Yenilecek ve İçilecek Maddeleri Bozma Suçu

Makaleler

Yenilecek ve İçilecek Maddeleri Bozma Suçu

Prof. Dr. Ersan Şen

Yenilecek ve İçilecek Maddeleri Bozma Suçu

Aşağıda; toplum, insan hayatının ve sağlığının korunması amacıyla kamu sağlığına karşı suçlar hakkında kısa açıklamalar yapılacaktır. Bu suçlardan dolayı ceza sorumluluğunun doğması için, insan hayatının ve sağlığının bozulmasına gerek bulunmamaktadır. Bu suçlar, insan hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesinin önüne geçilmesi amacıyla düzenlenmiştir.

Esas olan; insan hayatının ve sağlığının zarar görmesinden sonra suçu işleyenin yakalanıp cezalandırılması değil, tehlike aşamasıyla ilgili kabul edilecek yaptırım ve tedbirlerle insan hayatının ve sağlığının korunmasıdır.

Devlet; bu koruma konusunda acımasız, tavizsiz ve katı hareket etmeli, insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde gıda üretimi yapan ve bunun ticareti ile uğraşanların önüne geçmeli, bunun için de gerekli tedbirler almalı ve Türk Ceza Kanunu’nda yer alan suçları işleyenlerin yakalanıp adalet önüne çıkarılması amacıyla her türlü çalışmayı yapmalıdır.

1- TCK m.185, hem kasten ve hem de taksirle içilecek veya yenilecek veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka yollarla bunları bozarak bireyin hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesi fiillerini suç saymıştır.

Yenilecek, içilecek, kullanılacak veya tüketilecek her türlü şeye bilerek ve isteyerek zehir katmak veya bozmak suretiyle insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kişiye iki yıldan on beş yıl kadar hapis cezası verilecektir.

Bu fiilinin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık sonucunda, yani taksirle işleyen fail hakkında ise, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Yenilecek ve içilecek şeylere zehirli madde katmak veya bunları bozmak suretiyle insan hayatının ve sağlığının tehlikeye düşürülmesi; failin bu suçtan dolayı cezalandırılması için yeterli olup, herhangi bir kişinin ölmesine ve yaralanması şart değildir. Bozuk gıdayı kullanan kişi bundan dolayı ölür veya yaralanırsa, kusur durumuna göre fail ayrıca cezalandırılır.

TCK m.185; her türlü içecek ve yiyeceğe, besinlere veya insanlar tarafından tüketilecek diğer şeylere zehir katılması veya tüm bunların sair suretle bozulması yoluyla bireylerin sağlığının tehlikeye düşürülmesini suç saymış ve failin cezalandırılmasını öngörmüştür. Suça konu olabilecek şeyler 185. maddede ayrıntılı gösterilmemiş olup, içilecek sular, yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her türlü besin veya şeyler suçun konusuna dahil edilmişlerdir.

185. madde, suçun işlenmesinde bağlı hareket öngörmeyip, zehirli madde katma suçunu serbest hareketli suç kapsamında düzenlemiştir. Bu maddede gösterilen icra hareketleri, serbest hareketler olup, fail tarafından her şekilde ve vasıtalarla içme sularının, besin maddelerinin veya kullanılacak maddelerin bozulması mümkündür.

Kanun koyucu, içilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katılarak veya başka suretlerle bunların bozulmasını suç saymıştır. Bir başka ifadeyle kanun koyucu, her ne kadar madde başlığında “Zehirli madde katma” kavramını kullansa da, içeriğinde fail tarafından her türlü şekilde gıda maddelerinin kasten bozulması suretiyle suçun maddi unsurunun hareket kısmının icra edilebileceği ifade edilmiştir.

2- TCK m.186’da; yukarıda sayılan yiyecek ve içecekler ile bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suç sayılmıştır. Kişilerin hayatını ve sağılığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş her türlü yenilecek veya içileek şeyleri veya ilaçları satmanın, tedarik etmenin veya bulundurmanın cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve bin beşyüz güne kadar adli para cezası olrak öngörülmüştür. Bu suç; resmi izne dayalı olrak yürütülen bir meslek veya sanatın icrası sırasında işlendiğinde, faile verilecek ceza üçte bir oranında artırılacaktır. Bu suçun gerçekleşmesi ve failin cezalandırılması için; yenilecek ve içilecek şeyin insan hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulması yeterli olup, ayrıca kişinin ölmesine veya yaralanmasına gerek yoktur. Bozuk gıdayı kullanan kişi bundan dolayı ölür veya yaralanırsa, kusur durumuna göre fail ayrıca cezalandırılır.

3- TCK m.187’de, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye atacak şekilde ilaç üretme veya satma suçu düzenlenmiştir. Fail; insan hayatını ve sağlığını tehlikeye atacak şekilde ilaç üretir veya satarsa bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş günden yediyüz otuz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Failin, hekim veya eczacı olması veya resmi izinle yürütülen bir meslek ve sanat icra etmesi halinde verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.

4- Kanun koyucu; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişi faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedileceğini öngördüğü halde, aynı düzenlemeyi yukarıda yer verdiğimiz üç suç tipi için tanımlamamıştır. Bu durumun, zehirli madde katma veya bunların ticaretin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ciddi bir hukuki boşluk içerdiğini ifade etmek isteriz.

5- Kanun koyucu, zehirli madde imal ve ticareti suçunu ise TCK m.193’de düzenlemiştir. TCK m.193’de; içeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduranı satan veya nakleden kişinin iki aydan bir yıla kadar cezalandırılması öngörülmüştür.

6- TCK m.194’de, sağlık için tehlike oluşturacak maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kişinin altı aydan bir yıla kadar cezalandırılacağı belirtilmiştir. Bu suçun konusu; alkollü içki ve tütün mamuller olabileceği gibi, sağlık için tehlikeli olan ve insanda bağımlılığa yol açan kimyevi maddeler de olabilir. Bu suçun oluşabilmesi için maddeye zehir katılmasına, bozulmasına veya değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır. Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddenin 18 yaşını doldurmamış kişiye, akıl hastasına veya uçucu madde bağımısına verilmesi veya bu kişilerin tüketimine sunulması, sağlık için tehlikeli madde temini suçunun oluşması için yeterlidir.

Bu ceza mikarı ve yukarıda sıraladığımız suçların cezaları düşük, yani yetersiz görülebilir. Ancak Türk Ceza Hukuku’nun sorununun ceza yetersizliğinden değil, geciken adaletten ve aftan kaynaklandığını, suç ve cezanın uygulanmayacağı gibi tuhaf bir hukuk kültürünün toplumda toplumda yer edindiğini görmek mümkündür. Oysa kanun medeniyettir. Kanun olmazsa düzen olmaz, kişi hak ve hürriyetleri korunamaz. Kamu Hukuku alanında yaptırımlarla desteklenmiş kanun kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

7- Yukarıda sayılan suçlardan birisi nedeniyle insan hayatını kaybetmesi veya yaralanması halinde; failinin kusur durumuna göre, ya tasarlama veya canavarca hisle veya eziyet çektirerek veya kasten veya muhtemel kastla veya bilinçli veya adi taksirle insan öldürme veya ölümüne neden olma veya yaralama veya yaralamasına neden olma suçlarından dolayı ayrı bir ceza sorumluluğu gündeme gelecektir.

Yukarıda sayılan suçlar bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmişse, hem ceza ve hem de cezanın infazı ağırlaşacaktır. Suç örgütünün kurucusu, yöneticisi veya mensubu TCK m.220 uyarınca ceza sorumluluğun tatbiki yoluna gidileceği gibi, gerek örgüt suçu ve gerekse örgütün amacı kapsamında işlenen suçlardan dolayı Ceza İnfaz Kanunu m.107/4 uyarınca ağırlaştırılmış infaz oranı olan dörtte üç usulü tatbik edilecektir.

Önceki Haber

FETÖ geçmişte 'yargıya saygılı olmak lazım' diyordu!

Sonraki Haber

YÖK BAŞKANI SARAÇ'TAN FAKÜLTE BİRİNCİLERİNE MEKTUP

Yorumlar

  • 10. Ceza Dairesi         2012/22901 E.  ,  2014/2194 K.


    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 7 - 2007/91914
    Mahkeme : KAHRAMANMARAŞ 2. Sulh Ceza Mahkemesi
    Karar Tarihi- Numarası : 21.12.2006 - 2006/560 esas ve 2006/1150 karar
    Suç : 5179 sayılı kanuna muhalefet

    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    Suç ve karar tarihi itibariyle 5179 sayılı Kanunun 29/1. maddesinde öngörülen cezanın miktarına göre sulh ceza mahkemesi görevli ise de, hükümden sonra 8.2.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 542. maddesiyle değişik 5179 sayılı Yasanın 18. maddesi ve 13.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve 5179 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5996 sayılı Yasanın 40/1-a maddesi hükümlerine göre sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlal eden kişilerin, Türk Ceza Kanunu'nun "Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar" başlıklı bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılacağı düzenlenmiş olup; 5237 sayılı TCK'nın 186/1. maddesinde "Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya ilâçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar adlî para cezası" öngörüldüğünden, maddede öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle davaya bakma görevinin 5235 sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca asliye ceza mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek 5728 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



  • 1. Ceza Dairesi         2014/2282 E.  ,  2014/3541 K.

        OLASIKASTLA ÖLDÜRME
        SAHTE RAKI SATMAK

        TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 21
        TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 81
        CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 238


    "İçtihat Metni"

    A- Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun, sanıklar hakkında maktul K... ve maktüle K...'in olası kastla ölümüne neden olma suçlarından kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin CMUK.nun 317.maddesi uyannca reddine karar verilmiştir.
    B- Maktüle K.. Ç..'un annesi olan katılan B.. G..'e gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak katılanın hükmü temyiz etmediği anlaşıldığından, maktül K.. A..’ın eşi olan katılan A.. A..'ın Temyiz istemi üzerine sanıklar M.. Y.., S.. S.. ve Z.. T.. haklarında maktül Kenan'ın olası kastla ölümüne neden olma, suçtan doğrudan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemi üzerine ise sanıklar M.. Y.., S.. S.. ve Z.. T.. haklarında 4733 sayılı yasaya aykırılık ve bozulmuş gıda ticareti suçlarından kurulan beraat hükümlerine hasren yapılan incelemede;
    1- Sanıklar M.. Y.. ve Z.. T.. haklarında maktül K...'ın olası kastla ölümüne neden olma suçu bakımından elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan A...’nin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
    2- Sanıklar M.. Y.., S.. S.. ve Z.. T.. haklarında 4733 sayılı yasaya aykırılık ve bozulmuş gıda ticareti suçları ile sanık S.. S.. hakkında maktül K...'ın olası kastla ölümüne neden olma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
    a-Sanık S.. S.. hakkında maktül K...’ın olası kastla ölümüne neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden;
    Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanıklardan S...t'ın Büyükorhan ilçesi İsmetiye Mahallesinde bulunan A... G... Restaurant isimli içkili gazinonun işletmecisi, sanık Z....’nın da ruhsat sahibi olduğu, olay tarihinden önce sanık S...'ın iş yerinde satışa sunmak için piyasadan bir miktar sahte rakı satın aldığı, sahte olarak üretilen rakıların sanık M...tarafından sanık S...'a satışının yapıldığının kesin ve somut delillerle tesbit olunamadığı, sanık S...'ın olaydan önceki tarihlerde ve olay gecesi sonrası bizzat kendisinin de bu içeceklerden tüketmesi sebebiyle rahatsızlandığı, olay gecesi maktül K...'ın bu gazinoya gelerek 35'lik olarak tabir edilen rakıdan içtiği, akrabası olan tanık R.. Ö..'ün gelmesi üzerine yeni bir şişe daha sipariş ettiği, bu şişeden tanık ile birlikte rakı içmeye devam ettikleri, gazinoda konsimatris olarak çalışan ve gece boyunca masaları dolaşan maktüle K...'in de maktul K...'ın oturduğu masaya gelerek ayrıca kendisine garsonlar tarafından bardakta getirilen rakıyı içtiği, gazinodan tanık B... ile birlikte ayrılarak evine giden ve olay gecesinin sabahı yani 25.03.2009 tarihinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan maktüle K...'in 27.03.2009 tarihinde, gazinodan akrabası olan tanık R... ile birlikte ayrılarak başka bir yere uğramadan evine giden ve sabah saatlerinde rahatsızlanmaya başlayıp da aynı gün akşam saat 22.00 sıralarında Feribot İskelesinde fenalaşan maktül K...'ın 05.04.2009 tarihinde tedavi gördükleri hastanelerde metil alkol intoksikasyonu ve gelişen komplikasyonlar sonucunda öldüklerinin Adli Tıp Kurumundan alınan raporlar, sanık S...'ın savunmasının içeriği ve sanığa ait hastane evrakları, tanıklar R.. E.., B.. F.., C.. K.., R... O... ve E... O...'ün anlatımlarından anlaşıldığı, iş yeri aramalarının 26.03.2009 tarihinde yapılabilmiş olması, iş yerinde tamamen sahte alkollü içecek satılıyor olmaması nedeniyle başkaca içki tüketip de rahatsızlanmayanların bulunması ve maktülenin rahatsızlandığı haber alındıktan sonra yapılan aramalarda sahte rakı elde edilememesinin eylemin sübutuna engel teşkil etmediği olayda;
    Sanık S...'ın insan sağlığı için tehlikeli olup ölümlere yol açabilen ve yasal olmayan şekilde üretilen rakıları iş yerinde satışa arz ederek kişi yada kişilerin ölebileceğini açıkça öngörmesine rağmen sonucu kabullenerek eylemlerini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmiş olması,
    b-Sanıklar M.. Y.., S.. S.. ve Z.. T.. haklarında 4733 sayılı yasaya aykırılık ve bozulmuş gıda ticareti suçlarından kurulan hükümler yönünden;
    Suçtan doğrudan zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu duruşmadan haberdar edilerek, kurum temsilcisinin şikayet ve delillerinin tesbiti, 5271 sayılı CMK.nun 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulması, davaya katılma isteminin bulunması halinde, CMK.nun 238/3 maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş olup, katılan A.. A.. ile suçtan doğrudan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin CMUK.nun 321 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 17.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.


Yorum Yap