Bu konuda kolayca emsal karar bulabilmek için lütfen Karar Arama sayfamıza bakınız.

AİHM kararı nedeniyle yargılamanın yenilenmesi hangi hallerde söz konusudur? - Ceza

Hukuki Makaleler



Aslında bireysel başvuru, mahkemelerce verilen kararların bir denetim yolu değildir. Başka bir anlatımla, sözleşme organlarının bireysel başvuru üzerine vermiş olduğu karar-lar, yalnızca sözleşmenin ihlal edilip edilmediği yönündedir; Türk mahkemelerince verilen kararların bozulması söz konusu değildir. Ancak, insan hakları ihlâl edilen bir kimse, bu ihlâlin giderilmesi amacıyla iç yolları tüketmiş ve fakat bir sonuç alamamış ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurulabilecektir. Bu suretle Türk Ceza Muhakemesi Hukukuna, geniş manada bir denetim muhakemesi yolu daha kazandırılmıştır83.


Bilindiği gibi, AİHM kararlarının iç hukukta dört temel etkisi vardır. Bunlar:


1. İnsan hakları ihlallerine yol açan sebep bir kanun ise, bunun değiştirilmesi veya kaldırılması (Türkiye, İncal kararı nedeniyle sadece kanunlarını değil Anayasasını bile değiştirmiştir);

2. İnsan hakları ihlallerine yol açan bir sebep idari bir uygulama ise, bunun düzeltilmesi (AİHM’nin etkin soruşturma yapılmasına mani olduğunu düşündüğü Memurin Muhakematı Hakkında Kanun uygulamaları buna örnektir);


3. Tazminat (Nitekim AİHS m. 41’e göre, Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder)


4. Yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi)


AİHM tarafından verilen her mahkûmiyet kararı yargılamanın yenilenmesine sebep teşkil etmez. İHLALİN İLK ÜÇ YOLLA, yani yasa değişikliği veya idari uygulamanın düzeltilmesi veya tazminat ile giderilmesi mümkün değilse; ancak o zaman yargılama yenilenecektir. Örneğin, AİHM, tutuklama veya yakalamada, kanunda öngörülen süreler aşıldığından veya yargılamanın makul sürede bitirilemediğinden bahisle mahkumiyet kararı vermişse, bu aykırılığın yargılamanın yenilenmesi ile giderilmesi olanaksızdır. Burada olsa olsa tazminat söz konusu olabilir.


Buna karşılık, AİHS m. 6’da düzenlenen ADİL YARGILAMA İLKESİNE AYKIRI-LIK YAPILMIŞSA, örneğin:


1. Yargılama yasayla kurulmuş bir mahkeme tarafından yapılmamışsa,


2. Halka açıklık ilkesi,


3. Hakimin tarafsızlığı ve/veya bağımsızlığı ilkesi (m. 6/1 AİHS), Masumluk karinesi (m. 6/2 AİHS) ihlal edilmişse;


4. Kendisine yöneltilen suçlamanın niteliği ve nedeninden en kısa zamanda, anladığı bir dille ve ayrıntılı olarak haberdar edilmemişse;


5. Savunmasını hazırlamak için gerekli zamana ve kolaylıklara sahip olmamışsa;


6. Savunma hakkı esaslı surette kısıtlanmışsa,


7. Kendi kendini savunmak veya avukat yardımıyla savunma hakkından yararlana-mamışsa;


8. İddia tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek, savunma tanıklarının da iddia tanık-larıyla aynı koşullar altında çağırılmasının ve dinlenmesinin sağlanmasını istemek hakkı kendisine tanınmamışsa;


9. Duruşmada kullanılan dili anlamıyor veya konuşamıyor olduğu halde bir tercümanın yardımından para ödemeksizin yararlandırılmamışsa (m. 6 AİHS) YARGILAMA

YENİLENECEKTİR.


Yeni CMK yürürlüğe girinceye kadar, 4771 sayı ve 03.08.2002 tarihli kanunla yapılan değişiklik bu konu açısından önemli idi. Gerçekten, bu kanunun 7’nci maddesine göre:



4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 327’nci maddesinden sonra gelmek üzere 327/a maddesi eklenmiş ve bu suretle kesinleşmiş bir ceza hükmünün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme‘nin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiği saptandığında ihlâlin niteliği ve ağırlığı bakımından Sözleşmenin 41’inci maddesine göre hükmedilmiş olan tazminatla giderilemeyecek sonuçlar anlaşılırsa; muhakemenin iadesi isteminde bulunulabilecekti. Bu düzenleme, kısa bir süre sonra 23.1.2003 tarih ve 4793 sayılı Kanunla kaldırılarak; eski CMK m. 327’ye yeni bir altıncı fıkra eklendi.


Buna göre; ceza hükmünün, AİHS ve ek protokollerini ihlal suretiyle verildiğinin, AİHM’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi sebebi olarak kabul ediliyordu. Bu halde, yargılamanın yenilenmesi, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.


Bu düzenleme yeni CMK m. 311/1f’de, hemen hemen aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre:


“Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargıla-manın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir”.


Ancak bu hakkın kullanılmasına, çok tartışılan bir zaman sınırlaması getirilmiştir. Buna göre; CMK m. 311/1f’de yer alan düzenleme, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır (m. 311/2 CMK).


Burada bazı önemli sorunlar üzerinde durmakta yarar vardır:


Yenileme istemini kim veya kimler yapabilecektir?


CMK’ya göre, kanun yollarına başvurma hakkındaki genel hükümler, yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında da uygulanır. Yargılamanın yenilenmesi istemi, bunun yasal nedenleri ile dayandığı delilleri içerir (m. 317 CMK). Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır (m. 260/1 CMK). Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir (m. 261 CMK). Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir-ler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir (m. 262 CMK).




Yargılamanın yenilenmesi istemi hangi halde kabul edilmez?


Kanunun aynı maddesinde yer almış sınır içinde olmak üzere cezanın değiştirilmesi amacıyla yargılamanın yenilenmesi kabul edilemez.


Hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol varsa, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemez. Örneğin hak ihlali tazminatla veya bir yasa değişikliği veya idari bir uygulamanın düzeltilmesi ile giderilebiliyorsa yargılamanın yenilenmesi istenemez.


Yenileme istemi nereye yapılacaktır?


Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir (m. 318/1 CMK). Yargıtay’ın CMK m. 303 gereğince doğrudan hüküm kurduğu hâllerde de hükmü vermiş olan mahkemeye başvurulur (m. 318/2 CMK).


Ancak, yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz (m. 23 CMK).


Yenileme istemi hangi süre içinde yapılacaktır?


CMK m. 311/1f’de, yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir” denilmiştir.


Ancak bu hakkın kullanılmasına, çok tartışılan bir zaman sınırlaması getirilmiştir. Buna göre; CMK m. 311/1f’de yer alan düzenleme, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır (m. 311/2 CMK).


Yenileme istemi üzerine otomatik olarak duruşmaya mı geçilecektir? Bu konu-da nasıl bir usul uygulanacaktır?


Hayır! Önce kabule şayan incelemesi yapılacaktır. Nitekim CMK m. 318/3’de; yargıla-manın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair olan kararın, duruşma yapıl-maksızın verileceği hüküm altına alınmıştır.


Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargıla-manın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir. Aksi hâlde yargıla-manın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur. Bu madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir (m. 319 CMK).


Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir.



Delillerin mahkemece veya naip hâkim tarafından veya istinabe suretiyle toplanması sırasında, soruşturmaya ilişkin hükümler uygulanır.


Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir (m. 320 CMK).


Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulan-mazsa yargılamanın yenilenmesi istemi, esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir. Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir.


Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir (m. 321 CMK).


 İstemin kabulü, otomatik olarak mahkumun tahliyesini gerektirir mi?


Hayır. Yargılamanın yenilenmesi istemi hükmün infazını ertelemez. Ancak mahkeme, infazın geri bırakılmasına veya durdurulmasına karar verebilir (m. 312 CMK). Dikkat edilme-lidir ki, burada bir tutuklu değil bir hükümlü kişi vardır. Hüküm, yargılamanın yenilenmesi süresince varlığını sürdürür.


Yeniden yapılan yargılama neticesinde ne gibi kararlar verilebilir? Bu kararlar denetime açık mıdır?


Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hük-mün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir. Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün lehine olarak yapılmışsa, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlen-miş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez. Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar CMK 141 ilâ 144’üncü maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir (m. 323 CMK).


Hükümlü ölmüşse mahkeme yeniden duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladık-tan sonra hükümlünün beraatine veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir. Diğer hâllerde de mahkeme, bu hususta yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapmaksızın hükümlünün derhâl beraatine karar verir. Mahkeme beraat kararı ile beraber önceki hükmün ortadan kaldırılmasını da karar altına alır. Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan kimse isterse, gideri Devlet Hazinesine ait olmak üzere önceki hükmün iptaline ilişkin karar Resmî Gazete ile ilân olu-nacağı gibi mahkemenin takdirine göre diğer gazetelerle de ilân edilebilir (m. 322 CMK).


Yargılamanın yenilenmesi muhakemesi neticesinde verilen kararlara karşı denetim muhakemesi yolları (kanun yolları) açıktır.

Hukuki Makaleler Haberleri

HMK'da değişiklik yapan kanun yürürlüğe girdi. Dikkat ! Neler değişti...

7251 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 18.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.İbraz edilmeyen delillerin sunulma süresi öne alındı. Şuan adli tatil içinde olsak da  İcra Mahkemerine açılan davalarda

HMK'daki önemli değişiklik - 18 : Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı oldu

MADDE 59- 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna 73 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.“Dava şartı olarak arabuluculukMADDE 73/A- (1) Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olm

HMK'daki önemli değişiklik - 17 : Ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır “beşyüz” bin Türk lirasına çıkarıldı

MADDE 58- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “yüz bin” ibaresi “beş yüz bin” şeklinde değiştirilmiştir.ESKİ MADDE METNİ1. Genel olarak MADDE 42 (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çeki

Önceki Haber

İstinaf mahkemesi denetiminden geçen bir karara karşı kanun yararına bozmaya başvurulabilir mi? - Ceza

Sonraki Haber

Tarih talanına ağır ceza 60.000.000 TL