Nafaka hükümlerine uymama suçunun unsurları

19.3.2022 16:38:36

12. Hukuk Dairesi         2021/10923 E.  ,  2021/11693 K.




Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...’ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli ve 2019/159 esas, 2020/85 sayılı kararına karşı sanık müdafii ve müşteki vekili tarafından gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olamayacağından bahisle yapılan itirazların müşteki vekili yönünden kabulüne ilişkin mercii İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/71 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığı'nın 12/07/2021 gün ve 94660652-105-34-19919-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2021 gün ve KYB- 2021/92753 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikâyete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerektiği,

Dosya kapsamına göre;

1- İstanbul 22. İcra Ceza Mahkemesinin 18/02/2020 tarihli kısa kararı ile şikayete konu 2018 Aralık, 2019 Ocak ve Şubat ayları için ödeme yapılması halinde tahliye edileceğine karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda 2018 yılı Aralık ayına ilişkin ödeme halinde tahliye edileceğine karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu, müşteki vekili tarafından gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olamayacağından bahisle yapılan itiraz hakkında mercii İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli kararı ile kabulüne karar verilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 271/2. maddesi hükmü gereğince, itirazın konusu hakkında da bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında,

2- Ödeme emrinin sanığa 09/07/2018 tarihinde tebliğ olunduğu, her bir nafaka alacağı taksit miktarında bir aylık ödeme süresi bulunduğu gibi sürenin başlangıç tarihinin tespitinde icra emrinin tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği, somut olayda ise icra ödeme emrinin sanık ve müdafiine 09/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği cihetle, her bir aya ilişkin taksit borcunun o ayın 9'undan başlayarak takip eden ayın aynı gününe kadar 1 ay zarfında ödenmesi gerektiği, müşteki vekilinin 07/02/2019 tarihli şikayet dilekçesi ile 2018 Aralık, 2019 Ocak ve Şubat ayları nafaka borcunun ödenmediğinden bahisle şikayetçi olduğu anlaşıldığından, 2019 Ocak ve Şubat aylarına ilişkin nafaka borcunun henüz ödeme süresinin dolmadığı bir dönemde yapılan şikayet üzerine sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 23. İcra Ceza Mahkemesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/71 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında nafaka hükümlerine uymama eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.