 27.05.2014 tarihinde ihtarname gönderdiğini, ancak olumsuz cevap verildiğini belirterek belirsiz alacak davası olarak 10.000,00-TL akdi vekalet ücretinin davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile akdi vekalet ücreti alacağını 212.814,00-TL olarak ıslah etmiştir.

Davalılar, talebin zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davası ile birlikte belirsiz alacak davasının birlikte açılamayacağını, davacı avukatın haklı nedenlerle azledilmesi nedeniyle vekalet ücretine hak kazanmadığını, davacı avukat ile anlaşma doğrultusunda 25.000,00-TL 'den yasal kesintiler düştükten sonra 21.186,00-TL ödeme yapıldığını, vekalet ücretinin davacıya ödendiğini savunarak davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini dilemiş ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile, 212.814,00-TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının itirazın iptaline yönelik davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiş, karara karşı davalılar ve katılma yoluyla davacı tarafından karar istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davacı ve davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/04/2019 tarihli ve 2016/516 Esas, 2019/69 Karar sayılı kararının kaldırılarak, esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmesine, davacının akdi vekalet ücretine yönelik alacak davasının kısmen kabulü ile; 10.000,00-TL vekalet ücreti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine , ıslah dilekçesi ile talep edilen akdi vekalet ücreti alacağın ıslah tarihi itibariyle zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, davacının karşı yan vekalet ücretinin tahsiline yönelik yapmış olduğu; Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2822 Esas, (Eski Esas: 2014/7715) sayılı ilamsız takibe davalıların vaki itirazlarının 40.349,05 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan asıl alacağın belirlenebilir olması nedeniyle takdiren %20'si üzerinden hesaplanan 8.069,81 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı avukatın tahsil etmiş olduğu karşı yan vekalet ücretini mahsup etmeden karşı yan vekalet ücretinin tamamını ve davalılar lehine hükmedilen yargılama giderlerinin tahsili için takibe geçmiş olması nedeniyle bakiye alacağının tahsili yönünden takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğu kabul olunarak, reddedilen 21.804,51 TL'nin takdiren %20'si

oranında hesaplanan 4.360,90 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, karar verilmiş, karar davacı ve katılma yoluyla davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere ve özellikle temyizde ileri sürülen sebeplere göre, davacının yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2-Bölge adliye mahkemesince verilen karar tarihi itibariyle geçerli olan AAÜT'nin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkrasına göre; akdi vekalet ücretinin ıslahla artırılan kısmının reddedilmesi nedeniyle davalılar yararına hükmedilecek vekalet ücreti reddedilen miktarı geçmemek üzere ve tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak şartıyla tarifenin üçüncü kısmına göre hükmolunur.

Somut olayda; 202.814,00-TL ıslahla artırılan akdi vekalet ücreti zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Buna göre bölge adliye mahkemesince; davalılar lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'nin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücreti olarak belirlenmesi gerekirken, yanılgılı hesaplama ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK'nın 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde 2. paragrafından yer alan "Davalıların kendisini alacak davasında bir vekille temsil ettirdiği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 21.946,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit olarak verilmesine," ifadesinin çıkartılarak yerine "Davalıların kendisini vekille temsil ettirdiği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 22.646,98-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine," ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalılara iadesine, dosyanın bölge adliye mahkemesine, kararın bir örneğinin de ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar