SAVCILAR İÇİN ETİK VE DAVRANIŞ BİÇİMLERİNE İLİŞKİN AVRUPA ESASLARI 'BUDAPEŞTE İLKELERİ

Makaleler

' 31 Mayıs 2005'de Avrupa Savcıları Konferansı'nda kabul edilmiştir.


Giriş:


1. Savcılar, ceza adaleti sisteminde, daha da ötesi, ticaret hukuku,medeni hukuk,ve idare hukuku gibi alan-larda üstlendikleri görevlerde de adaletin genel destekleyicileri olarak kilit rol oynarlar.


2. Bu genel yaklaşım ışığında, Avrupa Savcıları Konferansı, savcılar için ortak ilkelerin tanımının teşvik edilmesi gerektiği hususunda ortak bir uzlaşıya varmış ve Konferansta, Mayıs 2005'de Budapeşte'deki tüm üyelerin hazır bulunduğu oturumda, aşağıdaki Savcılar için Etik ve Hareket Tarzlarına İlişkin Avrupa Prensipleri onaylamıştır.


3. Ceza Adaleti Sistemi'nde savcılığının rolü hakkında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin, Avrupa Savcıları Konferansı'nın kurucu belgesi olan Tavsiye 19 (Rec 2000)'ne göre, savcılar, bir hukuk ihlalinin cezai yaptırım gerektirdiği yerde hem birey haklarının, hem de ceza adaleti sisteminin gerekli etkisini dikkate alarak, toplum adına ve kamu yararına hukukun uygulanmasını sağlayan kamu yetkilileridir.


4. Tüm ceza adaleti sistemlerinde, savcılar soruşturmayı başlatıp başlatmamaya, devam ettirip ettirmemeye karar verir, mahkemeler önündeki soruşturmaları yürütür, mahkeme kararlarını temyiz edebilir, bazı mahkeme kararlarına ilişkin temyiz işlemlerini yürütür.


5. Bu esaslar farklı ulusal savcılık hizmetlerinde bağlayıcı olmamaklar birlikte, savcılar için görevlerini icra ederken yayın olarak kabul edilmiş ilkeler olarak benimsenmeli ve etik ve benzer sorunlar hakkında ulusal düzeyde rehber olarak düşünülmelidir.


6. Bu esaslar, kamu yargılaması adına çalışan tüm Savcıların beklenen hareket tarzları ve uygulama stan-dartlarını ortaya koymaktadır.


7. Konferans savcıların mesleki sorumluluklarını özerk ve bu ilkelere uygun olarak icra edebilmelerini sağla-mak amacıyla: ceza adaleti sisteminde savcılığın rolü hakkındaki Tavsiye 19 (Rec2000)nin 4-10.para-graflarında yer alan tedbirleri vurgulamaktadır.


I.Temel Görevler


Savcılar her zaman ve her koşulda;


-Dava açma görevi de dahil, her zaman ilgili ulusal ve uluslar arası hukuka uygun olarak görevlerini icra ederler, -Görevlerini adil, tarafsız, tutarlı ve süratli olarak icra ederler,


-İnsan onurunu ve insan haklarına saygı duyar, bu değerleri korur ve desteklerler, -Toplum adına ve kamu yararına davrandıklarını dikkate alırlar,


-Toplumun genel çıkarı ile birey hakları ve çıkarları arasındaki adil dengeyi bulmaya çalışırlar. II.Genel Olarak Mesleki Hareket Tarzları


Savcılar her zaman yüksek mesleki standartlara bağlıdırlar ve Her zaman mesleklerinin onuru ve şerefini korurlar,


Her zaman profesyonel olarak davranırlar,


Her zaman dürüstlük ve özenin yüksek standartlarını uygularlar,


Görevlerini olayların değerlendirilmesi temelinde ve hukuka uygun ve herhangi uygunsuz etkiden bağımsız olarak icra ederler,


Hukuki ve sosyal gelişmeler hakkında, eğitim ve bilgi düzeylerini daima muhafaza ederler,


Görevlerinin bireysel ve toplu icrasında rehberlik etmesi gereken Tavsiye 19 (Rec2000) 36a paragrafında belirtilen ilke ve kriterlerin, genel prensiplerin yayılması ve benimsenmesi dahil, uygun diyalog ve ekip çalışmasını sağlayarak tarafsız ve tutarlı olmaya ve öyle anlaşılmaya çabalarlar,


Görevlerini adil bir biçimde, korkusuzca, iltimas ve önyargı olmaksızın gerçekleştirirler, h)Bireysel veya belirli bir kesimin çıkarlarının, kamu veya medya baskısının etkisinde kalmazlar,

i) Tüm kişilerin adalet önünde eşitlik hakkında saygı duyarlar, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya diğer düşünceler, cinsiyet tercihleri, ulusal veya sosyal köken, ulusal azınlık, mülkiyet, doğum, sağlık, özürlülük veya herhangi bir diğer statü ile ilişki temelinde her hangi bir kişiye karşı ayırımcılıktan sakınırlar,


j) Mesleki gizliliği korurlar,


k) Görüşleri, meşru çıkarları, mesleki mevkilerinde karşılaştıkları bireylerin olası kaygı ve kişisel gizlilikleri-ni dikkate alırlar,


l) Olanakları ölçüsünde, bireylerin hakları ve yasal durumları hakkında tam olarak bilgilenmelerini sağlamaya çalışırlar,


m) Görevlerini, hukuk alanındaki diğer görevlilerin yanı sıra, mahkemeler, polis ve diğer kamu makamları ile saygı ve nezaketle yerine getirirler,


n) Mümkün olan en geniş uluslar arası işbirliği için ve hukuka uygun olarak yargı çevrelerindeki savcı ve kamu yetkililerine yardımcı olurlar,


o) Savcının kişisel veya mali çıkarlarının veya savcının ailevi, sosyal ya da diğer ilişkilerinin, tutumunu uygunsuz bir biçimde etkilemesine izin vermezler. Özellikle, kendilerinin, ailelerinin veya iş ortaklarının kişisel, özel ve mali çıkarları ile ilgili olan davalarda görev yapmaktan kaçınırlar.


III. Ceza Yargılaması Çerçevesinde Mesleki Davranış


Ceza yargılaması çerçevesinde görev yaparken, savcılar her zaman;


a) İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması için Avrupa Konvansiyonu'nun 6.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatlarında açıkça kabul edilen adil yargılanma hakkı ilkesini destek-lemek,


b) Görevlerini adil,tarafsız, objektif olarak ve hukuk kuralları çerçevesinde bağımsız olarak icra etmek,


c) Ceza adaleti sistemini mümkün olduğu kadar süratli işletmek, adaletin yararına davranmak ve tutarlık olmak,


d) Masumiyet karinesi ilkesine saygı duymak,


e) Tüm inceleme ve soruşturmaların dava açılması ya da açılmaması kararından veya adaleti etkileyebilecek diğer kararlardan önce olmasını veya yapılmış olmasını sağlamaya çalışmak,


f) Ne olursa olsun şüpheliyi etkileyecek son lehte veya aleyhte şartlar da dahil, bir dava ile ilgili tüm şart-ları göz önünde bulundurmak Tarafsız bir soruşturma, sorumluluğun temelsiz olduğunu gösterdiğinde, dava açmamak veya davaya devam etmemek,


g) Davayı sebatla ama adil ve kanıtların gösterdiğinin ötesinde olmayacak şekilde takip etmek,


h) Kanıtların yasal olarak elde edilip edilmediğini görmek için, sunulan kanıtları incelemek,


i) Bu tür yöntem uygulayan kişilerden başka herhangi bir kişiye karşı, şüpheli veya diğer bir kişinin insan haklanın ağır ihlalini oluşturan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olduğuna haklı olarak inanılan kanıtların kullanılmasını reddetmek,


j) Bu tür yöntemleri kullanmaktan sorumlu kişilere aleyhinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaya çalış-mak,


k) Hukuk ve adil yargılanma ilkesine uygun olarak özellikle sanığa ve vekiline gerekli bilgiyi vererek silahların eşitliği (equality of arms) ilkesini korumak,


l) Mağdur ve tanıkların çıkarlarını gerektiği biçimde dikkate almak,


m) Adil bir karar için mahkemeye yardım etmek,


n) Tarafsız ve uygun kanıtların mesleki değerlendirmesi temelinde kararlar almak, zorundadırlar.


o)


p) Tarafsız bir soruşturma, sorumluluğun temelsiz olduğunu gösterdiğinde, dava açmamak veya davaya devam etmemek,


q) Davayı sebatla ama adil ve kanıtların gösterdiğinin ötesinde olmayacak şekilde takip etmek,


r) Kanıtların yasal olarak elde edilip edilmediğini görmek için, sunulan kanıtları incelemek,


s) Bu tür yöntem uygulayan kişilerden başka herhangi bir kişiye karşı, şüpheli veya diğer bir kişinin insan haklanın ağır ihlalini oluşturan hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olduğuna haklı olarak inanılan kanıtların kullanılmasını reddetmek,


t) Bu tür yöntemleri kullanmaktan sorumlu kişilere aleyhinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaya çalış-mak,


u) Hukuk ve adil yargılanma ilkesine uygun olarak özellikle sanığa ve vekiline gerekli bilgiyi vererek silahların eşitliği (equality of arms) ilkesini korumak,


v) Mağdur ve tanıkların çıkarlarını gerektiği biçimde dikkate almak,


Bu ilke, adil yargılama ilkesinin ayrılmaz parçasını oluşturur. Bağımsızlık, kimseden emir almamak; tarafsızlık ise, iddia ve savunma makamları bakımından objektif davran-mak, birini veya diğerini kayırmamak demektir. Hakimin bağımsız ve tarafsız olmasının insan hakları bakımından büyük öneminin bulunduğu açıktır. Hâkimleri bağımsız ve taraf-sız olmayan, belli kimselerin özellikle de iktidarın talepleri doğrultusunda karar veren bir devlete hukuk devleti denemez. Bu ilke Anayasada (m. 138 vd.), İHEB’de (m. 10), İHAS’da (m. 6/1), MvSHS’de (m. 14/1 cüm. 2) ve kanunlarda, (örneğin m. 22 vd. CMK) düzenlenmiştir.


AİHS’in 6. maddesinde yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı birlikte tek bir kavram olarak güvence altına alınmıştır.


Bağımsızlık konusunda ise, Mahkeme, bir mahkemenin bağımsızlığını araştırırken, üyelerinin atanma ve görevden alınma usulüne, görev süresine, üyelere emir verme yetkisine sahip bir makamın bulunup bulunmadığına, üyelerin her türlü etkiden korunmasını sağlayacak önlemlerin alınıp alınmadığına ve mahkemenin genel olarak bağımsız bir görünüm verip ver-mediğine bakmaktadır. Bağımsızlık kavramıyla yakından ilgili olan tarafsızlık ise mahkemenin veya mahkeme üyelerinin bazısının taraflar düzeyinde onların leh veya aleyhine bir duygu veya çıkara sahip olmaması demektir. AİHM, tarafsızlık kavramını objektif ve subjektif olmak üzere iki ayrı açıdan ele almaktadır. Subjektif tarafsızlık, mahkeme üyesi hakimin kişisel taraf-sızlığı ifade eder ve aksi sabit oluncaya kadar var sayılır. Objektif tarafsızlık ise kurum olarak


w) Adil bir karar için mahkemeye yardım etmek,


x) Tarafsız ve uygun kanıtların mesleki değerlendirmesi temelinde kararlar almak, zorundadırlar.


IV. Özel Davranış


a) Savcılar, özel yaşamlarındaki faaliyetlerle gerçek ve makul olarak algılanan savcılık hizmetinin dürüstlüğünü, adilliğini ve tarafsızlığını tehlikeye almamalıdırlar.


b) Savcılar, her zaman hukuka saygı duymalı ve itaat etmelidirler.


c) Savcılar, mesleklerine yönelik kamu güvenim muhafaza edecek ve geliştirecek şekilde hareket etmelidirler.


d) Savcılar, görevleri sırasında elde etmiş olduğu herhangi bir bilgiyi özel amaçlan ve diğerlerinin çıkarları-na yardım etmek için kullanmamalıdırlar.


e) Savcılar, üçüncü kişilerden, teşvik ve konukseverlik, herhangi bir hediye,ödül, menfaat kabul etmemeli, dürüstlük, adillik ve tarafsızlğını tehlikeye sokabilecek herhangi bir görevi yürütmemelidirler.


Bu ilkeler, özellikle:


Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Sözleşmesinden,


Ceza adaleti sisteminde savcıların rolüne ilişkin Rec (2000) 19 nolu tavsiyeden, -Kamu görevlilerinin davranış tarzlarına ilişkin Rec (2000) 10 nolu tavsiyeden, Suçun önlenmesine ve suçlulura yönelik muamelelerle ilgili ilkelerin,

Savcıların görevlerine uyarlanmasına ilişkin 8. Birleşmiş Milletler Kongresinde kabul edilen ilkelerden, (Havana, 27 Ağustos-7 Eylül 1990)


Uluslar arası kuruluşların özel ve kamu kuruluşlarına önerdiği veya uyarladığı ilgili diğer etik, mesleki kurallardan,


esinlenerek hazırlanmıştır.


mahkemenin kişide bıraktığı izlenim yani hak arayanlara güven veren tarafsız bir görünüme sahip bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi organik (mahkemenin kuruluş şekli) ve fonksiyonel (görevin yerine getirilme tarzı) yönlerden yapılmaktadır.

Önceki Haber

BANGALOR YARGI ETİĞİ İLKELERİ

Sonraki Haber

Meram Anlatma İlkesi Nedir?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap